Eğitim Sen: Yaşananlar iç güvenlik paketinin hukuksuz ve keyfi uygulamalarıdır

Eğitim Sen Elazığ Şube Başkanı Fuat Koç son günlerde yaşanan olaylar ve Eğitim Sen Genel Merkezi'ne yapılan polis baskınına ilişkin açıklamalarda bulundu. Koç, "Bu durum tüm çabalarımıza rağmen yürürlüğe konulan iç güvenlik paketinin...

Eğitim Sen: Yaşananlar iç güvenlik paketinin hukuksuz ve keyfi uygulamalarıdır

Eğitim Sen Elazığ Şube Başkanı Fuat Koç son günlerde yaşanan olaylar ve Eğitim Sen Genel Merkezi'ne yapılan polis baskınına ilişkin açıklamalarda bulundu. Koç, "Bu durum tüm çabalarımıza rağmen yürürlüğe konulan iç güvenlik paketinin...

27 Temmuz 2015 Pazartesi 16:20
Eğitim Sen: Yaşananlar iç güvenlik paketinin hukuksuz ve keyfi uygulamalarıdır
Eğitim Sen Elazığ Şube Başkanı Fuat Koç son günlerde yaşanan olaylar ve Eğitim Sen Genel Merkezi'ne yapılan polis baskınına ilişkin açıklamalarda bulundu. Koç, "Bu durum tüm çabalarımıza rağmen yürürlüğe konulan iç güvenlik paketinin hukuksuz ve keyfi uygulamalarıdır.” dedi.

Eğitim Sen Elazığ Şubesi'nde sendika üyeleri ile birlikte basın açıklaması yapan Koç, hükümetin ve Cumhurbaşkanı'nın topluma rağmen savaş konseptini devreye soktuğunu savundu. Koç, şunları kaydetti: "AKP geçici hükümeti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan topluma rağmen savaş konseptini devreye sokmuş durumda. 7 Haziran sonrası halk AKP’nin tek başına iktidara gelmesine 'dur' demiş, HDP’nin barajı geçerek farklılıkların da Meclis'te temsil edilmesine olanak sağlamıştır. 7 Haziran seçimleri aynı zamanda başkanlık sistemine, AKP’nin içerde ve dışarıda izlemek istediği savaşçı politikalara, yolsuzluklara, hırsızlıklara güçlü bir itiraz ve demokrasi talebinin ifadesidir. Bunlara tahammül edemeyen geçici AKP hükümeti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan yasama, yürütme ve yargının bağımsız olduğu hiçbir hukuk devletinde olmayacak biçimde talimat verdiğini operasyonların başladığını ve devam edeceğini ifade edebilmektedir. Türkiye’de emek, demokrasi ve barıştan yana güçleri AKP hükümetinin ve Erdoğan’ın toplumda baskı, korku ve sindirme, demokrasi güçlerini susturma operasyonlarını gayet iyi bilmektedir. 2009’dan başlayarak dönem dönem geliştirilen siyasi soykırım operasyonlarında gazeteciler, avukatlar, işadamları, belediye başkanları ve toplumun farklı kesimlerinden on binlerce insan gözaltına alınmış yıllarca tutuklu kalmıştır. Eğitim Sen ve KESK’de bu operasyonlardan nasibini almış yüzlerce üye ve yöneticisi gözaltına alıp tutuklanmış ve sendikamız bu yollarla kriminalize edilmek istenmiştir.Buna karşın Eğitim Sen ve KESK emek, barış ve demokrasi mücadelesinden taviz vermeden yolunda yürümeye devam etmiştir.”

Eğitim Sen Genel Merkezi'nde gözaltına alınan 11 kişinin devlet tarafından kimlik kartı verilen ve devletin hastanelerinde tedavi gören Suriyeliler olduğunu söyleyen Koç, şu ifadeleri kullandı: "Yeni bir savaş stratejisi ve savaş süreci ile karşı karşıyayız. Adıyaman’dan Ali Alper, Emin Kılıç, Ö.Faruk Gürbüz adlı üyelerimiz gözaltına alınmış. Genel merkezimiz basılmış ve misafirhanemizde kalanlar bahane edilerek tüm bürolarımız aranmıştır. Suriye’deki savaş başladığından bu yana Türkiye’ye 2 milyon insan göç etmiştir. Hükümet yetkilileri bunları misafir edeceklerini söylemiş ve onlara geçici kimlik kartı vermiştir. Eğitim Sen misafirhanesi üyelere ve dışarıdan gelen insanların konaklamasına açık bir yerdir. Misafirhanemizde bulunan ve Türkiye’nin verdiği geçici kimlikleri üzerlerinde taşıyan 11 kişi gözaltına alınmıştır. Bu kişiler devletin hastanelerinde tedavi olan ve Suriye’deki savaşta yaralanan kişilerdir. Hiç birinin hakkında arama kararı olmadığı gibi devlet tarafından verilmiş kimlik kartları olan kişilerdir. Bu kişiler gerekçe gösterilerek sendikamızın basılması ve iktisadi işletme müdürümüz Hüseyin Kaya’nın gözaltına alınması kabul edilemez. Bu durum tüm çabalarımıza rağmen yürürlüğe konulan iç güvenlik paketinin hukuksuz ve keyfi sonucudur. Genel merkez binasının önüne gelen kişilere bile Genel Bilgi Taraması (GBT) kontrolü yapılmıştır.”

Koç, şöyle konuştu: "Eğitim Sen meşru olmayan hiçbir eylemin sahibi değildir. Güvenlik güçleri Suruç’taki IŞİD saldırısında yaşamını yitiren Yüksekova temsilcimiz Süleyman Aksu’nun katillerinin arkasındaki güçleri bulmak yerine sendikamızı hedef almıştır. Bu operasyonlar emek, demokrasi mücadelesi veren insanlara değil, Suruç’taki 31 insanımız katleden tecavüzcü DAİŞ çetesine ve onu destekleyenlere yapılmalıdır. Baskılar, gözaltı ve tutuklamalar sendikamızı kriminalize etmeye dönük tüm girişimlere karşı mücadelemizden taviz vermeyeceğimizi bir kez daha kamuoyu ile paylaşıyoruz. Gerçekleştirilen operasyonlar koparılan bunca gürültü 'çamur at, tutmazsa izi kalır' kabilinden ucuz siyaset uygulanmıştır. Eğitim Sen olarak bu ucuz siyasete alet olmayacağımızı, meşru ve demokratik sendikal mücade yönteminden asla taviz vermeyeceğimizi herkesin bilmesini istiyoruz. Ayrıca gözaltına alınlardan bir kişi hariç diğerleri serbest bırakılmıştır.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126