'Enkaza ulaştık, yüzbaşı 'vururum' deyip çevirdi!'

Yazıcıoğlu'nun helikopterinin düştüğü gün enkazın düştüğü yeri belirlediğini söyleyen eski dağcı Kazım Dinç, silah çeken askerler tarafından engellendiğini anlattı. İşte iddialar

'Enkaza ulaştık, yüzbaşı 'vururum' deyip çevirdi!'

Yazıcıoğlu'nun helikopterinin düştüğü gün enkazın düştüğü yeri belirlediğini söyleyen eski dağcı Kazım Dinç, silah çeken askerler tarafından engellendiğini anlattı. İşte iddialar

30 Eylül 2011 Cuma 09:01
'Enkaza ulaştık, yüzbaşı 'vururum' deyip çevirdi!'
banner203
Emin Pazarcı'nın haberi Yazıcıoğlu'na mezar olan helikopter, karanlığa çakıldı! TAKVİM'e konuşan Kasım Dinç, o geceyi anlattı: Kazadan sonra Keş Dağı'na çıktık. Askerler enkazın etrafını kuşatmıştı. Bu sırada bir yüzbaşı "Geri dönün. Yoksa sizi vururum" dedi Aradan tam 2.5 yıl geçti. İddialar iddiaları, gariplikler gariplikleri kovaladı. Nihayet, BBP'nin merhum lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazası ile ilgili ciddi adımlar atıldı. Buna karşılık olağanüstü zaman kaybedildi. Şimdi, cevap verilmesi gereken soru o kadar çok ki... Üstelik, her gün bir yenisi ortaya çıkıyor. İddialar ve suçlamalar birbirini izliyor... Bunlardan biri de helikopterin düştüğü Keş Dağı'na 30 dakika mesafedeki TEİAŞ'ta işçi olarak çalışan Afşinli Kasım Dinç'e ait. Dinç, bir ara iddialarını internette de yayınladı. Daha sonra uyarılar aldı. Bazı dostları kendisini arayıp, "Hemen onları oradan kaldır" dediler: - Sen onları oradan kaldırmazsan, seni ortadan kaldırırlar! Bunun üzerine, internete koyduğu o bilgileri geri çekti. 5 KİŞİYLE HAREKETE GEÇTİ Kasım Dinç, son gelişmeler üzerine yeniden harekete geçti. Dostları, arkadaşları ve bazı çevrelerle görüşerek, kazanın ardından yaşadıklarını yetkililere mutlaka iletmek istediğini söyledi. Dün kendisi ile konuştuk... Son derece önemli iddialarda bulundu. "En baştan anlatayım" diyerek söze başladı: - Ben, TEİAŞ'ta işçi olarak çalışıyorum. Aynı zamanda eski lisanslı futbolcu, King Boksçu ve dağcıyım. Çalıştığımız yer, olay yerine yarım saat mesafede. Olayı duyar duymaz cipimi hazırladım, gerekli malzemeleri koydum ve 5 kişiyle birlikte yola çıktık. Yolda Göksun'un Ocak Başkanı arkadaşımızla karşılaştık. Ondan gerekli bilgileri aldık. Köylülerle konuştuk. Helikopterin düştüğü yeri belirledik. Buraya kadar her şey normal. Dinç'in daha sonra anlattıkları ise inanılır gibi değil... "Olay yerine en yakın ekip bizdik" diye devam etti: - Enkaza yaklaştığımızda, etrafının askerlerle çevrildiğini gördük. Adeta dağı çepeçevre kuşatmışlar, daha yukarı çıkmamızı istemiyorlardı. O sırada önlerine çıkan bir yüzbaşı kendilerini engelledi. Israr etmeleri üzerine de sert bir ses tonu ile "Biraz daha ilerlerseniz sizi vururum" dedi. Çaresiz geri döndüler. '4 EL SİLAH SESİ DUYDUK' Bu defa Keş Dağı'nın kuzeyinden yukarı çıkmak için tırmanmaya başladılar. Helikopterin düştüğü yere 1 kilometre kadar yaklaştılar. Ancak, kayalıkları aşamadılar. Bu sırada saat 03:00'e doğru ilerliyordu. Aşağıya, dağın kuzey doğusuna doğru ilerlerken, aralıklarla 4 el silah sesi duydular. Kasım Dinç, "Ne olduğunu, kimin niçin ateş ettiğini bilemiyorum" dedi: - Ama, silah sesi helikopterin düştüğü taraftan gelmişti. Saat 05:00 sıralarında yine askerlerle karşılaştılar. Bu sırada ekipten birinin ayağı burkulmuştu. Arabalarını alıp Göksun'a döndüler. Arkadaşlarını hastaneye bıraktıktan sonra tekrar dağa yöneldiler. Kasım Dinç, "Gittik, ama yine bize yol vermediler" diye konuştu: - Önümüze bir astsubay çıktı. Kendisi ile çok tartıştık. "Bize, hayati tehlikeniz var, size izin veremem" dedi. Biz ısrar edince de silah çekti. Bizde de silah vardı. Biz de silahlarımızı gösterip, "Sizin olabilir, ama bizim hayati tehlikemiz yok" dedik. Buna rağmen, askerlerin engellemesi yüzünden enkaza ulaşamadık. Dinç, bu anlattıklarının ardından iddialarını peş peşe sıraladı: * Enkazın etrafında sürekli dolaşmamıza rağmen, askerler yüzünden bir türlü helikoptere ulaşamadık. * Bizim dışımızda da o bölgeye gitmek isteyen başka arama ekiplerine izin verilmedi. Size bizim yaşadıklarımızı aynen yaşayan 50 kişi bulabilirim. * Bana göre askerler helikopterin enkazının çevresini kuşatmışlar, oraya gidilmesini engellemeye çalışıyorlardı. Bu apaçık belli oluyordu. * Yer belliydi. Köylülerin tamamı da orayı gösteriyordu. Buna karşılık, orada arama yapılmadığı gibi başkalarına da izin verilmiyordu. * İlginçtir, daha önce rahatlıkla görüşme yapabildiğimiz o bölgede telefonlar da çekmiyordu. Ayrıca, çevreden uçak sesleri geliyordu. Kasım Dinç, son olarak "Bütün bu yaşadıklarımın ardından olayın normal bir kaza olduğunu düşünmüyorum" değerlendirmesini yaptı. Olayın aydınlanması için her türlü katkıyı yapmaya da hazır olduğunu söyledi: - Savcılar çağırırsa, Allah için bütün bildiklerimi onlara ayrıntıları ile anlatırım... * * * Kasım Dinç'in iddiaları, kazadaki derin soruları bir kez daha gözler önüne serdi. Dinç, "Bu normal bir kaza değil. Savcılar çağırırsa bütün bildiklerimi anlatırım" dedi. * * * Yazıcıoğlu'nu taşıyan helikopter 25 Mart 2009'da düştü. İşte Dinç, o andan itibaren Keş Dağı'nın karlı yamaçlarında enkaz aradı. Ancak inanılmaz engellemelerle karşılaştı. * * * 25 Mart 2009'da Keş Dağı'nın 2 bin 500 rakımlı yamacına düşen MEDAİR'e ait helikopterin enkazına, 72 saat sonra ulaşıldı. Olay yerine ilk gidenlerin köylüler olduğu açıklandı. 29 Mart tarihinde de arama kurtarma ekipleri bölgeye çıktı! Takvim
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126