Kılıçdaroğlu'nu İfadeye Çağıran Kahramanmaraşlı Savcı Sert Konuştu

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nu ifadeye çağıran savcı Demir, emniyet ve yargı için "Dertleri belli, hükümeti yıkmaya çalışıyorlar." dedi.

Kılıçdaroğlu'nu İfadeye Çağıran Kahramanmaraşlı Savcı Sert Konuştu

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nu ifadeye çağıran savcı Demir, emniyet ve yargı için "Dertleri belli, hükümeti yıkmaya çalışıyorlar." dedi.

13 Mayıs 2014 Salı 06:50
Kılıçdaroğlu'nu İfadeye Çağıran Kahramanmaraşlı Savcı Sert Konuştu
banner203
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu ifadeye çağıran savcı Mehmet Demir, "Bu emniyet ve yargı, 17 Aralık tarihine kadar ışık sızdırmadan bu soruşturmaları yaptığına göre, bu delillerinin hiçbirini de sızdırmayabilirdi. 18 Aralık'ta bakıyorsunuz, bütün belgeler, deliller, tapeler, dinlemeler, izlemeler çarşaf çarşaf medyada. Derdin ne? Dertleri belli hükümeti yıkmaya çalışıyorlar" dedi. Demir, "Şu anda, HSYK'da en az 13 tane yani 21 üyenin 13'ü, paralelci yapıdan oluşmaktadır" iddiasında bulundu.

DEMİR, SÖYLEŞİDE ANAYASA MAHKEMESİ'NİN GÖREVLERİNİ ANLATTI

Edirne Cumhuriyet Savcısı Demir, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği Çorlu Şubesinde "Yeni Türkiye'de Hakimler Ve Savcılar Yüksek Kurulu - Anayasa Mahkemesi" konulu söyleşide Anayasa Mahkemesinin görevlerini anlattı.

Anayasa Mahkemesinin görevinin toplumun koyduğu kuralları yasalara uygunluğunu denetlemek olduğunu ifade eden Demir, "Anayasa Mahkemesinin görevi, meclise akıl vermek, hükümete akıl vermek değildir, hükümeti frenlemek hiç değildir. Anayasa Mahkemesinin görevi, hatta Anayasa'yı korumak da değildir" dedi.

ANAYASA MAHKEMESİ'NE SERT ELEŞTİRİ

Milletin iradesinin halkın iradesi olduğuna dikkati çeken Demir, şunları kaydetti: "Halk, milletin şu an yaşayan bir kesimidir. Şu anki halkın iradesi, bundan önceki halkların iradesine tabi değildir. Yani 1960'ta bir anayasa yapan bir halkın iradesi, 2014'te beni bağlamaz. 2014'te yaşayan bu milletin yaşayan kesimi olan Türk halkı, bu anayasayı yeniden yapar, kendi iradesini de yeniden ortaya koyar. Bu çok önemlidir. Bizim kurumlarımız, bizim toplumumuza hizmet etmek amacıyla hareket etmiyorlar.

"ADALET İLE HAREKET ETMİYORLAR"

Adalet ile hareket etmiyorlar. İşte bizim bundan sonraki Anayasa Mahkememizin asıl görevi, anayasada yazdığımız hak ve özgürlükleri korumak ve geliştirmek üzerine olmalıdır. Bu genel bir kavramdır. ikincisi de, bireysel başvuru. Bu çok önemli bir gelişmedir. Bireysel başvuruda zaten başvurulacak şey, hak ve özgürlükler ile ilgilidir. Şu anda Anayasa Mahkemesinin önünde, yaklaşık 16 bin başvuru vardır. Bunların altından kalkma şansı yoktur. Bu Anayasa Mahkemesi bunları bu hale getirdi. Anayasa Mahkemesi, iç hukuk yollarını tüketmeden, yapılan başvuruları kabul etti. Yani, siyasi bir tercih yaptı. Siyasi bir tercih, her zaman adaleti yaralar."

"ADAMA 'BUYUR KARDEŞİM GEL SEN YAP' DERLER"

Demir, Anayasa Mahkemesinin kuruluşunu, yine siyasi irade yani meclisin belirlediğinin altını çizerek "Anayasa mahkemelerinin, idarenin takdir yetkisine karışmamaları gerekiyor. İdarenin takdir yetkisine karıştığınız zaman, 'adama buyur kardeşim gel sen yap' derler. İdarenin takdir hakkına karışmayan bir anayasa mahkememiz olması lazım" dedi.

Demir, 2010 yılında, Anayasa'da yapılan değişiklikle, Hakimler Ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 10 üyesinin seçim ile göreve geldiğini, 2010 yılında, bu Anayasa Değişikliği sırasında, kendisinin de buna bir dahlinin olduğunu söyledi.

"ŞU AN HSYK'NIN KURULUŞUNDA HİÇ SORUN YOK"

Demir, şöyle devam etti: "Ben 16 saat boyunca televizyonda bu değişikliği anlattım. Anayasanın değişikliği hususunda, bu millete tavsiyelerde bulundum. Bundan hiç pişman değilim. Şu an HSYK'nın kuruluşunda hiç sorun yok. Yani 10 üye buradan gelmeli, bir kısmını Yargıtay seçmeli, bir kısmını Cumhurbaşkanı seçmeli, bunda bir sorun yok. Sorun, o zaman da hem milletimizi hem de yargı mensuplarını kandıran Paralel Yapıcı arkadaşlardan çıktı.

O zaman, hükümetimizin içine de başka kurumlarda sızdıkları gibi, yani emniyet, istihbarat, milli eğitim, Sağlık Bakanlığı gibi. Bu kurumlarda da sızdıkları gibi, hükümetin içine sızarak hükümeti iğfal ederek bakanlık listesi adı altında bir liste oluşturdular. HSYK adaylarını, bakanlık listesi olarak belirlediler ve bakanlık listesi olarak belirledikleri arkadaşların tamamını maalesef imam arkadaşlar belirlemiş.

"21 ÜYENİN 13'Ü BU PARALELCİ YAPIDAN"

Yargının imamları belirlemiş. Şu anda, HSYK'da en az 13 tane yani 21 üyenin 13'ü, bu paralelci yapıdan oluşmaktadır. Çünkü, 17 ve 25 aralık darbe teşebbüsünden sonra, çünkü ben bunu televizyonda da söylediğim için rahatlıkla söylüyorum. Bu bir darbe teşebbüsüdür. Darbe teşebbüsüne kalkışan hakim savcılar var diye, bu ülkenin başbakanı dahil, birçok medya talepte bulunduğu halde, HSYK 'bunlar kimmiş, bu yargıda darbeye teşebbüs eden hakim savcı kimmiş bunları bir araştıralım' diyeceğine, hükümetin çıkarttığı bir yasal düzenleme aleyhinde bir bildiri yayınladı. Yani bir nevi, yargıya teşebbüs eden zevata destek anlamına gelen bir bildiri yayınladı bu 13 arkadaşımız."

"17 VE 25 ARALIK DARBE TEŞEBBÜSÜNE KALKIŞABİLEMELERİNİN SEBEBİ..."

HSYK'nın hesap vereceği başka bir kurumun olmadığını belirten Demir, "HYSK, kendi soruşturmalarını dahi kendi yapıyor. Bu imkansız bir şey. Ama zamanında planlı ve projeli yapılmıştır. Onlar biliyordu bu şekilde ele geçireceklerini. Peki HSYK'yı ele geçirince ne yaptılar? HSYK'yı ele geçirdikten sonra bu arkadaşlar, bütün özel yetkili mahkemelerin başkan, üye ve başsavcılarını kendi adamları olarak tabir ettikleri kişilerden oluşturdular. İşte, 17 ve 25 aralık darbe teşebbüsüne kalkışabilmeleri, buna cesaret edebilmelerinin temel nedeni budur" diye konuştu.

"YARGININ EN ÖNEMLİ STRATEJİK YERLERİNİ ELE GEÇİRDİLER"

17 Aralık sonrası gelişmelere değinen savcı Demir, şöyle devam etti: "Aslında, bütün yargıya hakim değiller. Ancak, yargının en önemli stratejik yerlerini ele geçirdikleri için, 17 ve 25 aralık soruşturma adı altında, bir hükümeti devirmeye yönelik, bırakın birkaç kişinin yolsuzluğunu, bütün hükümetin eylem ve işlemlerini, bunu medya kamuoyuna yansıtamadı 17 ve 25 Aralık soruşturmalarının kapsamı bir darbe teşebbüsünden de öte darbe sonrası soruşturmasına benzeyen bir soruşturmadır. Yani darbe olmuştur, darbeden sonra ne yaparsınız, önceki hükümetin eylem ve işlemlerini soruşturma altına alırsınız.

"2 YIL BOYUNCA DIŞARIYA BİR TEK IŞIK DAHİ SIZMAMIŞTIR"

İşte, 17 ve 25 Aralık dosyalarının mahiyeti budur. Hükümetin bütün ihaleleri, milletin bütün büyük iş adamlarının tamamı soruşturma altına alınmıştır. Bunlar, 2 yıl boyunca takip edilmiş ve dinlenmiş. Ve ne yapmışlar? 2 yıl boyunca dışarıya bir tek ışık dahi sızmamıştır. Buna MİT de dahildir. MİT'in dahi hiç haberi yoktur. Ne zamana kadar? 17 Aralık'a kadar. Peki, bu emniyet ve yargı, 17 aralık tarihine kadar ışık sızdırmadan bu soruşturmaları yaptığına göre, bu delillerinin hiçbirini de sızdırmayabilirdi, 18 Aralık'ta bakıyorsunuz, bütün belgeler, deliller, tapeler, dinlemeler, izlemeler çarşaf çarşaf medyada. Derdin ne? Dertleri belli hükümeti yıkmaya çalışıyorlar"

"BAŞBAKAN HAKLIDIR VE DOĞRU YAPMIŞTIR"

Yapılan toplantıda bir gazetecinin, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın diyaloğunu sorması üzerine Demir, "Başbakan haklıdır ve doğru yapmıştır" yanıtını verdi.

Bir başka basın mensubunun "CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun hakkınızda söylemiş olduğu yorum ve eleştiriler var. Bu konu hakkında neler söyleyeceksiniz" yönündeki sorusuna da Demir, "Sayın Kılıçdaroğlu'na ben cevabımı verdim. Medyada da yer aldı, dava açacağımı söyledim. Bunun dışında da fazla bir şey söylemek istemiyorum" diye cevap verdi.

Toplantının ikinci bölümü basına kapalı yapıldı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
GG 3 yıl önce

yorumcu sende gerçekleri görmeden ideolojik olarak yazmışsın mantığı zorluyorsun.Her işin bir adabı var birilerine yaranacağım diye böyle davranılmaz Allahı sopası yok böyle hata yaptırır her işin bir temayülü vardır sen bir milletvekilini veya genel başkanı bu şekilde ifadeye çağırırsan olacağı düşeceğin durum bu olur.Hemşerimiz diye hatasıyla kabulenecekmiyiz 30 martta gördük o kadar meydana çıkan aşikare işler karşılığında o P gibimi olmalıyız bunumu demek istiyorsun.

Avatar
has46 3 yıl önce

zavallı ede - sınırsız46 bunları niye feyzioğluna da demiyosunuz o kime yalakalık ediyor? hele birde onu deyiverin asıl zavallı olan sizin zihniyetiniz hemşehrine böyle ifadeler kullan diğer taraftan olanlarıda görmezcelikten gel... yazık size savcıyı sürgün gönderdi hsyk ya bir çit sözünüz yok mu? o kadar usulsüzlük oldu buna niye sessiz kalıyorsunuz.. ideolojik düşünceniz bu kadarmı sizi körleştiriyor?

Avatar
realist 3 yıl önce

düzgün biri çıkmaz mı bu memleketten ayıp be kendine saygın yok yaptığın mesleğe hukuka saygın olsun biraz sizin gibi savcılar yüzünden insan adalete de güvenemiyor yeter bıktık yalakalığınızdan!

Avatar
zavallı ede 3 yıl önce

nasıl bir memleketimiz var savcısı valisi hepsi bi yalakalık peşinde yazık sana KAHRAMANMARAŞ ım kimlerin eline kaldın.yahu kardeşim varsa siyasete meğilin varsa istifanı et cübbeni çıkar yap siyasetini kirletme o cübbeyi

Avatar
sınırsız46 3 yıl önce

Cübbeli çıkar da siyaset yap bari!

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126