Kadın cinayetlerine barodan tepki

Kahramanmaraş'ta yaşanan kadın cinayetlerine avukatlardan tepki geldi. Yaşanan cinayetleri kınadıklarını söyleyen Kahramanmaraş Barosu Kadın Hakları Komisyon Başkanı Avukat Benian Erkaplan, "Sivil toplum kuruluşlarını, aileleri, bireyleri acil çözüm konus

Kadın cinayetlerine barodan tepki

Kahramanmaraş'ta yaşanan kadın cinayetlerine avukatlardan tepki geldi. Yaşanan cinayetleri kınadıklarını söyleyen Kahramanmaraş Barosu Kadın Hakları Komisyon Başkanı Avukat Benian Erkaplan, "Sivil toplum kuruluşlarını, aileleri, bireyleri acil çözüm konus

18 Mayıs 2010 Salı 12:53
Kadın cinayetlerine barodan tepki

Son zamanlarda ‘organik’ adı altında oldukça yüksek fiyatlara satılan piliçlerle ilgili Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Rüştü Kutlu’dan ilginç bir açıklama geldi. Organik tavukçuluğun yoğun üretimde imkânsız olduğunu belirten Prof. Dr. Kutlu, “Çukurova ve İç Anadolu gibi bölgelerde yetiştirilen hayvanların ve yemlerinin organikliğinden söz etmek mümkün değil. Bu ürünlerin mevzuata göre organik olmaları hemen hemen imkânsız. Bu ürünlerin organik olduğu belgesi veya sertifikası yok. Yalnızca adı var, üreticiye güvenmekten başka şansınız yok.” dedi.

Sağlıklı beslenme konusunda her geçen gün daha da duyarlı davranmaya başlayan tüketiciler kırmızı ete alternatif olarak, az yağlı ve daha ucuz olduğu gerekçesiyle kanatlı etlerine yöneliyor. Son 20 yıldır bütün dünyada kanatlı eti üretimi ve tüketimi sürekli artış eğilimi gösterirken Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Yemler ve Hayvan Besleme Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Rüştü Kutlu, üniversitesi çatısı altında TUBİTAK desteği ile kurulan Ar-Ge kümesinde önemli çalışmalar yürütüyor.

Günümüzün trendi olan ‘organik tavuk’ eti ile ilgili açıklama yapan Prof. Dr. Kutlu, bu isim altında çok yüksek fiyatlara piliç veya tavuk eti satıldığını hatırlattı. Türkiye’de organik tavuk olmadığını bildiren Prof. Dr. Kutlu şunları kaydetti; “Organik tavuk belki araştırma bazında kolay, ancak seri üretimde, marketlerde, satış noktasında organik ürün vermek oldukça zor hatta imkânsız bir faaliyet. Çünkü bu konuyla ilgili olan mevzuata göre, organik hayvansal üretimde kullanılacak hayvanların ve yemlerin öncelikle organik olması gerekiyor. Türkiye'de organik denilebilecek çiftlik hayvanlarını ancak ve ancak dağa yakın etek bölgelerde, geçit bölgelerinde, orman kenarlarında bulmak mümkün. Onun dışında geniş üretim alanlarında, Ege, Marmara, Çukurova ve İç Anadolu gibi modern tarım uygulamalarının yapıldığı, kimyasal gübre ve zirai ilaç kullanımının yaygın olduğu bölgelerde yetiştirilen hayvanların ve yemlerinin organikliğinden söz etmek mümkün değil.”

Bu sektörde çok değişik organik ürünler olduğunu marketlerde, satış reyonlarında gördüğünü aktaran Prof. Dr. Kutlu, bunların ne kadar organikliğinin şüpheli olduğunu aktardı. Bu tavukların etiket fiyatlarına bakıldığında dudak uçuklatan rakamlarla satışa sunulduğunu dile getiren Hasan Rüştü Kutlu, “Bu ürünlerin mevzuata göre organik olmaları hemen hemen imkânsız. Bu ürünlerin organik olduğu belgesi veya sertifikası yok. Yalnızca adı var, üreticiye güvenmekten başka şansınız yok. Modern tarım tekniklerinin uygulandığı ülkemizde organik yem üretimi yapılamamaktadır. Hayvan materyali organik olduğu iddia edilse dahi elde edilen hayvansal ürünün organik olması mümkün değil. Mevzuata göre üretimi yapılan piliç-tavuk eti veya yumurtasının organik olabilmesi için pek çok koşul var; ilk iki koşul yemin ve hayvan materyalinin organik olması. Maalesef ülkemizde bunun ikisi de yok.” diye konuştu

AÇIK ALANDA YAPILAN TAVUKÇULUK ORGANİK TAVUKÇULUK DEĞİLDİR
Ülkemizde açık alanda veya merada yetişen tavukların organik gibi algılandığını vurgulayan Kutlu, “Bu yönde algı yaratılmaya çalışılmakta, ürün organik olarak tanıtılmakta, çok yüksek fiyatlarla pazarlanmakta. Tüketici istismarı olarak da nitelendirilebilecek bu olay, sağlıklı tavuk eti tüketimine de darbe vurmaktadır. Nerede yetiştirildiği, hangi hijyen koşullarında yetiştirildiği, kesilip tüketiciye ulaştırıldığı bilinmeyen bu ürünlere güvenli gıda demek mümkün değil. Konuyla ilgili yapılan araştırmalarda bu tür ürünlerin ciddi mikrobiyolojik riskleri taşıdığı da saptanmış.” ifadelerini kullandı

TAVUKÇULUK SEKTÖRÜNDE HORMON VE ANTİBİYOTİK KULLANILMIYOR
Tavukçuluk sektöründe hiç bir zaman ‘hormon’ kullanılmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Hasan Rüştü Kutlu, dünyada ve Türkiye’de seri üretim yapılan işletmelerde hormon kullanımının mümkün olmadığını söyledi. Uzun yıllar ıslah çalışmaları sonucu elde edilen çabuk gelişen ve büyüyen hibritlerle üretimin yapıldığını hatırlatan Prof. Dr. Kutlu açıklamasını şöyle sürdürdü; “Piliç eti sektöründe hormon uygulaması dünyada hiçbir yerde yok. Hormon uygulaması olabilmesi için hormonların hayvanlara tek tek enjeksiyonla verilmesi gerekir. 50-100 binlik hayvan kapasitesine sahip bir kümeste tek tek hayvanlara hormon uygulaması yapmak ekonomik olmadığı gibi doğru bir sonuç alınabilecek işlem de değildir.”

TAVUK ALIRKEN MARKALI ÜRÜNLER TERCİH EDİN
Markalı ürünlerin üretim sürecinin kontrol altına alındığı için çok daha güvenli olduğuna değinen Prof. Kutlu, “Bakanlık tarafından çok ciddi bir şekilde denetim altında tutuluyor bu konu. Kamuoyunu bilgilendirmemiz gereken en önemli konulardan birisi Türkiye'de üretilen piliç etlerinde hormon olmadığıdır. Markalı ürünlerin çok ciddi denetim altında üretildiği bilinmeli, ette kalıntı bırakan her türlü ilaç ve antibiyotikten ari piliç eti için bu ürünler tercih edilmelidir. Organik adı altında üretilip satılan piliç veya tavuk etleri kaynağı ve güvenilirliği sorunlu ürünler olup, tüketici sağlığı açısından asla tercih edilmemesi gereken riskli gıdalardır. “ şeklinde sözlerini tamamladı.

Anahtar Kelimeler:
Erkaplan
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kaya 7 yıl önce

İnsanların doğasında var fiziki güçlü olan güçsüze takküme .Karşısındaki güçlü ise ses yok kadında fiziki olarak güçsüz durumda olduğundan Ekonomik özgürlüğü bulunmadığından %80 inin dayak yiyerek oturuyor halbuki gelişmiş toplumlarda yasalar o kadar yaptırım uyguluyorki her kadın yasal haklarını sonuna kadar arıyor.Devlette kadını koruyor bizde kadın kocasına köle olarak veriliyor her şey kocasının emriyle şekilleniyor aksi halde kadının hiç bir şansı yok yaşama şansı yok.Onun için devletin kadınlarında insanca yaşaması için gerekli tedbirleri alması lazım diye düşünüyorum

Avatar
Cihan Erdem S. 7 yıl önce

ÜZGÜNÜZ:
Hem işlenen cinayetler için.
ÜZGÜNÜZ:
Böyle bir konuda bile "kadın - erkek ayırımı" yaparak konuyu saptırdığınız için.
BİZ DE KINIYORUZ:
Sadece erkeği - kadını öldüreni değil; bir karıncayı bile kasten öldürenleri,
BİZ DE KINIYORUZ.

Avatar
Genç Ökkeş 7 yıl önce

Öldürülen erkeklerin sayısı kadınlardan daha fazla.
Erkekleri kim savunacak hanımlar?
Çıkmışsınız, kadın cinayetlerini kınıyoruz, demişsiniz.
Niçin bütün cinayetleri kınamıyorsunuz?

Avatar
zeynep 7 yıl önce

ne duyarlılıgı ya ne maraşın orta yarında bıcaklandım yetmedı şimdıde aynı şahıs kafama sıkmakla benı tehdıt edıyor şikayetcı olmama ragman hala elını kolunu salllıyarakta gezıyo bu şahıs kım duyarlı kım duyuyorkı sesımımı olan sadece ölene oluyo türkıyede insanın degerı nekı nee yakında benı bıcaklıyanb kafamada sıktımı burda haber olurum olur bıter burası türkıye sahıbın yoksada bıttı zaten

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126