Fethullah Gülen yolsuzluk operasyonunu değerlendirdi

Fethullah Gülen en son yayınlanan 'Yolsuzluk' adlı sohbetinde önemli değerlendirmelerde bulundu

Fethullah Gülen yolsuzluk operasyonunu değerlendirdi

Fethullah Gülen en son yayınlanan 'Yolsuzluk' adlı sohbetinde önemli değerlendirmelerde bulundu

21 Aralık 2013 Cumartesi 08:43
Fethullah Gülen yolsuzluk operasyonunu değerlendirdi

Bamteli Özel olarak yayına verilen 'Yolsuzluk' isimli sohbetinde ''Koskocaman camiayı, kendini Allah'a adamış insanları.. dünden bugüne -dün belki sadece ehl-i ilhad yapıyordu şimdi asimetrik bir saldırganlık var- bir bitirme cehdi ve gayreti var derken fakat bütün bunlar karşısında sarsılmadan, belki sarsılabilir ama devrilmeden durulmalı'' dedi. Hocaefendi sohbetin sonunda ise 'Şimdiye kadar hiç dememiştim diyerek ''Fakat eğer hakikaten bu olumsuz şeylerin üzerine giden arkadaşlar.. kimse onlar tanımıyorum, binde birini bile tanımıyorum.. bu işin üzerine “Hukukun ve aynı zamanda sistemin, dinin ve aynı zamanda demokrasinin gerektirdiği şeyler bunlardır.” deyip arınma adına, yıkanma adına, temizlenme adına, kirlerin öbür tarafa kalmasına meydan vermemek adına bir şey yaparken dinin ruhuna aykırı bir şey yapmışlarsa”¦ Bize de nisbet ediyorlar, dolayısıyla ben bizi de onların içinde görerek diyorum.. dinin ruhuna aykırı bir şey yapmışlarsa, yaptıkları şey Kur'an'ın temel disiplinlerine aykırıysa, Sünnet-i Sahiha'ya aykırıysa, İslam'ın hukukuna aykırıysa, modern hukuka aykırıysa, günümüz demokratik telakkilere aykırıysa.. Allah bizi de onları da yerlerin dibine batırsın, evlerine ateş salsın, yuvalarını başlarına yıksın. Ama öyle değilse, hırsızı görmeden hırsızı yakalayanın üzerine gidenler, cinayeti görmeyip de masum insanlara cürüm atmak suretiyle onları karalamaya çalışanlar.. Allah onların evlerine ateşler salsın, yuvalarını yıksın, birliklerini bozsun, duygularını sinelerinde bıraksın, önlerini kessin, bir şey olmaya imkan vermesin.'' şeklinde konuştu.

İŞTE SOHBETİN DÖKÜMÜ

İnsanlara saygının önemli bir yanı, onları hep Cenab-ı Hakk'ın rahmâniyet ve rahîmiyetinin bir tecellisi olarak görmek, kucaklamak, bağrına basmak, sineni onlara da açmak.. ve yaptığı kusurlar karşısında kendi evladına tavrın gibi, yani hafifçe belki kulağını tutup çekebilirsiniz, azıcık okşayabilirsiniz, “bismillah destur” deyip başına bir şey gelmesin diye elinizle itebilirsiniz; bunları yapmadan da edeceğiniz şeyi edebilirsiniz.. bunlar ayrı bir mesele.. fakat kendi evladınıza gösterdiğiniz aynı şefkati bütün mü'minlere karşı gösterme bir esas olmalı ve bunda kusur edilmemeli. Aynen öyle de -günümüzde de yaşandığı gibi- evladınızın bir meâsîsi, bir mesâvîsi karşısında -yani isyana müteallik bir mesele veya seyyiâta müteallik bir mesele karşısında- hemen vurma, kırma, dövme değil de “Acaba ne yapayım ki ben bunu bundan sıyırayım ve kuve-i maneviyesini kırmayayım, incitmeyeyim, kendime karşı da tepkiye ve reaksiyona sevketmeyeyim!” Bu da şefkatin gereği.

*Şefkat sizin mesleğinizde, hakkı ikame edenlerin mesleğinde, ruh abidelerini ikame etmeye kendini adamış insanların mesleğinde dört esas düsturdan biridir. İki de tâli düstur vardır. “Der tarik-i acz-i mendi lazım amed çâr-ı çîz / Acz-i mutlak, fakr-ı mutlak, şevk-i mutlak, şükr-ü mutlak ey aziz!.”  Şefkat ve tefekkür tâli ama çok önemli.

* Şefkat yöntemiyle açılmayacak kapılar yoktur. Hiddetle, şiddetle ve fezâzetle hiçbir problem çözülemez. Şiddet, hiddet, öfke.. bütün bunlar muvakkat birer cinnettir. Cinnetle insanlar tedavi edilemez. Mecnunlar, insanları tedavi edemezler. Aklı başında olmak lazım; o da şiddetten, hiddetten, gilzetten, fezâzetten, nefretten, kinden, gıybetten, iftiradan, riyadan, süm'adan, hüd'adan, mesaviden tecerrüde vabestedir. Bunlardan sıyrılmamış bir insanın kendi duygu ve düşünceleri çok âli bile olsa, Cibril-i Emin'in dudaklarından dökülmüş lal-ü güher gibi incilerden bile olsa, başkalarına bunları kabul ettirmesi mümkün değil. Şefkat, re'fet ve mülayemet mü'minde bir esas olmalı.

* Kim nasıl davranırsa davransın, başkalarınının muamelesi, dünya görüşü, hayat felsefesi ve konumu ne şekilde olursa olsun, mü'mine düşen Kur'ânî olmak, Sahih Sünnet çizgisinde hareket etmek ve Raşid Halifelerin yolundan ayrılmamaktır. Bu cümleden olarak insanların ayıplarıyla meşgul olmak kat'iyen doğru değildir.

* “Mü'min kardeşini bir günahla ayıplayan, o iş, başına gelmeden ölmez!..” buyuruyor İnsanlığın İftihar Tablosu. Şayet ayıp sadece ayıplamada kalmayıp -hafizanallah- gıybetlere giriliyorsa, bu istikamette bir de olmadık şeyler yapılıyorsa, iftiralarda bulunuluyorsa, nâsezâ, nâbecâ sözler söyleniyorsa.. bir de umum dünyaya yayarcasına, duyururcasına bu mesele icra ediliyorsa, bir de heyetler bu mevzuda gıybet tahtasına, iftira tahtasına raptediliyor, gez-göz-arpacık deyip onlar hedef alınıyorsa -hafizanallah- umumun hukuku söz konusu olması itibariyle âmme hakkıdır, Allah hakkıdır.. onca cemaat haklarını helal etmeyince -ben yine o tabiri kullanmak istemiyorum, başkalarının kullanmasına bağlayarak diyeceğim- eğer benim yerimde başka biri olsaydı: “Böyle densizce yaşayan insanlar, kat'iyen Cennet'e giremezler; başlarını yerden kaldırmasalar bile, İslam adına bazı şeyler yapsalar bile!..”

* Koskocaman camiayı, kendini Allah'a adamış insanları.. dünden bugüne -dün belki sadece ehl-i ilhad yapıyordu şimdi asimetrik bir saldırganlık var- bir bitirme cehdi ve gayreti var. Fakat bütün bunlar karşısında sarsılmadan, belki sarsılabilir ama devrilmeden,

“Ey Yüce Rabbimiz, biz yalnız Sana güvenip Sana dayandık. Bütün ruh-u cânımızla Sana yöneldik ve sonunda Senin huzuruna varacağız” diyerek, Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)'in cedd-i emcedi Hazreti İbrahim (aleyhisselam) gibi Allah'a dayanıp, sa'ye sarılıp, hikmete râm olmak suretiyle bu dâhiyeleri aşmaya çalışmalı; “Bu da geçer Ya Hû!” demeli, onun geçeceği anı intizar etmelidir.

* Yakışıksız, münasebetsiz şeylere aynıyla mukabelede bulunmamalıdır. Mü'mine “alçak” dememelidir. Bir gün Allah (celle celaluhu) böyle diyeni, gerçekten realite planında alçaltır da tarihe öyle alçalmış olarak kaydedilir. Gelecek nesiller de onu alçalmış bir insan olarak yâd ederler.

* Ayıplarla uğraşmak mü'minin işi değildir. Hem Kur'anın temel disiplinleri, hem Sünnet-i Sahiha'dan çıkan esaslar, hukuk sistemi açısından, fertlerin kusurlarıyla hususi mahiyette meşgul olmanın doğru olmadığını Kıtmir değişik vesilelerle arz etmiştir.

* Nitekim yakın tarihte, Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) Hazreti Mâiz'i, huzurundan üç defa geriye çevirdiğini, dördüncü gelişinde ona şer'î ceza ne ise onu uyguladığını arz etmeye çalışmıştım. Keza arkadan gelen Gâmidiyeli kadını da Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) geriye göndermişti. Fakat onlar ısrarlıydılar. Ancak öyle bir had tatbik edildiğinde arınacaklarına inanıyorlardı. Oysa ki gizli yapılmış günahlarda, İnsanlığın İftihar Tablosu'nun mülahazası da bu istikamettedir; Cenâb-ı Hakk'a teveccüh edersin, tevbede bulunursun derecene göre, inâbede bulunursun derecene göre, evbede bulunursun derecene göre; istiğfar edersin, “Allah'ım bütün müstağfirlerin istiğfarı adedince Sana istiğfar ediyorum!” dersin “ve Sana tevbede bulunuyorum, Sen Tevvâb'sın, tevbemi kabul eyle; Sen Münîb'sin, inâbeme benim cevap ver; Sen Hazreti Evvâb'sın, ne olur benim evbemi kabul buyur.” Bunlar “Zümrüt Tepeler”de geçen, Sofi telakkisiyle, Cenâb-ı Hakk'a çok farklı yönelmenin adları ve unvanlarıdır. Erbabı için, bunları burada tekrar etmek, açıklamak zaid olur. Şahsî günahlar karşısında yapılması gerekli olan şey, istiğfar, tevbe, inâbe ve evbedir. Fert bunu yapar, Cenâb-ı Hakk'ın lütfuyla, keremiyle, rahmâniyetiyle, rahîmiyetiyle arınmış olur onlardan. Tevbe bir arınma kurnasıdır. Böylece tertemiz olarak Cenâb-ı Hakk'ın Firdevs'iyle serfirâz olabilir.  

* Fakat bazı cinayetler vardır ki, bunlar umumun hukukuna tecavüzle oluşmuş günahlardır. Âmme hakkıdır. Âmme hakkı aynı zamanda Allah hakkıdır. İster İslam'ın Hukuk Sistemi, isterse Modern Hukuk Sistemi âmme hakkına taalluk eden meselelerde kat'iyen müsamahaya gitmezler. Umumun hukuku söz konusudur. Umuma ait şeyler çalınmış çırpılmışsa, bunu ne Mecelle kurallarıyla siz şöyle böyle yumuşatabilirsiniz, ne de başka demagojilerle ve diyalektiklerle. Âmme hakkıdır bu. Umumun hukukuna tecavüz edilmişse, bir tek arpa umum milletin hakkıysa, o yenmişse, o mevzuda birisi göz yumuyorsa, o da o haramîlerle müşterek demektir. İşte orada göz yumulamaz. Burada bu göz yummama mevzuunda esas budur, temel budur, usul budur.

* Belki üslupta hata yapılmış olabilir, usul vardır bu mevzuda. A'ya demek, B'ye demek, C'ye demek, bilmem H'ye demek de üsluptur. Fakat hiçbir zaman usul ve esas, üsluba feda edilmemelidir. O mesâvînin üzerinde durulmalı, nasıl yapılacaksa o pisliklerden insanlar arınmaya bakmalıdırlar.

* Suçluluk psikolojisiyle suçlar görünmezden gelinerek harâmîlik, kırk harâmîlik görmezlikten gelinerek, “Acaba bunu kime atfetsek?!.” (bu mevzuda), gündem değiştirerek “Halkın dikkat nazarını kimin üzerine çevirsek ki, bir yönüyle belki halk nazarında bu mesâvîden sıyrılmış olsak?!.” demek.. Bunlar dine karşı diyalektik yapma demektir. Dinin temel disiplinlerine karşı demagoji yapma demektir hafizanallah. Bu da günahı ikileştirme demektir. Bu aynı zamanda toplumun birbirine çok yakın olan parçalarını, moleküllerini birbirinden koparıp atıp işe yaramaz hale getirme demektir. Hafizanallah.

* Bu iki şeyi birbirine karıştırmamak lazım. Mâiz günahıyla, Gâmidiyeli kadın günahıyla, ferdî günahıyla karşınıza çıktığı zaman.. İmam Hâdimî'yle alakalı bir şeyi arz ettiğim zaman dediğim gibi, öyle üç defa dört defa gözlerinin kapağını silerek, “Acaba o mu, değil mi?” diye.. hayır bakma! “Lâ havle ve la kuvvete illâ billâh” de. “Allah'ım beni de bunu da mağfiret buyur!” de, çek git arkana bakmadan. Üzerinde durma; fikrinde, korteksinde ona bir yer ayırma. Bir dosyaya yerleştirme onu. Ve gördüğün zaman da kardeşin gibi yine sımsıkı sarıl. Bu ferdî bir hatadır. Fakat öyle hatalar vardır ki, toplumu temelinden sarsar. Onlara karşı müsamahalı olursanız, onların yaygınlaşmasına, bütün bütün o denâetlerin bütün toplumu sarmasına sebebiyet vermiş olursunuz. Bu açıdan da ister İslâmî Hukuk Sistemi, isterse de Modern Hukuk Sistemi o mevzuda işleyerek, akı ak, karayı kara olarak ortaya koyması lazım.

* Bir şey olmuştur; ayetin ifadesiyle “Allah mü'mini aka çıkarır, temizler, paklar; bir yönüyle de öbürlerini eler, döker, onlar da elenmiş olurlar.” Hazreti Pir'in ifadesiyle, elmas ile kömür birbirinden ayrılmış olur. Elması, kömürü birbirinden ayırmadığınız zaman, elmasa bile onun yanında durduğundan dolayı, kömür nazarıyla bakılır.

* Önemli olan arınmadır. İçindeki o pislikleri atarak, “Aktım, ak olmaya çalışıyorum, inşaallah hep ak kalacağım!” mülahazasına bağlı daha farklı stratejilerle, daha insancıl tavır ve davranışlarla, daha şefkatli bir muameleyle!.. Başkalarını da boy hedefi göstererek toplum nazarında bir kısım karanlık kalemlerle onları karalamak suretiyle teselli olmak, bu dünyada bir şey olsa bile öbür tarafta hiçbir işe yaramaz. Çünkü mesâvîyi Allah biliyor, harâmîliği Allah biliyor, hırsızlığı Allah biliyor, rüşveti Allah biliyor. Öbür tarafta teker teker tek arpadan hesap sorma esprisine bağlı olarak hepsinin hesabını Allah sorar.

* Burada bir şey demek aklıma geliyor. Şimdiye kadar hiç dememiştim. Eğer bu mevzuda bir kısım arkadaşlar kendilerine verilen imkanlarla.. onlar nisbet yapıyorlar, falan filan diyorlar, f diyebilirler, g diyebilirler, ç diyebilirler, d diyebilirler.. diyorlar.. bulaştı bulaşmadı mülahazasıyla, belki cinayet sayılabilecek bir kısım icraatta bulunuyorlar. Şöyle demek geliyor yani içimden.. demeden kendimi alamayacağım. Hiçbir zaman da demek istemediğim bir şeyi demek geliyor içimden. Yoksa Doktor İkbal gibi, Hazreti Pir-i Muğan gibi, tel'ine, bedduaya “amin” dememek, onları etmemek genel şiarımızdır. Fakat eğer hakikaten bu olumsuz şeylerin üzerine giden arkadaşlar.. kimse onlar tanımıyorum, binde birini bile tanımıyorum.. bu işin üzerine “Hukukun ve aynı zamanda sistemin, dinin ve aynı zamanda demokrasinin gerektirdiği şeyler bunlardır.” deyip arınma adına, yıkanma adına, temizlenme adına, kirlerin öbür tarafa kalmasına meydan vermemek adına bir şey yaparken dinin ruhuna aykırı bir şey yapmışlarsa”¦ bize de nisbet ediyorlar, dolayısıyla ben bizi de onların içinde görerek diyorum.. dinin ruhuna aykırı bir şey yapmışlarsa, yaptıkları şey Kur'an'ın temel disiplinlerine aykırıysa, Sünnet-i Sahiha'ya aykırıysa, İslam'ın hukukuna aykırıysa, modern hukuka aykırıysa, günümüz demokratik telakkilere aykırıysa.. Allah bizi de onları da yerlerin dibine batırsın, evlerine ateş salsın, yuvalarını başlarına yıksın. Ama öyle değilse, hırsızı görmeden hırsızı yakalayanın üzerine gidenler, cinayeti görmeyip de masum insanlara cürüm atmak suretiyle onları karalamaya çalışanlar.. Allah onların evlerine ateşler salsın, yuvalarını yıksın, birliklerini bozsun, duygularını sinelerinde bıraksın, önlerini kessin, bir şey olmaya imkan vermesin.

* Dememiştim, demeden edemedim. O kadar diş gösterildi, o kadar salya atıldı, o kadar kimse tahrik edildi, o kadar o “twit”lerde o mel'un düşünceler bir yönüyle vizesiz rahat dolaştı ki, demeden edemedim. Şimdiye kadar demediğimi dedim.

* Allah her şeye nigehbân. Dünyada kıtmir gibi insanların bir dikili taşı olmadı. Altmış senedir değişik imkanlar onun da önüne geldi. Allah'a hep dua ettim, “Allahım, kardeşlerimi birilerinin iş yerinde, fabrikalarda çalışmadan halas eyleme. Allahım, beni onlarla utandırma.” dedim. İşçi olarak çalıştılar, işçi olarak emekli oldular ve hiçbir şeye sahip olmadılar. Çoğu kira evinde oturuyorlar. Kendi adıma da öyle düşündüm, onlar adına da öyle düşündüm. Cami penceresinde üç sene yatarken esasen, işte o dünyanın metaına temas etmemek için.. altı sene bir tahta kulübede döşeksiz yatarken, dünya mal u menaline meyletmemek için aynı şeyleri yaptım. Allah buna şahit. Ama başka türlü harâmîlik yapıp, milletin malına menâline el uzattıkları halde hala müslüman olarak görünüyorlarsa öbür tarafta neyin ne olduğu belli olacaktır.

* Gönül, Çalab'ın tahtı / Çalab gönüle baktı / Kim gönül yıktı ise / O iki cihan bedbahtı. Bir sürü mü'minin gönlünü yıktılar. Kendimizi de istisna etmedim. Haksız, kimse, o mutlaka cezasını bulacaktır.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hayaldi 3 yıl önce

Allah kul hakkıyla gelmeyin buyurmuş sayın yorumcular

Avatar
tekceoglu 3 yıl önce

şunu unutmayın bedduacılar bilsinki beduuaları sonunda kendini bulur

Avatar
ali46 3 yıl önce

Efendimiz bile bir çok sıkıntıya uğradıgın da bile beddua etmemiş sen o peygamberin ümmeti olan aciz insan nasıl bir beddua ediyorsun yazık sana bulunduğun makama insan hata yapar o hata telafi edilir de senin yaptığın beddua af edilir cinsten değil yazık sana dersane rantına çomak sokulunca yaygarayı başlattın hükümetin de bu olayın üstüne adam gibi gitmesi lazım bu bakan çocukları dahi olsa hükümet hocanın her dediğini yapınca iyi ters düşünce kötü yazık yahu

Avatar
marastan 3 yıl önce

Polislik sınavında soruları verirken de haksızlık olmuyor muydu? Bunu da düşünmek lazım.Kul hakkı Allah(c.c) katında affı en zor olanıdır.

Avatar
xxxx 3 yıl önce

beddua bir cemaat liderine hiç yakışmadı kınadım

Avatar
messi 3 yıl önce

akp biterse cemaat biter,cemaat biterse akp biter.geriye eskileri getirmek kalır.onların eli daha çabuk 3- senede boşaltır kaçarlar.

Avatar
andırınlı 3 yıl önce

acaba hoca efend, yahudiler filistini yakıp yıkarken beddua ettimi amerikalılar ırak ı bombalarken kadınlara tecavüz edip camileri yıkarken beddua etti mi esedd e kaç kere beddua etti duyan varsa lütfen yayınlasın inanamıyorum böyle bş olamaz bir ömür bir beddua ile heba oldu o ölünce geriye hafızalarda bu çirkin nahoş gayri ahlaki bedduası kalacak en azından bende öyle hemde kendisini üstadın talebesi olarak gören biri bunu yaparmı o kendisini 30-35 yıl hapse atanlara hakkımı helal ediyorum derken bu hoca ya ne oluyor hangi adamı hapiste hangi talebesi işkence görmüş el insaf diyorum akıl sahibi olan kardeşlerin düşünmesi gerekenler var körü körüne bağlılıklar bizi br yere getirmez

Avatar
maraşlı 3 yıl önce

peygamberimiz bile o kadar sıkıntısına rağmen beddua etmemiş.sen kimsinde beddua ediyorsun.hep maddi hep maddi.dersanem kapandı diye sen beddua et.ALLAHIM HERKESİ GÖRÜYOR

Avatar
emre 3 yıl önce

Su kalbi yahudilerle birlikte atan amerikanin kucagina oturmus zavalliya hoca demeyin Allah askina muslumana beddua yakismaz yarisi kendine ugrar.Recep bey zaten Allahimdan bulur,Allahin adeleti sasmaz birbirlerine dustuler

Avatar
gazi 3 yıl önce

Hoca efendi Türkiye de cematinin mensupları polislik sınavlarının sorularını çalıp kendi öğrencilerine vererek gariban çocuklarının hakkını yerken neden sesin çıkmadı.Neden o zaman beddua etmedin kul hakkı yamediniz mi o zamanlar.

Avatar
A. TÜRKOĞLU 3 yıl önce

Şu anlaşıldı ki, dini akımlar, cemaatler ve tarikatlar güçlendikçe ülkede kavga büyüyecek. En iyisi mi tüm dini ve felsefi inançlara saygılı ve aynı mesafede duran bir devlet sistemine ihtiyacımız var. Ayrıca bu kavganın da esas nedeni, ülkenin geleceğinde söz sahibi olacak nesillerin, hangi dini anlayış, yani hangi meşrep doğrultusnda yetiştirileceği ile alakalıdır. Yani, nurculuk anlayısında mı, yoksa milli görüş/nakşi/ hak yol çizgisinde mi. Özetle ajandaların çatışması diyelim. Son söz olarak, pkk'nın inlerine girmeyenler, sözüm ona cemaatin inine (!) gireceklermiş, ne kardeşlik ama.

Avatar
avam 3 yıl önce

Hocaefendi hizmet hareketine iftira atanlara beddua ediyor.Bedduası ise ;hizmet hareketine, Allah'ı ve Resulünü anlatmaya zarar gelir diye

Avatar
Cihan 3 yıl önce

Hocaefendinin bedduasını neden üzerinize alıyorsunuz ki? O haram yiyenlere, hırsızlara beddua ediyor. Yani müslüman olmayanlara. Müslümanım deyipte, müslümanca yaşayana beddua etmiyor.

Avatar
error 3 yıl önce

hoca efendiye hiç yakıştıramadım. saedece hayrı söylese daha iyiydi. geciler kıçıyla gülüyor şimdi

Avatar
ETEM 3 yıl önce

hoca bu kadar beddua yı kendine yakıştıryorsa biz de Müslüman Müslümana beddua edemez yine de ELHAMDÜLİLLAH diyenlere sesleniyorum lütfen hoca efendi için dua edelim RABBİM ISLAH ETSİN....

Avatar
ayakkabı kutusu 3 yıl önce

amin hocam aminnn milyon kere amin

Avatar
efendi 3 yıl önce

hiç yakışmadı hoca sana gerçi ben senin hocalığındanda şüphe ederoldum yazık be sana kalbimizden silindin artık yoksun müslüman müslüman gibi davranmalı

Avatar
cihan 3 yıl önce

Sayın Başbakan uyan artık, ne içirdiler sana, neden derin uykulardasın, uyan, ülke elden gidiyor, etrafındaki yalaka ve hırsız takımını uzaklaştır, özüne dön. Yalvarıyorum..

Avatar
MEMO 3 yıl önce

Muhterem hocamızı ilk defa böyle görüyorum .

Avatar
HASAN KAHRAMAN 3 yıl önce

HAYIRLI OLSUN DÜN GECE ÇIKAN YÖNETMELİKLE YARGI YÜRÜTMEYE BAĞLANDI ''ADLİ KOLLUK YÖNETMELİĞİ''DEĞİŞTİ..ÖZETLE POLİS AMİRİNE HABER EDECEK AMİR İÇ İŞLERİ BAKANINA BAKANDA BAŞBAKANA SÖYLEYECEK... BİZDE ZAMANI GELİNCE ALLAH A SÖYLEYECEĞİZ MAHŞERDE...EEE YOLSUZLUKLARIN ÜZERİNİ ANCAK BÖYLE KAPATABİLİRLER...ALLAH AFFETSİN

Avatar
vural 3 yıl önce

Menfaatlar çatıştı oyun bozuldu hoca efendi.

Avatar
vay 3 yıl önce

yolsuzluk yapan hem bu dünyada hemde öbürdünyada cezasını çeksin ama bir hoca efendinin beddua etmesi kadar vahim

Avatar
mar aşlıoğlu 3 yıl önce

bence de.. hırsızın hiç mi suçu yok? (hırsıza hırsız demek ne zamandan beri suç)

Avatar
HAKAN 3 yıl önce

KİM GÖNÜL YIKTIYSA O İKİ CİHAN BEDBAHTIDIR...

Avatar
Tarık Bulut 3 yıl önce

Yuregi olan HOCAEFENDI'nin duasina AMIN demeli vesselam..

Avatar
Ökkeş Maraşlı 3 yıl önce

O kadar güzel söylemiş ki tabi ki anlayana..

Avatar
Hakkı 3 yıl önce

Çok doğru söylemiş Muhterem Hocaefendi..Zaten bu ülkede hırsızın hiç suçu olmaz herşeyi cemaatin üzerine atarlar var mı kanıt delil bulgu yok Allah sorar bunların hesabını siz önce parti olarak kendi içinize dikkat edin...

Avatar
eski cematcı 3 yıl önce

her kulun duası kabul olmazmış fetooooooo sen halkı dindarlıkla nasıl uyuttuğuna bak artık size kimsenin güveni kalmadı fetoooo.sen kılıçtaroğluyla amerikada kolkola gezersin size kumanya verirler başka ne isteyesin.samimiysen vatanına dönersin ama sen vatansızsın vatan sevgisini bilemezsin fetoo.rahmetli SAİDİ NURİ onca eziyete rağmen vatanından kaçmamıştır bunu bilesin.ama sahiplerin öyle istedi tabi sende haklısın.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126