Kobani eylemlerinde öldürülen Kaçeroğlu'nun davası başladı

İzmir’in Bornova ilçesinde 7 Ekim 2014 tarihinde, IŞİD’in Kobani’ye saldırması sebebiyle düzenlenen gösterilerde silahla vurulduktan sonra linç edilen ve linç anı polis kameralarınca kaydedilen Ekrem Kaçeroğlu ile ilgili dava, 8. Ağır...

Kobani eylemlerinde öldürülen Kaçeroğlu'nun davası başladı

İzmir’in Bornova ilçesinde 7 Ekim 2014 tarihinde, IŞİD’in Kobani’ye saldırması sebebiyle düzenlenen gösterilerde silahla vurulduktan sonra linç edilen ve linç anı polis kameralarınca kaydedilen Ekrem Kaçeroğlu ile ilgili dava, 8. Ağır...

25 Mart 2015 Çarşamba 17:08
Kobani eylemlerinde öldürülen Kaçeroğlu'nun davası başladı
İzmir’in Bornova ilçesinde 7 Ekim 2014 tarihinde, IŞİD’in Kobani’ye saldırması sebebiyle düzenlenen gösterilerde silahla vurulduktan sonra linç edilen ve linç anı polis kameralarınca kaydedilen Ekrem Kaçeroğlu ile ilgili dava, 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Duruşmada haklarında kasten adam öldürme suçlamasıyla ömür boyu hapis cezaları istenen tutuksuz sanıklar Kubilay A., Murat K., Reşit A. ve Suat D., olaylarda hayatını kaybeden 38 yaşındaki Kaçeroğlu’nun yakınları ve tarafların avukatları hazır bulundu.

Kimlik tespitinin ardından duruşma, sanık savunmalarıyla başladı. Olaylardan sonra tutuklanan ve 59 gün cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilen sanık Murat K., semtlerinde bu tür olayların ilk kez yaşanmadığını söyledi. Kahvehanede oturduğu sırada bir arkadaşının telefonuyla eylemci grupların evlere saldırarak taş attığından haberdar olduğunu, korkuyla evine gittiğini anlatan Murat K., "Gördüklerim karşısında şoka girdim. Yüzleri gözleri kapalı insanlar vardı. Evlerin bahçelerine girmişlerdi. Yakaladıklarını dövüyorlardı. Evin önünde beklerken nereden geldiğini bilmediğim silah sesleri duydum. Tanıdığım birçok insanın atılan taşlar nedeniyle başlarının kanadığını gördüm. Kalabalık dağıldı. Silah sesleri kesilince biraz ilerledim. O sırada kavga çıktı, herkes birbirine vuruyordu, Bana da bu sırada taş geldi. O psikolojiyle tekme attığımı hatırlıyorum." dedi. Mahkeme Başkanı Nilüfer Öncel, "Yerde hareketsiz yatan kişiye neden tekme attın?" diye sordu. Sanık Murat K., "Onunla ilgili pişmanlığını vicdanımda yaşadım. O an korkmuştum, bir anlık psikoloji ve korkuyla yaptım. Şahsın durumunun ciddi olduğu ve vurulduğundan haberim yoktu. Daha sonra olay yerini terk edip evde beklemeye başladım. Şahsın hastaneye nasıl götürüldüğünden de haberim yok. Aramızda bir husumet de yok. Ben bu olaya karıştığımdan ötürü pişmanım." diyerek kendini savundu. Olaylar sırasında sanıklardan Suat D.'nin elinde bir kurusıkı tabanca olduğunu ve havaya iki el ateş ettiğini de belirten sanık Murat K., kendisine olay yerinden uzaklaşmasını söylediğini, sanıklar Kubilay A. ve ağabeyi Reşit A.'yı ateş ederlerken görmediğini, Reşit A.'nın elinde tüfek olduğunu görüntü ve fotoğraflardan gördüğünü belirtti.

Tutuksuz sanıklardan Kubilay A. da olayların yaşandığını gün dört arkadaşıyla kahvede oturduklarını, bu sırada TOMA araçlarının geçtiğini gördüklerini, arkadaşlarının gitmek istemesine rağmen kendisinin bunu kabul etmediğini söyledi. Bu sırada babasının arayarak ortalığın karışık olduğunu söyleyip eve gelmesini istediğini belirten Kubilay A., "Eve giderken 25-30 kişilik kalabalık grup taş atarak üzerimize geliyordu. Korkup ara sokağa kaçtık. Yanımızdaki bir arkadaşın ayağına taş geldi. 150 kişilik grup etrafı taşlayarak bizim eve doğru geliyordu. Bizim eve gelmemizin sebebi doğulu olmamız ve onlara katılmamızdı. Ağabeyim Reşit'i üç kişinin, evlerinin bahçesinde dövdüğünü gördüm. Bunun üzerine eve girmedim, gelen seslere doğru yöneldim. Onlar bize taş atınca biz de attıkları taşları alarak karşılık verdik. Bir saat sürdü bu taşlaşma." dedi.

'HAREKETSİZ YATANA MI GÜCÜN YETTİ?'

Ağabeyini dövülürken gördüğü için psikolojisi bozulduğu anlatan sanık Kubilay A., bu sebeple yerde hareketsiz yatan kişiye elindeki sopayla vurmak istediğini ancak başka bir kişiye denk geldiğini söyledi. Mahkeme Başkanı Öncel, "Hareketsiz yatana mı gücün yetti?" diye sordu. Sanık Kubilay A., gördükleri karşısında psikolojisinin bozulduğunu belirtti. Daha sonra sopayı elinden gitsin diye attığını, ardından evine doğru yöneldiğini ifade etti.

Mahkemede savunma yapan sanık Suat D. de kahvehanedeyken evlerine saldırı yapıldığı haberi üzerine arkadaşlarıyla o tarafa yöneldiklerini, yolda yoğun biber gazından etkilendiğini söyledi. Evleri taşlayan karşı gruptaki kişilerin kendilerine bir şeyler atması üzerine kendilerinin de onlara aynı şekilde taş atarak karşılık verdiklerini belirten Suat D., grubun dağılması için kurusıkı tabancasıyla havaya bir iki el ateş ettiğini, başka yerde ateş edip etmediğini hatırlamadığını söyledi. Karşı gruptan kişilerin elinde de tabanca, pompalı tüfek, molotof, çivili sopa gibi şeyler olduğunu, ateş ettiklerini iddia eden Suat D., kendisinin de şikayetçi olduğunu belirtti.

Sanık Reşit A. da evine gittiğinde bahçelerinde eli sopalı üç dört kişi olduğunu, eve girmeye çalıştıklarını gördüğünü ve bu kişilerle boğuşmaya başladığını anlattı. Sanık Reşit A., "Beni darp ettiler, gömleğim parçalandı. Mahallelinin seslerinin yükselmesiyle kaçmaya başladılar. Eşimi eve soktuktan sonra mahalleliye yardım etmeye gittim. Kimisi molotof atıyordu. Baktım mahalleyi bitirecekler. Ya ölecek ya kendimizi koruyacaktık. Babamın evine gittim. Dedemden kalma, babama ait olan tek fişekli tüfeği alıp dışarı çıktım. TOMA yanımdan geçerken havaya bir el ateş ettim. Daha sonra tüfeği ikiye katlayıp koltuğumun altında pazaryerine gittim, daha sonra eve gidip tüfeği yerine bıraktım." dedi. Reşit A., karşı grubunun evlerine saldırmasının sebebinin, Karslı olmalarına rağmen o gruba katılmamaları olduğunu iddia etti.

'KENDİM VE ÇOCUKLARIM ADINA ŞİKAYETÇİYİM'

Maktul Ekrem Kaçeroğlu'nun eşi Dilşah Kaçeroğlu da insanların ölmemesi için kocasının eyleme katıldığını, kendisi ve çocukları adına şikayetçi olduğunu, davaya katılmak istediğini belirtti.

Duruşmadan önce İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Kaçeroğlu'nun yakınları ve HDP İzmir İl Eş Başkanı Cavit Uğur'un katılımıyla bir basın açıklaması yapıldı. Kaçeroğlu'nun ölümünde sorumluluğu bulunanların cezalandırılması istendi.

OLAY

7 Ekim 2014'te, terör örgütü IŞİD’in Kobani'ye yönelik saldırılarını protesta eden kişilerin Bornova’da yaptığı eyleme polis müdahale etmiş, eyleme katılan 38 yaşındaki Ekrem Kaçeroğlu, kimliği belirsiz kişilerin açtığı ateş sonucu yaralanmıştı. Yerde hareketsiz yatan Kaçeroğlu, karşıt görüşlü kişilerce linç edilmek istenmişti. Ağır yaralı halde Ege Üniversitesi Hastanesi'nde yoğun bakım ünitesinde tedaviye alınan Ekrem Kaçeroğlu, 10 Ekim'de hayatını kaybetmişti. Olaylar, polis kameraları tarafından görüntülenmişti. Olaylardan sonra R.A. ve kardeşi K.A. ile akrabaları olan S.D. ve M.K. gözaltına alınmıştı. İzmir 4. Sulh Ceza Hakimliği, Kaçeroğlu’nun ne şekilde ve kim tarafından yere düşürüldüğünün bilinmediği belirtip yerdeyken yaralıya eylemde bulunduklarından K.A. ve M.K.'nin tutuklama kararı vermiş, silahla ateş eden R.A. ve S.D.'yi, Kaçeroğlu'na yönelik eylemde bulunduklarına dair yeterli, güçlü delil elde edilemediğinden tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakmıştı. Tutuklu M.K. ve K.A. da itiraz üzerine İzmir 3. Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla serbest kalmıştı. İddianamede, sanıklar K.A., M.K., R.A. ve S.D.'nin, adam öldürme suçlamasıyla ömür boyu hapsi istenmişti.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126