DHKP-C uzmanı tutuklu emniyet müdürü: Savcımız burnu kanamadan kurtarılabilirdi

Terör örgütü DHKP-C masasında uzun yıllar görev yapan ve Sahur operasyonu kapsamında tutuklu bulunan Serdar Bayraktutan, Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın burnu bile kanamadan kurtulabileceğini belirtti. Stuttgart Yüksek Eyalet Mahkemesi’nin DHKP-C...

DHKP-C uzmanı tutuklu emniyet müdürü: Savcımız burnu kanamadan kurtarılabilirdi

Terör örgütü DHKP-C masasında uzun yıllar görev yapan ve Sahur operasyonu kapsamında tutuklu bulunan Serdar Bayraktutan, Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın burnu bile kanamadan kurtulabileceğini belirtti. Stuttgart Yüksek Eyalet Mahkemesi’nin DHKP-C...

02 Nisan 2015 Perşembe 10:54
DHKP-C uzmanı tutuklu emniyet müdürü: Savcımız burnu kanamadan kurtarılabilirdi
Terör örgütü DHKP-C masasında uzun yıllar görev yapan ve Sahur operasyonu kapsamında tutuklu bulunan Serdar Bayraktutan, Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın burnu bile kanamadan kurtulabileceğini belirtti. Stuttgart Yüksek Eyalet Mahkemesi’nin DHKP-C konusunda bilgisine başvurmak için çağırdığı Bayraktutan, "Yayın yasağı, eylemciyi daha da keskin psikolojiye itmiş, rehinenin daha da hedef alınmasına sebep olmuştur. Eylemcileri gözünden tanıdık. Hemen eylemcilerin ailelerine ulaşılıp ailelere aktif rol verilmeliydi.” dedi.

Eski Emniyet Müdürü Serdar Bayraktutan'ın avukatı Ömer Turanlı, Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın şehit edilmesiyle ilgili müvekkilinin açıklamalarını Twitter hesabından paylaştı. Operasyonu başarısız ve kötü yönetildiğine dikkat çeken Bayraktutan, olayda bir takım istihbarat hatalarının olduğunu söyledi. Bayraktutan, ''Bu operasyon başarısız olduğu gibi çok kötü yönetilmiştir. Ama bundan önce çok bariz istihbarat hataları vardır. Hatanın ötesinde kasıt dahi araştırılmalıdır. Bu tür olaylarda kelimeler özenle seçilmelidir. Yatıştırıcı ve sakinleştirici dil yerine tahrik edici üslup tansiyonu yükseltmiştir.'' değerlendirmesinde bulundu.

Rehine eylemlerinde asıl amacın propaganda yapmak ve taleplerinin duyurulmasını sağlamak olduğunu belirten Bayraktutan, yayın yasağının doğru olmadığını kaydetti. Bayraktutan, ''Bu tür eylemlerde eylemciler dinlenildiklerini ve isteklerinin karşılanmaya çalışıldığını üst derecede hissetmelidirler. Yayın yasağı bu duygunun oluşmasına engel olup eylemciyi daha da keskin psikolojiye itmiş, rehinenin daha da hedefe alınmasına sebep olunmuştur. Yayın yasağı yerine oluşturulan kriz merkezi marifetiyle medya kontrollü bilgilendirilerek haber yapılmalıydı, süreci zamana yayıcı, eylemcileri sakinleştirici yayınlarla medya kullanılmalıydı.'' ifadelerini kullandı.

Eylemcilerin ailelerine ulaşılıp ailelere aktif rol verilmesi gerektiğini belirten Bayraktutan, ''Eylemcileri gözünden tanıdık. Hemen eylemcilerin ailelerine ulaşılıp ailelere aktif rol verilmeliydi. Eylemcilerin mensup olduğu örgüte göre hareket tarzı belirlenir ama burada örgüt eyleminden ziyade normal bir eyleme uygulanan yöntem amatörce uygulanmaya çalışılmıştır. DHKP/C eylemcisi asla teslim olmaz bu bilinmeden hareket edilmiştir. Savcımız burnu kanamadan kurtarılabilirdi ve olayın tüm bağlantıları aydınlatılabilirdi. İstihbarat ve emniyet ivedi ele alınmalı '' şeklinde konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126