Ölen hasta için doktora 2 buçuk yıl hapis verildi, o da paraya çevrildi

Adana’da ayağındaki uyuşma nedeniyle götürüldüğü hastanede ağrı kesici iğne vurulduktan bir kaç gün sonra hayatını kaybeden Gülseren Dağtekin'in (28) ölümüyle ilgili yargılanan Dr. E.D. 2 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum edildi. Bu...

Ölen hasta için doktora 2 buçuk yıl hapis verildi, o da paraya çevrildi

Adana’da ayağındaki uyuşma nedeniyle götürüldüğü hastanede ağrı kesici iğne vurulduktan bir kaç gün sonra hayatını kaybeden Gülseren Dağtekin'in (28) ölümüyle ilgili yargılanan Dr. E.D. 2 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum edildi. Bu...

12 Şubat 2015 Perşembe 18:14
Ölen hasta için doktora 2 buçuk yıl hapis verildi, o da paraya çevrildi
Adana’da ayağındaki uyuşma nedeniyle götürüldüğü hastanede ağrı kesici iğne vurulduktan bir kaç gün sonra hayatını kaybeden Gülseren Dağtekin'in (28) ölümüyle ilgili yargılanan Dr. E.D. 2 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum edildi. Bu ceza 18 bin 200 lira para cezasına çevrildi. Hukuk mücadelesini sürdüren genç kadının eşi Zeki Dağtekin (33), Adana 2. İdare Mahkemesi’nde Sağlık Bakanlığı aleyhine tazminat davası açtı. Devam eden davada bilirkişi, yasalara göre kadınların aktif çalışma dönemi olan 58 yaşı ve Gülseren Dağtekin’nin 67 yaşına kadar yaşayabileceğini öngörerek, mahkemeye 148 bin 79 lira tazminat önerdi. Eşini kaybeden Dağtekin, kendileriyle en çok ilgilenen Dr. E.D.'nin soruşturulmasına izin verilmesine tepki göstererek, "Evet, ihmali var; ama ölümde tek başına suçlu o değil. Çünkü o görevi gereği üstünü çağırdı. Gelen doktor da eşime yüzeysel bakıp, eve yollayarak ölüme sürükledi. Diğer hastaneler de kusurlu. Bu bir süreçteki bütün doktorlar suçludur.” diye tepki gösterdi.

Zeki Dağtekin’nin anlatımına göre, 2011’in Kasım ayında eşi 1 çocuk annesi Gülseren Dağtekin sol bacağında bir şişlik meydana geldi. Kadın, önce Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi götürüldü. Burada doktorlar, şişliğin kandaki pıhtıdan dolayı olabileceğini belirterek, Dağtekin’i acilen Seyhan Uygulama Merkezi'ne sevk edip, tedavi sürecini başlattı. İki, üç aylık tedavi sonrası ilaçların dozajı azalttırılarak, kadının tedavisi sonlandırıldı. 6 Haziran 2012’de Gülseren Dağtekin, sol bacağında ‘uyuşma’ şikayeti ile uyandı. Aile, tekrar Seyhan Uygulama Hastanesi’ne başvurdu. Ancak burada ilgili poliklinikteki yoğunluk dolayısı ile Gülseren Hanım, –ilk teşhisin konulduğu– Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne nakil edildi. Burada Dr. E.D. iddiaya göre, ağrının migrenden dolayı olabileceğini söyleyerek, hastaya ağrı kesici iğne vurdu. Kendine gelen kadının yürümesindeki anormalliği fark eden Dr. E.D. hastanedeki başka bir uzman olan M.M.’yi tavsiye etti. İki doktorun muayenesi sonrası taburcu edilen Dağtekin, evde ağırlaşınca yakınları başka özel ve kamu hastanelerini dolaştı. Ancak, Dağtekin 11 Haziran’da hayatını kaybetti. Kocası Zeki Dağtekin, eşinin vefatı üzerine doktorlar hakkında suç duyurusunda bulundu. Açılan davada Dr. E.D. 'Taksirle ölüme sebebiyet vermek' suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı ve bu ceza paraya çevrildi. Zeki Dağtekin, soruşturmada sadece Dr. E.D. için izin verilmesine karşı çıkarak, “Bütün suç E.D.ye yükleniyor. Hâlbuki eşimle en çok ilgilenen bu doktordur. Evet, ihmali var; ama ölümde tek başına suçlu o değil. Çünkü o görevi gereği üstünü çağırdı. Gelen doktor da eşime yüzeysel bakıp, eve yollayarak ölüme sürükledi. Diğer hastaneler de kusurlu. Bu bir süreçteki bütün doktorlar suçludur.” dedi.

İki bilirkişi ve bir doktor hakkında yaptığı suç duyurusu üzerine savcılığın soruşturma başlattığını aktaran Dağtekin, Sağlık Bakanlığı aleyhine ise Adana 2. İdare Mahkemesi’nde dava açtıklarını hatırlattı. Bu davada bilirkişinin 300 bin TL.’nin tutarın farklı kriterler nazara alınarak 150 bin TL.’ye düşürüldüğünü açıklayan Dağtekin, şunları söyledi: “11 yıllık eşimin hayatı150 bin TL. olarak belirledi. Demek ki Türkiye’de insan hayatı bu kadar ucuzmuş. Buna da bir itirazımız olmayacak. Asıl meselem para değil; insan hayatının tekrar bu şekilde hiçe sayılmamasıdır. Doktorların ihmali yüzünden insanlar ölmemeli. Numune Hastanesi eşimin ölümünden asıl sorumlu kurumdur. Çünkü hastane yeni yerine taşınıyor. Kapıları dar olduğu için onarıma giren Acil Servis, eski yerinde bırakılıyor. Acil servisteki doktorlarda gelen hastalara iğne vurup, gönderiyorlar. Bu şekilde eşim ölüme sürüklendi. Başka bir hastaneye gönderilip, yatışı yapılsaydı eşim bugün hayatta olacaktı. Söz konusu skandala da bilirkişiler ve soruşturmaya izin vermeyen başhekimler de imza atmışlardır.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126