'Hukuk bitti, eşkıyalık düzeni var'

Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından dünden bu yana yargılanan ve 02.30 sularında açıklanan kararla tutuklanan TIR savcılarından Aziz Takçı ve Özcan Şişman’ın avukatı Alp Değer Tanrıverdi, Türkiye’de hukukun bittiğini belirterek,...

'Hukuk bitti, eşkıyalık düzeni var'

Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından dünden bu yana yargılanan ve 02.30 sularında açıklanan kararla tutuklanan TIR savcılarından Aziz Takçı ve Özcan Şişman’ın avukatı Alp Değer Tanrıverdi, Türkiye’de hukukun bittiğini belirterek,...

08 Mayıs 2015 Cuma 17:28
'Hukuk bitti, eşkıyalık düzeni var'
banner203
Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından dünden bu yana yargılanan ve 02.30 sularında açıklanan kararla tutuklanan TIR savcılarından Aziz Takçı ve Özcan Şişman’ın avukatı Alp Değer Tanrıverdi, Türkiye’de hukukun bittiğini belirterek, "Yapılanlar eşkıyalıktan başka bir şey değildir." dedi.

Sürecin başından bu yana hukuksuz olmasından dolayı hukuki bir açıklama yapmanın gereği olmadığını kaydeden Alp Değer Tanrıverdi, ancak insanları aydınlatma adına bazı bilgilendirmelerde bulunmak istediğini ifade etti. Tanrıverdi, burada önemli olanın HSYK Başmüfettişi Arif Sami Kaya tarafından hazırlanan fezlekenin neden nöbetçi ağır ceza mahkemesine değil de direkt 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesi olduğunu sordu. 2. Ağır Ceza Mahkemesinin neden seçildiğine ilişkin kuşkuları olduğunu vurgulayan Tanrıverdi, burada bir kasıt aradıklarını kaydetti. Bu nedenle diğer meslektaşlarıyla birlikte reddi hakim talebinde bulunduklarını ifade eden Tanrıverdi, "Reddi hakim taleplerimiz de doğal olarak reddedildi. Ama bu da usule ve kanuna aykırıydı. Çünkü reddi hakim talebinde bulunduğunuz zaman, o mahkemenin artık sorgulama yapması ve işlemlerini devam ettirmesi mümkün değildir. Ama kanuna aykırı olarak heyet tarafından ve özellikle başkan bey tarafından reddi hakim talepleri reddedildi." dedi.

Sadece Türk değil, dünya hukuk tarihinin görmediği bir savunmaya şahit olduklarını ifade eden Avukat Alp Değer Tanrıverdi, "Ben zannetmiyorum ki hiçbir zaman bu kadar hukuki ve bu kadar özlü bir savunma yapılmamıştır. Bunda müvekkillerimin ve aynı zamanda meslektaşım olan üstatların işlerini ne kadar iyi yaptığı, ne kadar iyi savcı olduklarının da göstergesidir." ifadelerini kullandı.

'TUTUKLAMA KARARI DA KANUNA AYKIRI'

Tanrıverdi, aslında 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararın kanuna aykırı olduğunu çünkü müvekkillerinin Hakimler Savcılar Kanunun 88. Maddesi gereğince ne üstlerinin aranabileceğini ne derdest edilebileceğini ne de tutuklanabileceğine işaret etti.

"Bu, kanun hükmü amirdir. Buna aykırı hareket edilmiştir." diyen Tanrıverdi, şöyle devam etti: "Müvekkilim Aziz Takçı’nın dediği gibi aslında şu anda herkes kendi iddianamesinin altına imzasını atmıştır. Yarın bir gün hukuk ülkeye geri döndüğünde bu iddianameler hazırlanacak ve bugün bu kararı verenler maalesef aynı pozisyona düşecek. Ama umarım ki o zaman karar verecek olanlar, hukuka uygun, hatta kanuna uygun hareket ederler. Çünkü biz hukukun bu ülkeye geri gelmesini istiyoruz."

'TUTUKLADIKLARI HÜKÜMLÜLERLE AYNI YERDELER'

Müvekkillerinin şu anda hangi şartlarda cezaevinde kaldığını bilmediğini ancak bu savcıların geçmişte TMK 10 ile görevli savcılar olduğunu hatırlatan Tanrıverdi, "Bu nedenle F tipi cezaevinde daha önce soruşturma yürüttükleri ve haklarında uzun süreli hapis cezaları verilen mahkumlarla birlikte aynı yerde tutulmaktadırlar. Bu, neresinden bakarsanız bakın vicdansızlıktır. Müvekkilim Aziz Takçı’nın dediği gibi eşkıyalıktır. Bu, yaklaşık 1,5 yıldır intikam yemini edenlerin intikamlarının gereğinin ifasıdır. Hukukçu kimliği taşıyan insanların bu kadar hukuksuz kararların, kanunsuz kararların altına imza atması, bu ülkede hukuk sisteminin dibine dinamit sokulmasıdır. Maalesef Türkiye’de adil yargılamadan ve hatta yargılamadan bahsedilemez." dedi.

'YANDAŞ MEDYA HER GÜN BİZİ HAİN İLAN ETTİ'

Müvekkili Aziz Takçı hakkında bugüne kadar yandaş basında birçok asılsız haber çıktığını, vatan hainliği ile itham edildiğini vurgulayan Alp Değer Tanrıverdi, "Biz bunlara karşı şikayetlerimizi yaptık, suç duyurularında bulunduk. Savcılar tarafından takipsizlik kararı verildi. Dendi ki ‘ağır eleştiri kapsamında değerlendirdik.’ Bu nedenle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. Gazetecilik mesleğini yaptığına asla inanmadığım, tetikçi olarak adlandırdığım ve siyasi iktidar lehine haber yapmayı, propaganda yapmayı bir ilke haline getirmiş. Aslında bu da ilkesizliktir. Gazeteci müsveddeleri olarak gördüğüm insanlara açıklama yapmak zorunda değilim. Kaldı ki müvekkilimi vatan hainliği ile itham edenler ve güya Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine istinaden takipsizlik kararı alan gazeteci müsveddeleri yarın bir gün bu ülkeye hukuk geri geldiğinde haklarında iddianame düzenlenip yargılanacak ve ceza alacaklar." ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126