"Domuz gribi olarak bilinen grip türü mevsimsel bir salgın"

Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık hizmetleri Araştırma ve Uygulama Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Bakır, domuz gribi olarak bilinen grip türünün mevsimsel bir salgın olduğunu belirterek, "Virüsün...

"Domuz gribi olarak bilinen grip türü mevsimsel bir salgın"

Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık hizmetleri Araştırma ve Uygulama Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Bakır, domuz gribi olarak bilinen grip türünün mevsimsel bir salgın olduğunu belirterek, "Virüsün...

03 Mart 2015 Salı 14:55
Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık hizmetleri Araştırma ve Uygulama Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Bakır, domuz gribi olarak bilinen grip türünün mevsimsel bir salgın olduğunu belirterek, "Virüsün tipi H1N1 virüsüdür ama salgının adı mevsimsel griptir. Bulaşma yolu genellikle solunum yolu ile olmakta, tabi ki bu kişilerin aynı ortamı paylaşması ve aynı ortamda 1-1,5 metreden yakın teması bu virüsün bulaşması için yeterli olabiliyor. Onun dışında hapşırma ve aksırma gibi oluşan salgılamalar, aynı zamanda el ve bulaşan cisimlerle temas ettiği zaman başkalarına da bulaşabiliyor." dedi.

Sivas’ta yüksek ateş ve zatürre şikâyetiyle hastaneye kaldırılan işadamının, domuz gribi olarak bilinen H1N1 virüsünün sebep olduğu akciğer iltihabı ve akciğer yetmezliği sebebiyle vefat etmesi nedeniyle Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Bakır açıklama yaptı.

Prof. Dr. Mehmet Bakır, domuz gribi olarak bilinen bu grip türünün mevsimsel bir salgın olduğunun altını çizdi. “Daha önce yaşadığımız Amerika kıtasında başlayıp dünyaya yayılan bu virüs, pandemi denilen bir virüstü ve dünyayı tehdit eden bir salgındı. Bu salgın ise hemen her yıl özellikle soğuklarla birlikte kasım, aralık gibi başlayıp, bütün kış ve ilkbahar ayları boyunca seyreden mevsimsel grip dediğimiz grip, sık karşılaştığımız bir grip türü ” diyen Prof. Dr. Bakır, şöyle devam etti: “Virüsün tipi H1N1 virüsüdür ama salgının adı mevsimsel griptir. Bulaşma yolu genellikle solunum yolu ile olmakta, tabi ki bu kişilerin aynı ortamı paylaşması ve aynı ortamda 1-1,5 metreden yakın teması bu virüsün bulaşması için yeterli olabiliyor. Onun dışında hapşırma ve aksırma gibi oluşan salgılamalar, aynı zamanda el ve bulaşan cisimlerle temas ettiği zaman başkalarına da bulaşabiliyor. Bu nedenle bulaşmasını önlemek için sık sık el yıkamayı öneriyoruz. Kişilerin gripli biriyle temas ettikleri zaman özellikle salgıların karşıdaki kişiye bulaşmasını önlenmesi için mümkünse maske takılması gerekir. Çünkü hapşırma sonucu 1-1,5 metrede karşıdaki kişiyi etkileyebilir. Özellikle hasta kişiyle temas edenlerin buna dikkat etmesi gerekiyor.”

“RİSK GRUBU HASTALAR DİKKATLİ OLMALI”

Bu hastalığın yüksek ateş, boğaz ağrısı ve kas eklem ağrısı ile başlayan, bazen zatürre gibi ağır seyreden hastalıklara sebep olduğuna işaret eden Prof. Dr. Mehmet Bakır, “Bazen daha ağır, diğer organların ve sistemlerin tükenmesiyle seyreden ve ölümle sonuçlanan vakalar görebiliyoruz. Özellikle risk grubu dediğimiz kronik hastalığı olan akciğer, diyabet, böbrek ve kalp hastaları, gebeler, yaşlılarda ağır seyredebiliyor. Bu grupta olanların dikkat etmesi ve koruyucu önlem alması lazım. Mümkünse bu tür hastalardan uzak durmaları lazım. Eğer temas ederse de ellerin yıkanması ve eğer yakın mesafede temas edecekse de maske takmaları gerekiyor.” diye konuştu. Prof. Dr. Bakır risk grubu hastalara grip aşısı olmalarını da tavsiye etti.

“GRİP VAKALARI TETKİK EDİLMELİ”

Bakır, ülke genelinde grip ile ilgili vakaların olduğunu ancak bunların mevsimsel grip olup olmadığının incelenmesi gerektiğini aktararak, şunları söyledi: “Bu bizim buradaki vaka ile ilgili değil, genel olarak zaten daha önce basında da çıktı. Avrupa’da da benzer vakaların olduğunu duyuyoruz. Bizde ne kadar sıklıkla vardır istatistiki bilgiler elimde değil ama gördüğüm kadarıyla bizim ülkemizde de grip ve benzeri vakalar var. Bunların grip olup olmadığını teyit edilmesi için tetkik edilmesi gerekiyor. Günümüzdeki laboratuvar imkânları buna imkân veriyor. Tabi ki tedavisi ağır vakaların mutlaka bir hekime başvurması ve tedavi olması lazım. Erken tedavi önemli, eğer ciddi bulguları olan bir kişiyse mutlaka bir hekime başvurmasında yarar var.”


Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126