Kim bu polisi yöneten Kozanlı Ömer?

Hanefi Avcı kitap yazıp Gülen cemaatinin emniyet içinde örgütlendiğini ve bu örgütü Kozanlı Ömer kod adlı sivil bir kişinin yönettiğini öne sürdü. Avcı 'cemaatçi polislerin' Kozanlı Ömer'i Fethullah Gülen'e şikâyet ettiği bir nota kitabında yer verdi. Avcı hakkında anında soruşturma başlatıldı

Kim bu polisi yöneten Kozanlı Ömer?

Hanefi Avcı kitap yazıp Gülen cemaatinin emniyet içinde örgütlendiğini ve bu örgütü Kozanlı Ömer kod adlı sivil bir kişinin yönettiğini öne sürdü. Avcı 'cemaatçi polislerin' Kozanlı Ömer'i Fethullah Gülen'e şikâyet ettiği bir nota kitabında yer verdi. Avcı hakkında anında soruşturma başlatıldı

21 Ağustos 2010 Cumartesi 23:32
Kim bu polisi yöneten Kozanlı Ömer?

İSMAİL SAYMAZ/TOLGA AKINER İSTANBUL/ANKARA - Eski Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanı ve Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı bir kitap yazarak Fethullah Gülen cemaatinin birçok kurumda olduğu gibi, emniyette de ”˜İttihat ve Terakki' benzeri bir örgütlenmeye sahip olduğunu öne sürüyor. Bizzat emniyet içerisinde İstihbarat ve KOM şubelerinde yaygın bir örgütlenme bulunduğunu, bu örgütü ”˜Kozanlı Ömer' kod isimli Osman Hilmi Özdil adlı bir sivilin yönettiğini iddia ediyor. Avcı, bu savına, emniyet içerisindeki Fethullahçı bir grup polis tarafından ”˜Kozanlı Ömer'i şikâyet etmek için Fethullah Gülen'e yazıldığı iddia edilen bir notu kaynak gösteriyor. Hanefi Avcı, dün piyasaya çıkan ”˜Haliç'te Yaşayan Simonlar / Dün Devlet Bugün Cemaat' adıyla yayımlanan kitabında Gülen cemaatinin MİT, ordu, emniyet, yargı, maliye, basın ve siyasette örgütlü olduğunu iddia etti. Emniyetteki örgütlenmenin özellikle İstihbarat ile KOM şubelerinde hayli yaygın olduğunu kaydeden Avcı, şunları söylüyor: ”˜Talimat, cemaatten' “Her kritik birimde cemaatin irtibatı ve sorumlusu yer almış, İstihbarat ve KOM ve diğer birimlerin bilgi işlem birimleri büyük oranda cemaatten oluşmuştur. Emniyete ait tüm arşiv ve bilgiler cemaat arşivine taşınmıştır. İstihbarat ve KOM'da teknik ve amir kadro büyük oranda cemaat elemanı konumunda veya cemaatten gelen talimata uymaktadır.” İlk delil, 2002'de Avcı'nın, emniyetteki örgütlenmeye ilişkin ilk gösterdiği örnek, 4 Ağustos 2002'de Elazığ Sivrice'de bir camide unutulan çantadan çıkan dokümanlar... Avcı'nın savına göre, çantanın sahibi, Ahmet Şahinalp ismindeki maden mühendisiydi. Mühendis olmasına rağmen özel eğitim kurumunda öğretmenlik yapan Şahinalp, çantadan çıkan dokümanlara bakılırsa, Elazığ, Bingöl, Tunceli ve Malatya gibi kentlerdeki emniyet örgütlenmesinin yöneticisiydi. Çantadan bölgedeki polislerin, isim, adres ve telefonları, temas kurulacak kişiler, bazı polis amiri ve müdürlerinin tayin yerleri ve özel durumları hakkında notlar çıktı. İmamlar her yerde Avcı, cemaatin her kurumu ”˜imam' adını verdiği bir kişi eliyle yönettiğini ifade ederken, “Öğrendiğim kadarıyla MİT, ordu, yargı ve milletvekilleri içerisinde imam konumunda kişiler bulunmaktadır” diyor. Ve cemaatin emniyetteki imamının da ”˜Kozanlı Ömer' kod adlı Osman Hilmi Özdil olduğunu açıklıyor. Polislerin şikâyeti Sivil bir kişi olan Özdil'in, ya da kod adıyla ”˜Kozanlı Ömer'in, dolayısıyla emniyetteki cemaat yapılanmasının varlığına ilişkin ikinci bir kanıt olarak, kendi deyimiyle ”˜Çok yeni ve güncel' bir belgeye yer veriyor. Belgenin, emniyet içerisinde Kozanlı Ömer'den rahatsızlık duyan Fethullahçı polisler tarafından, Fethullah Gülen'e verilmek üzere kaleme alındığını iddia ediyor. Özdil, bu belgede, ”˜Ömer bey' diye anılıyor. Bu not kitapta şu şekilde yer alıyor: ”˜Cemaatin teşkilat sorumlusu' * MİT ve askeri istihbarat Ömer beyi gerçek adıyla bilmekte, takip etmektedir. Emniyette görev yapan üst düzey yetkililerden Emin Aslan, Sabri uzun, Hanefi Avcı, Hüseyin Özalp gibi devletin önemli merkezleriyle irtibatlı kişiler de Ömer beyin teşkilat sorumlusu olduğunu bilmektedirler. Başbakan'ın yakınında * Başbakan'ın çok yakınında bulunan M.A. tarafından da Ömer bey teşkilatın imamı olarak bilinmektedir. * Masrafları Başbakanlık örtülü ödeneğinden karşılanan ve İçişleri Bakanlığı Sivil Toplum Kuruluşlarını Destekleme Derneği'nin il temsilcileri ve merkez koordinatörleri Ömer Beyin emniyet teşkilatına bakan ekibi tarafından oluşmaktadır. Teşkilat mensuplarıyla yapılan ikili görüşmeler zaman zaman bu dernek merkezinde yapılmaktadır. Teşkilatla ilgilenen sivillerin bir kısmı ve eşleri Samanyolu Koleji, Turgut Özal Derneği, Maltepe Dersanaleri ve özel okullarımızda görev yapmaktadır. Arkadaşlarımızdan sorumlu siviller bürokraside ve değişik birimlerde istihdam edilmektedir. Tedbirsizler * Görevli sivil şahısların resmi arkadaşları tanımaları, lojmanlara ve işyerlerine gelerek görüşme yapmaları, cenazelere katılmaları, toplu yerlerde özel teveccühe mazhar olmaları neticesinde fiziki ve teknik takip ile deşifre olmuşlardır... Bir taraftan, ”˜Aman evinizde bir kitap, bir cd, bir Kuran ve bir cevşen olsun, dersler 4 kişiyi geçmesin' diye tahşidat yapılırken, diğer yanda ağabeylerin tedbire aykırı davranışları soru işaretleri oluşturmaktadır. * Resmi arkadaşlardan alınan operasyon bilgileri doğrudan bilgi notu formatında hizmetle irtibatlı yerlerde yayınlatılmaktadır. İl Emniyet Müdürü'nün bilgisi olmadan aktif haber isimli internet sitesinde gizli konuların yayımlanması nedeniyle arkadaşlarımızı ve hizmet hedef haline getirilmiştir. ABD'yi ziyaret * Ömer bey ve ekibinin büyük çoğunluğunda Kuranı Kerim, Sünnet ve eserlere ilişkin müktesebat resmi arkadaşlarımızı tatmin etmekten uzaktır. Ekibin zaman zaman ABD'ye Büyüğümüzü ziyaret dışında bir beslenme mekanizması bulunmamaktadır. Himmetler ne oluyor? * Resmi arkadaşların maaşlarıdan toplanan himmetlerin kullanımında gerekli özen gösterilmemektedir. * Arkadaşlarımız kaba davranışları kabullenmeme istikametinde bir tavır sergilediklerinde pervasızca; ”˜Biz sizin daire başkanlarınızı bile fırçalıyoruz, niye alınıyorsunuz' demektedirler. Ömer beyin bir olaya kızıp kontrolden çıktığında, ”˜İmam benim, her türlü tasarrufta bulunurum, Hocaefendiye sormak zorunda da değilim' deme cüretkârlığında bulunabilmektedir. Herkes hizmete düşman oldu * Şu anda bizim dışımızdaki her kesim hizmete düşman konumuna gelmiştir. * Hizmetteki büyük ağabeylerimiz ile çeşitli kurumlardaki arkadaşlarımızın telefonları Ömer beyin talimatı ile dinlenmiştir. ”˜İhbar ediyorum, İstihbarat Dairesi'nde cemaatin suç aletleri var' Hanefi Avcı'nın kitabında yer alan Fethullah Gülen cemaatine yönelik bazı iddialar şöyle: BENİ DE DİNLEDİLER: İçişleri Bakanı Beşir Atalay'dan randevu aldım. İstihbarat Dairesi'nin kanunsuz dinleme yaptığını hatta yalnızca beni değil birçok kişiyi dinlediğini, özellikle emniyet ve İçişleri Bakanlığı yöneticilerini isim vererek dinlediklerini söyledim. BAŞBAKAN HAREKETE GEÇMEDİ: Başbakan'ın Başdanışmanı'na olayı anlattım. Cemaatin nerelere kadar sızdığını, ülkenin güvenliğini ve insanların özgürlüklerinin tehlikede olduğunu anlatmaya çalıştım. Zaman geçmesine rağmen hareket görmeyince bu kitabın bir an önce yazılması gerektiğine inanıp yazmaya karar verdim. KİM YÖNETİYOR?: Manzara korkunç; devlet adamları devleti yönetmiyor, Emniyet Genel Müdürü ve İçişleri Bakanı haklı olduğunu bildiği kişiyi, doğruluğundan emin olduğu davayı savunamıyor. EMNİYET'TE CEMAATİN SUÇ ALETLERİ VAR: Şimdi açıkça adres veriyorum, hukuksuz dinleme ve izlemeler var, bunları dilekçemde belirttim. İstihbarat Dairesi'nde cemaatin özel cihazları, elde ettikleri her türlü kanunsuz dinleme materyalleri mevcut, buralar neden aranmaz? Kozmik odanın aranmasında kimliği belli olmayan bir ihbarcı vardı, burada açıkça ihbar ediyorum. İstihbarat Daire Başkanlığı'nda arama yapılsa, demirbaşa kayıtlı olmayan cemaatin kendine ait özel dinleme ve izleme aletleri bulunacağından hiç tereddüdüm yoktur. BAYKAL'IN KASETİ: Baykal'ın gizli kamerayla çekilen görüntülerini içeren kaset olayını kim yaptı, niçin yaptı? Baykal başbakan adaylarından biriydi. Baykal başbakan olsaydı ve ülke için kritik karar arifesinde birileri çıkıp elimizde bu görüntüler var, eğer şöyle davranmazsanız bunları kamuoyuyla paylaşacağız deseydi durum ne olurdu? Acaba kaç bakan, kaç genel müdür, kaç komutan veya onların eşleri ve çocukları hakkında da bu veya benzeri görüntüler mevcuttur? Bu olayın ilk benzeri Ankara DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel'e yönelik hazırlanmıştı, bugün bu olayı cemaatin yaptığından en ufak şüphem yok. DEVLET ELE GEÇİRİLMİŞ: Devlet bir örgütün elemanlarınca ele geçirilmiş. Olay bir örgütün, cemaatin devlet içerisindeki elemanları vasıtasıyla yürüttüğü örgütsel bir faaliyettir, karşımızdaki kişiler polis, hâkim ve savcı değil, örgütün-cemaatin elemanlarıdır. ERGENEKON'UN VARLIĞI ŞÜPHELİ: Ergenekon'un varlığı konusunda yazılı belge, örgütsel faaliyet sayılabilecek bazı ilişkiler varsa da eylemleri konusunda hiçbir ciddi emare yoktur. DANIŞTAY'A DELİL YOKTU: Polisin istihbarat birimlerindeki Ergenekon'u ortaya çıkarma çabasına tüm vahim olayları Ergenekon'a bağlama şeklindeki cemaatten gelme anlayış eklenince bir anda Danıştay olayı ciddi hiçbir delile dayanmadan Ergenekon'a bağlandı. İLK OPERASYON: Adli işlemlerde ilk anormallik Van Rektörü Yücel Aşkın hakkındaki dava ve Şemdinli iddianamesi ile başladı ama o an pek fark edilmedi. ”˜Emniyet Müdürleri cemaat kurbanı' Hanefi Avcı kitabında son dönemde görevden alınan emniyetteki üst düzey isimlerin cemaatin kurbanı olduğunu öne sürüyor. SABRİ UZUN'U CEMAAT TASFİYE ETTİ: Onun her isteneni yapmayacak, istendiği gibi iş yaptırılamayacak biri olduğunu anlaşan cemaat değişmesini istemiş, adına sahte raporlar düzenlenip hakkında asılsız ihbar mektuplarıyla yapratılmak istenmiş, astları tarafından takip edilerek eldre edilen bilgiler farklı yerlere servis edilmişti. DANIŞTAY-ERGENEKON BAĞI YOK: Danıştay olayında faillerin Ergenekon'la ilişkilendirilmesini Ahmet ve Şammaz (Demirtaş) yani İstanbul İstihbarat Şubesi desteklememiştir. Bunun yanlış olduğunu, eldeki delillerle böyle bir bağlantının kurulamayacağını, aksine Alparslan Arslan'ın eylemden önce ve sonra Şeyh Salih Kunter ile irtibat kurduğunu savunmuşlardır. EMİN ASLAN KOMPLO KURBANI: Emin Bey'e (bir uyuşturucu kaçakçısı ile ilişkisi olduğu için yargılanan eski Emniyet Genel Müdür Yardımcısı) komplo kuruldu. Emin beye yönelik dosya Emniyet'te oluşturulurken, daha sonra dosyaya bakacak olan Savcı Mehmet Berk'in bilgi sahibi olması sağlandı. Dosyanın Savcı Berk'e düşmesi sağlandı. MUSTAFA GÜLCÜ CEMAATE TAVIR ALMIŞTI: (Gülcü) teşkilat içerisindeki cemaatçi yapıya karşıydı ve çok şiddetli biçimde buna tavır alıyordu. Fakat aynı zamanda hükümetin de iyi adamıydı. Neden silinmesine göz yumuldu. Gülcü Ergenekon operasyonları dolayısıyla mahkemenin sorduğu soruya, istenenin aksine, bu örgütün kayıtlarda olmadığını yazmıştı. Avcı: Bütün yazdıklarım belgeli İçişleri Bakanlığı, Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı hakkında ”˜devlet memuru olmasına karşın izin almadan kitap yazdığı' gerekçesiyle inceleme başlattı. Avcı “Yazdıklarımızın hepsi ya belgeli ve yaşanmış olaylar” dedi. Kitaba ilişkin dün basında çıkan haberler üzerine İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın talimatı üzerine incelemeyi yapmak üzere iki mülkiye başmüfettişi ile bir polis başmüfettişi görevlendirildi. İncelemenin Avcı'nın devlet memuru olmasından dolayı ”˜izin almaksızın kitap yazmış ve yayınlamış olmasından dolayı' 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na muhalefetten başlatıldığı öğrenildi. Müfettişler inceleme sonucunda, Avcı'nın sözkonusu yasaya muhalefetini sabit görürse, İçişleri Bakanı'nın onayı ile inceleme soruşturmaya dönüşecek, soruşturma sonucunda hazırlanacak rapor Avcı'nın aleyhine çıkarsa açığa alınacak, ardından da yargılanacak. ”˜Bekliyordum' Avcı bu konuda sorulara dün “Soruşturma açılabileceğini tahmin ediyordum, bunu bekliyordum” yanıtını verdi. Avcı, kitapta yazdıklarının çoğunun birebir yaşadığını ve belgelere dayandığını söyledi. Avcı, “Hesap veremeyeceğim bir şey yok. Belge olmadan söylediğim bir şey de yok. Hepsi belgeli, yaşanmış olaylar. Kitabın yayımlanmasından sonra başıma değişik şeylerin gelebileceğini tahmin edebiliyorum” dedi. Hanefi Avcı kimdir? Dün piyasaya çıkan ”˜'Haliç'te Yaşayan Simonlar / Dün Devlet Bugün Cemaat' kitabıyla gündeme gelen Hanefi Avcı Susurluk dönemindeki sözleriyle çeteyi deşifre edenlerin başında geliyordu. Açığa alındı, tutuklandı ama görevine geri döndü. Hanefi Avcı Kahramanmaraş'ta 1956'da doğdu. Ankara Polis Koleji'nden sonra Polis Enstitüsü'nü ve 1980 yılında da Ankara Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Başkomiser olduğu 1983'te ünlü altın kaçakçılığı dosyasını ortaya çıkardı. Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkan Yardımcısı'yken Susurluk Komisyonu'na verdiği ifadelerle dikkat çekti. Susurluk komisyonun'da birçok siyasetçi, mafya babası, devlet görevlisinin adını zikreden Hanefi Avcı, bu beyanlarından ötürü suçlandı. Hanefi Avcı, 1997'de Genelkurmay'ı dinleme skandalına adı karıştığı gerekçesiyle başka göreve atandı, daha sonra açığa alındı. Avcı, açılan bir davada MİT Müsteşarlığı'nın telefonlarını deşifre ettiği gerekçesiyle yargılanıp tutuklandı. Kısa bir süre sonra serbest bırakılan Hanefi Avcı, emniyetteki görevine mahkeme kararıyla geri döndü. Avcı, 2003 yılında Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı'nda bulundu. 2005'te geçici olarak Edirne İl Emniyet Müdürlüğü'ne atandı. Kapıkule operasyonu 2006'da asaleten Edirne İl Emniyet Müdürü olarak göreve başladı. Kapıkule Gümrük Kapısı'nda çok sayıda memurun katıldığı yolsuzluk ve rüşvet operasyonuna imza attı. Hanefi Avcı son olarak Haziran 2009'da Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü'ne atandı. Ve burada görev yapmaya devam ediyor. RADİKAL Bu arada Fethullah Gülen avukatı aracılığıyla bir açıklama yaparak hakkındaki iddialara cevap verdi. Fethullah Gülen'in avukatı Orhan Erdemli, Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'nın kitabındaki iddialara yönelik haberlerle ilgili açıklama yaptı. İddiaların bütün devlet kuruluşlarını ve idarecilerini zan altında bıraktığı dile getirilen açıklamada, "Gülen, şahıslarla, kurum ve kuruluşlarla, politik hesaplarla değil; fikirler âlemiyle alakadardır. Düşüncelerinin ve faaliyetlerinin eksenine insanı ve evrensel değerler çerçevesinde insanlığa hizmeti koymuş olup, yasalara aykırı hiçbir faaliyeti de bulunmamaktadır." denildi. Daha önce de Gülen'in 'illegal bir örgüt kurarak devletin tüm kurumlarını ele geçirmek ve yönetmek'le suçlandığını hatırlatan Erdemli, "Bu tür iddialara ilişkin olarak açtığımız birçok dava sonucunda, iddiaların gerçek dışılığı kesinleşmiş, yargı kararlarıyla kanıtlanmış ve iddia sahipleri çeşitli ceza ve tazminatlara mahkum edilmiştir. İddiaların sadece 'duyumlara' dayalı olarak ileri sürülmüş olması da manidardır. Üstelik, Sayın Deniz Baykal tarafından bizzat açıklama yapılan bir konuda dahi müvekkilimi suçlamasına anlam vermekte zorlanıyoruz." ifadelerini kullandı. zaman

Anahtar Kelimeler:
Cemaatin
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mert 6 yıl önce

hanifi bey koskoca emniyet amirisin niye bunca yıl hiç kılını kıpırdatmadın. sebebini ben size söyleyim arkadaşlar makam sevdası, koltuk sevdası, acaba millet vekili yaparlarmı onun hesabı var bu adamda.

Avatar
zorlu genç 6 yıl önce

biz bunları biliyoruzda anlatamıyordukki millete millet kömür sevdasına düşmüş neylesin cemaati.bir arkadaşda kayırma moduna girmiş güleni.madem allah sevgisi var bu adamda neden atatürkün sesini degiştirip küfürler ekleyip etüt derslerinde ögrencilerine izlettiriyorlar arkadaşım?

Avatar
KÜRŞAT46 6 yıl önce

Sayın Avcı'yı açık yüreklilikle bunları dile getirdiği için kutluyorum. Bildiğim avcı belgesiz könuşmaz

Avatar
H. Hüseyin Akçırı 6 yıl önce

Doğruları yazabilen bir cesur yürek çıktı! Suçlama ve iftiralardan değil, doğru tespitlerden ibaret bu kitap. Ama gelin görün ki bu yazarı da kara listeye alacaklar, kitabı da..

Avatar
Servet Hancı 6 yıl önce

Bugüne kadar neden beklemiş beyefendi acaba?
Ayrıca Baykal ın kasedinin kimin işine yaradığı ortada, cemaatle ne bağlantısı var bu olayın !!!
Neyse gerçeklerin er-geç ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu var, bekleyim görelim...

Avatar
öggeş emminin torunu 6 yıl önce

Türkiye sevdalısı koca yürekli adam Saygıdeğer Hanifi AVCI beyi saygıyla ayakta alkışlıyorum...

Avatar
ŞİMALYILDIZI 6 yıl önce

bence hanifi bey dosdogru söylüyor edirne emniyet müdürlüykende 96 rüşvetyiyen gümrük personelini enselemedimi . syın müdürüm dogru ve gerçekleri söylüyor.

Avatar
mehmet caN 6 yıl önce



Şamil Tayyar (Star Gazetesi Ankara Temsilcisi): Hanefi Avcı'nın son kitabını gazetelere haber olmadan önce okudum. Baştan sona zırvalamış. Bir öfke ile veya stratejik bir hesabın parçası olarak kaleme alınmış. 1997 yılında Susurluk Komisyonu'nda ilk kez Veli Küçük'ü deşifre eden bir şahsın 13 yıl sonra Veli Küçük'ün de yargılandığı Ergenekon'u, Balyoz'u ve tüm çete opherasyonlarını aklamaya çalışmasının mantıki izahı yoktur. Uyuşturucu kaçakçılığı iddiası ile Emin Aslan'a kefil olan, eski istihbaratçı Sabri Uzun ile birlikte hareket eden ve emniyetteki yakın arkadaşları tutuklanan Avcı, kendisinin de benzeri bir operasyonla tutuklanabileceği paronayasına kapılmış olabilir.

Avatar
yavuz 6 yıl önce

bence doğru bu adam yaşayarak anlatıyor. neyi nerede yaşıyor. amerikada yaşayarak anlatıyor. hiç bir devirde bir islam alimi ecnebi memleketine hicret etmemiştir. herşey anlaşışacak ama çok geç olduktan sonra. Rabbül alemin yardımcımız olsun.

Avatar
DOĞRUSÖYLER 6 yıl önce

hiç bir olay ömür boyu gizli saklı kalmamış her zaman bir vesileyle ortaya çıkmış zamanı geldi varsa birşeyle ortaya çıkacak korkusu olmayan oturur izler olayları

Avatar
mustafa 6 yıl önce

geçen yıl polislik sınavı mağdurlarındanım aslında her yıl olan bir olay ama geçen yıl 120 sorunun 104 tanesi birebir aynısı cemaatciler tarafından dağıtıldı her yıl dağıtılıyor bir arkadaşım ilk önce istanbula gitti orda soruları aldı daha sonra sorular çalındığı için ve yüksek miktarda sınava girenler full çektiği için sınav iptal oldu ve sınav tekrarlandı ikinci sınavda aynı benzer olaylar ve sonuçlar malum

Avatar
NUR-U VATAN 6 yıl önce

Bir an tüm düşüncelerden sıyrılıp düşünsek ya doğruysa......Geçmiş olsun...

Avatar
ÖnEMLİ DEĞİL 6 yıl önce

hocaefendi rabbini o kadar seviyor ve her yerde Onu ve peygamberimizi anlatıyorki hayranım.bu asırda bu derece Rabbimizi ve Efendimizi anlatan kaç kişi var.yıllar önce lisedeyken maraşlı bir cami imamı hocamızın dediği şu lafı unutmam.hocamızın anlattığı her şeyi ben de biliyorum ama o yaşayarak anlatıyor.şimdi maraşlıymış polis müdürüymüş kitap yazmış prim yapmak istemişmiş para kazanmakmıymış derdi yoksa birilerindenmi korkuyormuş her neyse rabbini bu kadar seven birine iftira atmışta o insanların rabbi bunu görmüyormu.bu mübarekleri üzenlere sadce acıyorum.maraş böyle insanlarında pek prim yapmadığı bir şehirdir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126