Karnı aşırı yağlanananlar, kalp-damar sorunu ve diyabet riski altında

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Emiroğlu, karın bölgesinde aşırı yağlanma olan kişilerin kalp damar hastalıkları ve diyabet riski altında olduğunu söyledi....

Karnı aşırı yağlanananlar, kalp-damar sorunu ve diyabet riski altında

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Emiroğlu, karın bölgesinde aşırı yağlanma olan kişilerin kalp damar hastalıkları ve diyabet riski altında olduğunu söyledi....

22 Nisan 2015 Çarşamba 10:04
Karnı aşırı yağlanananlar, kalp-damar sorunu ve diyabet riski altında
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Emiroğlu, karın bölgesinde aşırı yağlanma olan kişilerin kalp damar hastalıkları ve diyabet riski altında olduğunu söyledi. Emiroğlu, dünyada en yaygın uygulanan obezite ameliyatlarının gastrik bypass operasyonu, ayarlanabilir mide bandı ve tüp mide ameliyatı olduğunu, ancak seçilmiş hastalarda liposuctionın obezite tedavisinde önemli yeri olduğunun açık olduğunu dile getirdi.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Emiroğlu, obezite ve bu konuda alınması gereken önlemler ile ilgili Cihan Haber Ajansı’na (Cihan) değerlendirmelerde bulundu.
Vücutta aşırı ölçüde yağ birikmesi olan şişmanlık ya da diğer adıyla obezitenin; günümüzde tedavi edilmesi gereken bir hastalık olarak kabul edildiğini belirten Emiroğlu, "Obezitenin; koroner kalp hastalığı, hipertansiyon, inme, tip 2 diyabet, rahim, meme, prostat ve kalın bağırsak kanseri, osteoartrit (romatizma), varis, uyku-apne sendromu, doğum zorlukları, yumurtalık kisti ve depresyon gibi hastalıklar için çok önemli risk faktörü olduğu kesin olarak gösterilmiştir. Obezite sıklığı Türkiye'de de batılı ülkelerden aşağı kalmamakta, özellikle kadınlarda yüzde 30 gibi yüksek rakamlara ulaşmakta." dedi.

Dünya obezite haritasına bakıldığında, salgın tarzında tüm ülkeleri ilgilendirdiğini görmenin mümkün olduğunu kaydeden Emiroğlu, "Refah düzeyinin ve masa başı işlerin artması, ulaşımın kolaylaşması, bireylerin oturdukları yerden birçok ihtiyaca ulaşıyor olması ve fast food tarzı beslenme alışkanlıklarının yayılması obezitenin her on yılda katlanarak artmasına neden oluyor." hatırlatmasında bulundu.

EN TEHLİKELİ YAĞLAR KARIN BÖLGESİNDE YERLEŞENLER

Aşırı kilolar kadar bu kiloların dağılımının da hastaya bakışı ve değerlendirmeyi etkilediğini ifade eden Emiroğlu, "Abdominal obezite yani karın ve bel çevresindeki aşırı yağlanma sağlık için gerçek bir alarm durumunu ifade ediyor. Abdominal obezite bel çevresi ölçümüyle değerlendirilir. Avrupalılarda sınır değerler kadınlar için 80 cm, erkeklerde ise 94 cm’in altında olması gerekir. Ayrıca abdominal obezite, bel çevresinin kalça çevresine oranı kadınlarda 0,85 erkeklerde 0,9’un üzerinde olması olarak da tanımlanmaktadır. Obez kişilerin çoğu hızlı ve kolayca zayıflamayı isterler. Gerçekte ise bu o kolay değildir ve başarılamadığından dolayı hastalar arasında motivasyon eksikliğine bağlı tedaviyi bırakma oranı veya nüks sıktır. Bu yüzden daha tedavi başlangıcında gerçekçi hedefler belirlenmelidir (6 ayda yüzde 5-10 kilo kaybı gibi). Vücut ağırlığındaki yüzde 10 kadar bir azalma bile risk faktörlerinin belirgin olarak azalmasını sağlar. Örneğin yağ dokusundaki 1 kg’lık azalma sistolik kan basıncında 2 mmHg, diyastolik kan basıncında ise 1 mmHg kadarlık bir düşme sağlar ki, bu sonuç bir antihipertansif ilacın sağladığı kadar düşme anlamına gelir. Kilo vermek kadar verilen kilonun idamesinin sağlanması da tedavinin çok önemlidir, çünkü kilo veren kişilerin yüzde 95’inden fazlası yeniden kilo almaktadır." diye vurguladı.

Tip 2 diyabet hastalarında da liposuctionın kilo verilmesinde önemli bir rol oynadığını vurgulayan Emiroğlu, "Yapılan bir araştırmada büyük miktar yağ aspirasyonu yapılan tip 2 diyabetli 31 hastanın 1 yıl sonraki takiplerinde, ameliyat öncesine göre beden kitle indekslerinin 6,2 azaldığı ve kan şekerlerinin yüzde 18, HbA1c değerinin yüzde 2,3 oranında düştüğü tespit edilmiştir. Geçmişte, obez hastalar rutin liposuction için aday olarak kabul edilmemiş olsa da günümüzde özellikle karın bölgesinde aşırı yağlanma olan hastalara uygulanan liposuction hem kan şekerinin dengelenmesi sağlıyor hem de kalp damar hastalığı riskini azaltıyor. Öte yandan yapılan liposuction ile hasta hızlı biçimde ve önemli oranda yağ kaybettiği için moral ve motivasyonu kalan kilolarından da hızla kurtulması için önemli avantaj sağlıyor." açıklamasında bulundu.

Dünyada en yaygın uygulanan obezite ameliyatlarının gastrik bypass operasyonu, ayarlanabilir mide bandı ve tüp mide ameliyatı olduğunu hatırlatan Emiroğlu, ancak seçilmiş hastalarda liposuctionın obezite tedavisinde önemli yeri olduğunun açık olduğunu dile getirdi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126