Doğu ve Güneydoğu Baroları Türkiye’nin sorunlarına dikkat çekti

Bitlis’in Tatvan ilçesinde toplanan Doğu ve Güneydoğu baroları, yaptıkları toplantının sonuç bildirgesini basınla paylaştı. Adıyaman Barosu, Ağrı Barosu, Batman Barosu, Bingöl Barosu, Bitlis Barosu, Dersim Barosu, Diyarbakır Barosu, Hakkâri...

Doğu ve Güneydoğu Baroları Türkiye’nin sorunlarına dikkat çekti

Bitlis’in Tatvan ilçesinde toplanan Doğu ve Güneydoğu baroları, yaptıkları toplantının sonuç bildirgesini basınla paylaştı. Adıyaman Barosu, Ağrı Barosu, Batman Barosu, Bingöl Barosu, Bitlis Barosu, Dersim Barosu, Diyarbakır Barosu, Hakkâri...

15 Haziran 2015 Pazartesi 17:01
Doğu ve Güneydoğu Baroları Türkiye’nin sorunlarına dikkat çekti
Bitlis’in Tatvan ilçesinde toplanan Doğu ve Güneydoğu baroları, yaptıkları toplantının sonuç bildirgesini basınla paylaştı.

Adıyaman Barosu, Ağrı Barosu, Batman Barosu, Bingöl Barosu, Bitlis Barosu, Dersim Barosu, Diyarbakır Barosu, Hakkâri Barosu, Iğdır Barosu, Kars-Ardahan Bölge Barosu, Mardin Barosu, Muş Barosu, Siirt Barosu, Şanlıurfa Barosu, Şırnak Barosu ve Van Barosu'ndan oluşan bölge baroları yaptıkları toplantı sonunda hazırladıkları sonuç bildirgesiyle Türkiye’de ki sorunlara dikkat çekti.

Bitlis Barosu tarafından basınla paylaşılan sonuç bildirgesinde şu hususlara dikkat çekildi:

“Seçim süreci boyunca toplum iradesini fesada uğratma, algı oluşturma ve seçim iptaline ya da sonuçlarına etki etmeye dönük provokasyonlar olarak değerlendirdiğimiz Ağrı ile başlayıp, Bingöl, Erzurum’da meydana gelen ve en son Diyarbakır’da HDP mitingine yapılan bombalı saldırıları halk büyük bir olgunluk ve sorumluluk duygusuyla boşa çıkarmış barışa ve sandığa sahip çıkmıştır.

HALKIN SAĞDUYUSU KİRLİ OYUNU BOZACAK

Henüz bu saldırıların acıları dinmemişken ve yine Diyarbakır’da İhya-Der Başkanı dönük saldırı ve sonrasında meydana saldırılar sonucunda 4 kişi daha yaşamını yitirmiştir. Her şeyden önce kimden gelirse gelsin, yaşam hakkına ve toplumsal barışa dönük bu saldırıları kınıyor, yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz.

İhya Der’e yapılan ve sonrasında meydana gelen diğer saldırılar ile farklı toplumsal kesimler çatıştırılarak, 90’lı yılların devlet ve yönetim anlayışının hâkim kılınmak istendiği çok açıktır. Halkın sağduyusunun bu kirli oyunu bozacağına inanıyoruz.

Toplumun üzerine düşen görevi yaptığı böylesi dönemlerde kamu gücünü kullanan özellikle siyasilerin, siyasal kimliklerini kamusal görevlerinin üstünde tutmadan faillerin ve bağlantılarının bütün şüpheleri giderecek şekilde ortaya çıkarması beklediğimizi ve barış çabalarında ısrarcı olacağımızı bilinmesini isteriz.

SEÇİM BARAJI BİR AN ÖNCE KALDIRILMALI

7 Haziran’da yapılan seçimler ile toplum iradesi tezahür etmiş ve 4 partili meclis aritmetiği oluşmuş ve seçmen oyları büyük oranda Meclis'te temsil edilmiştir. Ancak bu sonuca rağmen, seçim barajının bir an önce kaldırılması ilkesel olarak kabul edilmelidir.

Mevcut Anayasa’nın toplumsal ve siyasal ihtiyaçları karşılamadığı bu nedenle aslında mevcut siyasal sorunların kaynağı olduğu ve acilen değiştirilmesi gerektiği açıktır. Bu konuda oluşan toplumsal konsensuse rağmen, iktidarlara sunduğu olağanüstü nimetler nedeniyle de bir türlü vazgeçilmeyen anayasa ile yönetilmenin ayıbını ortadan kaldırılmalıdır. Mevcut Anayasa’ya ilişkin hiçbir rezerv kabul etmeden, çağcıl, çoğulcu, eşitlikçi bir Anayasa hazırlamak yeni Meclis’in temel görevi olmalıdır.

Kürt sorununu barışçıl çözümünü hedefleyen süreç geldiğimiz nokta itibariyle bütün bir topluma mal olmuştur. Bu nedenle yeni oluşan Meclis’in bir bütün olarak barış sürecini sahiplenmesi temsil görevlerinin bir gereğidir. Gerek temsil gerekse yasama faaliyetleri ile barış arayışlarına sahip çıkmak yeni dönemin temel prensiplerinden olmalıdır.

YARGI BAĞIMSIZLIĞI VE TARAFSIZLIĞININ TEMİNİNİ SAĞLANMALI

Bugün Türkiye maalesef bütün siyasal soysal meselelerini yargı üzerinden çözmeye çalışmakta doğal olarak yargı bütün tartışmaların odağında yer almaktadır. Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının teminini sağlayacak bir yargı reformu adalet duygusunun temini ve toplumsal barış için şarttır. Yargının tali bir unsuru gibi görülen savunma makamını dolayısıyla savunma hakkını güçlendirecek yeni bir Avukatlık Yasasının da bu bağlamda değerlendirilmesi ve bütün bu süreçlere Baroların dâhil edilmesi gerekmektedir."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126