Hükümetten 24 Kasım'da müjde bekliyoruz

Türk-Eğitim-Sen Kahramanmaraş Şube Başkanı Mustafa Gökhan, “Hükümetten 24 Kasım'da kara haber değil, müjde bekliyoruz” dedi.

Hükümetten 24 Kasım'da müjde bekliyoruz

Türk-Eğitim-Sen Kahramanmaraş Şube Başkanı Mustafa Gökhan, “Hükümetten 24 Kasım'da kara haber değil, müjde bekliyoruz” dedi.

23 Kasım 2011 Çarşamba 17:13
Hükümetten 24 Kasım'da müjde bekliyoruz

Hükümetin, kamudaki ücret dengesizliğini ortadan kaldırmak için çıkardığı 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de, öğretmenler ve akademisyenlerin yok sayıldığını öne süren Türk-Eğitim-Sen üyeleri eylem yaptı. Topladıkları dilekçeleri başbakanlığa postalayan grup adına basın açıklaması yapan Şube Başkanı Mustafa Gökhan, eşit işe eşit ücret düzenlemesinde kamuda istihdam edilen personelin yüzde 60'ına hiçbir artış yapılmadığını savundu. “Öğretmenlerimiz ve akademisyenlerimiz bu ülkenin kilometre taşıdır” diyen Gökhan, şöyle konuştu: “Çocuklarımızı yarınlara hazırlayan, onların geleceklerine yön veren eğitimcilerimiz artık yok hükmünde sayılmaktan, horlanmaktan, itilip kakılmaktan bıkmıştır. Gırtlağına kadar ekonomik sorunlara batmış olan eğitimcilere reva görülen bu muamele kabul edilebilir değildir. Ek ders ücreti alamayan bir öğretmenin maaşı bin 600 TL civarındadır. Bu rakam neredeyse kamudaki en düşük maaş seviyelerindendir. Bu durum çalışma barışını bozmakta, öğretmen ve akademisyenlerin çalışma şevkini kırmaktadır. Bu tür ayrımcı düzenlemeler, uygulanan yanlış politikalar öğretmenlerimiz ve akademisyenlerimizi tüketmektedir.” Eylemlerinin sonuç alınıncaya kadar süreceğini ifade eden Gökhan, “Biz eğitimciler, hükümetten 24 Kasım'da kara haber değil, müjde bekliyoruz. Hükümet, yaptığı yanlıştan geri döndüğünü açıklamalı ve öğretmen ve akademisyenlerin eşit işe eşit ücret düzenlemesinden faydalanmasını sağlamalıdır” diye konuştu. Basın açıklamasının ardından eğitimciler, dilekçelerini başbakanlığa göndermek üzere Merkez Postane'ye teslim ettiler.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ÖTÜKEN 5 yıl önce

Sakın AKP, Valilik ve MEM duymasın. Kesin bunları sürgüne gönderir, ceza verir, ücretlerini keser.İşimiz bunlara kaldı ise yandık desene.... Zeki MÜREN de sizleri gördü mü acaba... Tam bir vizontelelik olay.... Anlayan ANLADI....

Avatar
aslan 5 yıl önce

tebrikler mustafa bey, sizlerde olmasanız bunların sesimizi duyacağı yok.ben isterdimki diğer sendikalarla ortak bir eylem yapılsa, onlarla birlikte tepki konulsa daha da etkili olurdu diye düşünüyorum.

Avatar
edeökkeş46 5 yıl önce

24 kasım tatil olmalı 6 ay tatil olmuş 24 kasımda olsa ne olur. hafta sonuna denk gelirse cuma veya pzt olmalı

Avatar
ÖĞRETMEN 5 yıl önce

para felan değil kaybolan yitip giden itibarımı geri istiyorum!!!

Avatar
Beyazıd Doğru 5 yıl önce

Sağlık bakanı Allah ondan razı olsun.Mecliste çıkıyor diyorki doktorlarım şu kadar maaş alıyor yine de az buluyorum arttırılması gerekir diyor.Helal sana sağlık bakanımız.Ama gel görki şu hükümet döneminde milli eğitim bakanları hiç bir zaman öğretmenlerin hakkını savunmadı.Sayın Milli eğitim Bakanının 24 kasım mesajını okudum.Hamaset edebiyatı yapmaktan başka öğretmenlere de zerre kadar iyileştirme yapalım şeklinde beyanı yok.Bu nasıl iş kardeşim öğretmenler hükümetin milli eğitim bakanları sayenizde kamuda en düşük ücret alan kesim haline geldi.Saygılar

Avatar
muallim 5 yıl önce

Mustafa Bey koltuk sevdasından vazgeçse de yerini daha genç birine bıraksa..

Avatar
fatih 5 yıl önce

Eğitimcilerin sesi olduğu için Mustafa Bey e teşekkür ediyorum. ne yazık ki bu milletvekillerini bu bakanları biz yetiştirdik. sanırım siyasilerin yaptığına en hafifinden nankörlük denir.

Avatar
A.TÜRKOĞLU 5 yıl önce

Öncelikle Ak Parti'ye oy vermiş bir seçmen olduğumu belirttikten sonra konuya ilişkin yorumumu paylaşmak istiyorum. "Eşit işe eşit ücret" düzenlemesi ile kamudaki mevcut eşitsizlik ve haksızlık daha da artırılmıştır. 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin getirdiği düzenleme ile "kariyer uzmanı sayılanlar" ve daha yukarıdaki yönetici taifesinin maaşlarında 800 ila 1500 TL arasında değişen miktarlarda bir kalemde artış sağlanmıştır. Bu düzenlemeden başta ülkemizin geleceğini emanet edeceğimiz nesillerin yetişmesinde en büyük paya sahip öğretmenlerimiz olmak üzere, öğretim üyeleri, teknik sınıf kadro sahipleri ve daha burada sayamadığımız nice meslek grupları faydalanamamıştır. Akisne kimi meslek gruplarının maaşlarında ciddi miktarda düşüşler meydana gelmiştir.

Asgari ücret artışlarının 20-30 TL ile sınırlı kaldığı, memur maaşlarında yarım puanlık artışa bile bütce dengesinin bozuacağı gerekçesi ile şiddetle karşı direnildiği, zaten maaşları iyi durumda olan bir kesime-ki onların da bu yönde bir talepleri olmamıştır- böylesine kıyak çekilmiş olmasını nasıl bir adalet anlayışı ile açıklayabilirsiniz?

"Ustalık dönemi"nin keyfi uygulamalarla ve dişe dokunur bir icraat yapılmadan geçeceği, hatta "çıraklık dönemini" bile mumla aratacağı emareleri ortaya çıkmaya başlamştır. Bunun en başta gelen nedeni, milletin sorunlarını ve yapılan can yakıcı icraatları bıkmadan usanmadan gündeme getiren, üretken bir muhalefetin olmamasıdır. Bunun tabi bir sonucu olarak hükümette bir güven patlaması meydana gelmiş, ne yaparsam doğrudur anlayışı hakim olmaya başlamıştır. Öyle görünüyor ki, önceleri milletvekillerini pek kaale almayan ve dinlemeyen başbakan, son dönemlerde bakanları da kaale almaz olmuştur. Milletvekillerinde, "başbakanımız böyle istiyorsa vardır bir bildiği vardır" anlayışı hakim olmaya başlamıştır. Böyle bir anlayışın ne demokratik kültürle ne de demokrasi ile bağdaşır tarafı bulunmamakta mıdır?

Diğer bir konu ise, bakan olmak için illa ya karadenizli veya İstanbul Büyükşehir belediyesinden mesai arkadaşı olmak birinci sınıf bir ülkeye yakışıyor mu?

Gün geçmiyor ki İdris Naim ŞAHİN bir pot kırmasın. Konuşmaya başladığında, cümlesinin nasıl biteceği kimilerince merakla kimilerince de korku ile beklenir olmuştur. Kendilerinin en bariz özelliği büyükşehirli ve ordulu-yani karadenizli- olmasıdır.Böylesine problemli bir coğrafyada ve ağır bir terör sorunu ile karşı karşıya bulunan bir ülkenin içişleri bakanı, son derece işinin ehli ve donanımlı olması gerekmez mi?

Neyse, yazacaklarım o kadar çok ki...

EDİTÖR: Sayın A: TURKOĞLU site yönetimiyle irtibata geçmenizi rica ediyoruz. Tel: 0507 680 46 46

Avatar
RAMAZAN YILDIZ 5 yıl önce

ÖĞRETMEN HİÇ BU KADAR KÜÇÜK DÜŞÜRÜLMEMİŞTİ. HÜKÜMETİ VE SENDİKASINI KINIYORUM

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126