Hastanedeki mağduriyetini şiirlere döküp duvarlara astı (Özel)

Denizli Devlet Hastanesi'nde eşini tedavi ettirmek için götüren bir kişi, kendine yapılan haksızlıkları şiirlere dökerek evinin duvarlarına astı. Topraklık Mahallesi'nde oturan ve engelli maaşıyla geçinen Halil İbrahim Yavuz, kanser hastası...

Hastanedeki mağduriyetini şiirlere döküp duvarlara astı (Özel)

Denizli Devlet Hastanesi'nde eşini tedavi ettirmek için götüren bir kişi, kendine yapılan haksızlıkları şiirlere dökerek evinin duvarlarına astı. Topraklık Mahallesi'nde oturan ve engelli maaşıyla geçinen Halil İbrahim Yavuz, kanser hastası...

24 Nisan 2015 Cuma 17:30
Hastanedeki mağduriyetini şiirlere döküp duvarlara astı (Özel)
Denizli Devlet Hastanesi'nde eşini tedavi ettirmek için götüren bir kişi, kendine yapılan haksızlıkları şiirlere dökerek evinin duvarlarına astı. Topraklık Mahallesi'nde oturan ve engelli maaşıyla geçinen Halil İbrahim Yavuz, kanser hastası eşi Ayşe Yavuz'u tedavi ettirmek için 2010 yılında götürdüğü Denizli Devlet Hastanesi'nde mağdur edildi. Hastanede uğradığı haksızlıklardan şikâyetçi olduğunu ancak İl İdare Kurulu kararıyla ilgili doktorlara soruşturma izni verilmediğini söyleyen Yavuz, daha sonra gittiği üniversite hastanesi doktorlarından eşine yanlış tedavi uygulandığını öğrendiğini, hangi makama başvursa ilgi gösterilmediğini, bu yüzden şikâyetlerini şiirlere döktüğünü anlattı.

Kendisinin KOAH hastası olduğunu ve tedavi gördüğünü belirten, eşini hastaneye götürdüğü dönemde başından geçen olayları gözyaşları içinde anlatan Yavuz, çeşitli doktor isimleri vererek tedavisinde gerekli özeni gösterilmediği, yasak olmasına rağmen doktorların özel muayenesine çağırdığını iddia etti. Halil İbrahim Yavuz, şunları kaydetti: "Doktorlar, 'Eşin göğüs kanseri, acil yatırmam lazım.' dedi. 150 lira muayene parası verdik. Denizli Devlet Hastanesi'nde bir hafta yattık. 'Eşinin kalbinde sıvı var.' dediler. Kalbinden şırıngayla su almaya başladılar. Sonra yoğun bakıma kaldırdılar. Eşim bayıldı, dört beş gün yoğun bakımda kaldı. Kendim de kan kusuyordum. Ben üniversiteye kaldırtmak istediğimde akşamüzeri, 'Hem ameliyat yapacağız hem de kalbine yama yapacağız fakat elimizde iyi yama yok, Çin yaması var, 3-5 bin lira tutuyor.' dediler."

Hastane içinde 200 euroya kan satın aldığını, eşini üniversite hastanesine sevk ettirmek istemesine rağmen ilk etapta izin vermeyen hastane yönetiminin, valiliğe şikâyeti üzerine bu sefer fişini çekerek orta yerde bıraktığını söyleyen Yavuz, "Akşam üzeri saat dörtte fişi çekip, 'al' denildi. Dikiş yerlerinden kanlar akıyor. Bunu nasıl çıkardılar? İltihap vücuda akmış, tedavisinin ne olduğu belli değil." diye konuşuyor. Başından geçen olayları, hasta yattığı evinde şiir şeklinde kağıtlara yazıp duvarlara asan Yavu,z doktorları şikayet etmesine rağmen İl İdare Kurulu yargılama izni vermediği için mahkeme gidemediğini dile getiriyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, başbakanlığı döneminde Denizli'ye geldiğinde yazdığı bir mektupla başından geçen olayları yazıp korumalar vasıtasıyla ulaştırmaya çalıştığını ancak bir netice edemediğini söyleyen Yavuz, bu hale gelmelerinden sorumlunun devlet olduğunu, tek amacının eşinin tedavi ettirmek olduğunu ifade ediyor.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126