EKODOSD: Bölünmüş yollarda yaban hayatı için önlem alınmalı

Kuşadası Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, bölünmüş yollarda yaşanabilecek kazalarda arabaların şarampole yuvarlanmasını önlemek için kenarlara yapılan metal bariyerlerin, yaban hayvanlarının...

EKODOSD: Bölünmüş yollarda yaban hayatı için önlem alınmalı

Kuşadası Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, bölünmüş yollarda yaşanabilecek kazalarda arabaların şarampole yuvarlanmasını önlemek için kenarlara yapılan metal bariyerlerin, yaban hayvanlarının...

21 Eylül 2015 Pazartesi 15:08
EKODOSD: Bölünmüş yollarda yaban hayatı için önlem alınmalı
Kuşadası Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, bölünmüş yollarda yaşanabilecek kazalarda arabaların şarampole yuvarlanmasını önlemek için kenarlara yapılan metal bariyerlerin, yaban hayvanlarının bu yollardan geçişlerini zorlaştırdığını söyledi. Yaban hayatının korunması için hayvanların bariyerlerden zorlaşan geçişleri için yeni çözüm yolları bulunması gerektiğini ifade eden Sürücü, “Eski yıllarda yoldan karşıya geçen yaban hayvanları daha seri geçerken bölünmüş yol ve yapılan bariyerler nedeniyle hem engele takılmakta hem de geçiş süresi uzadığından çarpılarak telef olmaktadır. Bu durumda sürücülerin de hayatı tehlikeye girmektedir. Hem sürücülerin hayatının tehlikeye girmemesi hem de yaban hayatının ve hayvanlarının telef olmaması için buralara yaban hayatı geçiş koridorlarının yapılması gerekir.” dedi.

Batı Anadolu’da Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli Parkı, Bafa Gölü ve Beşparmak Dağları arasında kalan bölgenin, Aşağı Büyük Menderes Havzası olarak adlandırıldığını belirten EKODOSD Başkanı Sürücü, “Zengin biyolojik çeşitlilik barındıran bu önemli doğa alanlarının ortasında, Söke Ovası olarak bilinen geniş tarım alanları bulunmaktadır. Söke–Milas karayolu yapılmadan önce Beşparmak Dağları’yla Samson Dağları arasındaki bugünkü tarlaların yerinde, bataklık ve sulak alanlar bulunmaktaydı. Başta Anadolu parsı olmak üzere tüm yaban hayvanları, bu alanları doğal geçiş koridoru olarak kullanmaktaydı. 1950’li yıllarda Söke–Milas karayolunun yapılması ve tarımın yaygınlaşmasıyla birlikte yaban hayvanlarının doğal geçiş koridorları da özelliğini yitirmiştir. Yaşam alanları daralan ve belli bir bölgeye sıkışan türlerin bazıları günümüzde tamamen kaybolmuş ve kalan türler de oldukça azalmıştır. Söke Ovası’nı boydan boya, yaklaşık 30 km.’lik bir karayolu bölmektedir. Yaban hayvanlarından günümüzde kalan türler beslenme, barınma ve üreme amacıyla sürekli yer değiştirdiğinden bu karayolundan geçmek zorunda kalmaktadır. Ne yazık ki karayolu yapılırken havzanın zengin biyo çeşitliliği gözönüne alınmamış, ekolojik geçiş koridorları düşünülmemiş ve yollar sadece insanlara göre düzenlenmiştir. Kuşadası, Bodrum ve Didim gibi Türkiye’nin en popüler turizm kentlerini birbirine bağlayan ve yoğun trafiğin olduğu bu karayolunda, özellikle son yıllarda yaban hayvanlarının sürücü kazalarında telef oldukları ve aynı zamanda sürücülerin de hayati tehlike geçirdikleri gözlenmektedir.” dedi.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı 4. Bölge Müdürlüğü'nün Manisa, İzmir, Aydın ve Muğla illerinde başlattığı, yaban hayvanlarının korunmasına yönelik örnek ekolojik yol çalışmalar için Bafa Gölü kıyısındaki karayolunda, Karayolları Bölge Müdürlüğü uzmanları ve EKODOSD’un da katıldığı bir çalışma yapıldığını ifade eden Sürücü, “Yapılan bu çalışmalar sonucunda Bafa Gölü kıyısındaki karayolunda, Karacabel Tüneli–Akbük yol kavşağı arasındaki, yaban hayvanlarının geçiş yaptıkları alanlara uyarı tabelaları dikildi. Özellikle sürücülerin gece trafiğinde dikkatli olmalarını uyaran tabelalarda, hangi hayvanların geçebileceği de belirtildi. Didim yol kavşağı ile Söke Yenidoğan arasındaki yaklaşık 30 km.’lik düz yol, yapımından bugüne kadar birçok değişimler geçirmiştir. Önceleri çift yönlü yolken daha sonra bölünmüş yol haline getirilmiştir. Söke–Milas karayolunun altında, taşkınlarda su geçişi için yapılan ancak yapılan kanallar ve tahliyeler nedeniyle artık kullanılmayan yol altı menfezleri bulunmaktadır. Bu menfezlerin, uzmanların önereceği düzenlemeler yapılarak, yaban hayvanlarının geçişini sağlayacak koridor haline gelmesi sağlanabilir. Söke–Milas karayolunun her iki tarafında, yaban hayatı için çok önemli olan azmaklar ve sulak alanlar bulunmaktadır. Yaban hayvanları, yüzlerce yıldır olduğu gibi yine bu geçişleri kullanmaya devam edecek ve karayolu da olsa karşıya geçmeye çalışacaktır. Eğer bu koridorlar gerçekleşir ve uyarı tabelaları da sık koyulursa hem sürücülerin can güvenliği, hem de bölgedeki yaban hayatının geleceği açısından olumlu olacaktır. Aynı zamanda önemli bir turizm yolu olması nedeniyle de yaban hayatına verilen önemi de gösterecektir.” ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126