Diyanet: Hastanaye alınan diyaliz cihazı zekat yerine geçmez

On bir ayın sultanı Ramazan'ın son günlerinde zekatını vermeyen vatandaşları telaş sararken Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı, "Bir hastaneye alınan sağlık (mesela diyaliz makinası) cihazı zekat yerine...

Diyanet: Hastanaye alınan diyaliz cihazı zekat yerine geçmez

On bir ayın sultanı Ramazan'ın son günlerinde zekatını vermeyen vatandaşları telaş sararken Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı, "Bir hastaneye alınan sağlık (mesela diyaliz makinası) cihazı zekat yerine...

11 Temmuz 2015 Cumartesi 10:10
Diyanet: Hastanaye alınan diyaliz cihazı zekat yerine geçmez
On bir ayın sultanı Ramazan'ın son günlerinde zekatını vermeyen vatandaşları telaş sararken Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı, "Bir hastaneye alınan sağlık (mesela diyaliz makinası) cihazı zekat yerine geçer mi?" sorusunun cevabını verdi. Zekatın bireylere verileceğinin altını çizen Kurul, hastanelere alınan cinazların zekat yerine geçmeyeceğine hükmetti.

Din İşleri Yüksek Kurulu Dinî Bilgilendirme Platformu, bir vatandaşın "Bir hastaneye alınan sağlık (mesela diyaliz makinası) cihazı zekat yerine geçer mi?" sorusunu cevaplandırdı.

Zekatın verilebileceği yerlerin Kur’an-ı Kerim’de Tevbe Suresi'nde ismen sayılarak belirtildiğine dikkat çekilen cevapta, şu ifadelere yer verildi: "Zekat fakirler, düşkünler (miskinler), esaretten kurtulacaklar, borçlular, Allah yolunda cihad edenler (fi sebilillah), yolda kalmış olanlar, zekat toplamakla görevlendirilen memurlar ve müellefe-i kulub (kalpleri İslam’a ısındırılmak istenen kimselere) verilebilir. Bu ayette belirtilenler kurum değil, bireylerdir. Buna göre zekat bizzat bireye veya onun vekiline verilmelidir. Bu genel ilkeye göre adı ne olursa olsun kurumlara zekat verilmez. Alimlerin çoğunluğunun görüşü bu istikamettedir."

KAZAYA KALAN RAMAZAN ORUCUNU BELLİ BİR SÜREDE TUTMA ZORUNLULUĞU VAR MIDIR?

Kaza oruçlarının ne zaman tutulacağı yönünde de değerlendirmelerde bulunan Din İşleri Yüksek Kurulu, şu görüşleri dile getirdi: "Ramazan orucunun kazası oruç tutmanın haram olduğu günler dışında her zaman yapılabilir. Hanefilere göre kazası için bir zaman sınırlaması yoksa da mümkün olan ilk fırsatta kaza oruçları tutulmaya çalışılmalıdır (Kasani, Bedaiü’s-sanai, II, 265). Oruç tutmanın yasak olduğu günlerin başında bayram günleri gelir. Hz. Peygamber (s.a.s.) iki vakitte oruç tutulmayacağını bildirmiştir ki birisi ramazan bayramının birinci günü, diğeri kurban bayramı günleridir. Şafiiler’e göre ise bir ramazanda kazaya kalmış orucun, gelecek ramazana kadar kaza edilmesi gerekir. Bir ramazanın kaza borcu herhangi bir mazeret olmaksızın yerine getirilmeden, öteki ramazan gelecek olursa, kaza borcuna ilaveten bir de fidye ödeme yükümlülüğü ortaya çıkar."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126