Ömer Faruk Gergerlioğlu: Çözüm süreci Erdoğan'ın hırsına kurban edilmemeli

'Barışa Söz Ver' kampanyası kapsamında düzenlenen toplantıda konuşan Yazar Ömer Faruk Gergerlioğlu, çözüm sürecinin Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Öcalan ve Hakan Fidan ekseninde inşa edilemeyeceğini söyledi. Gergerlioğlu, “Profesyonel...

Ömer Faruk Gergerlioğlu: Çözüm süreci Erdoğan'ın hırsına kurban edilmemeli

'Barışa Söz Ver' kampanyası kapsamında düzenlenen toplantıda konuşan Yazar Ömer Faruk Gergerlioğlu, çözüm sürecinin Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Öcalan ve Hakan Fidan ekseninde inşa edilemeyeceğini söyledi. Gergerlioğlu, “Profesyonel...

09 Nisan 2015 Perşembe 15:28
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Çözüm süreci Erdoğan'ın hırsına kurban edilmemeli
'Barışa Söz Ver' kampanyası kapsamında düzenlenen toplantıda konuşan Yazar Ömer Faruk Gergerlioğlu, çözüm sürecinin Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Öcalan ve Hakan Fidan ekseninde inşa edilemeyeceğini söyledi. Gergerlioğlu, “Profesyonel bir müzakere şekline büründürülmediği müddetçe Türkiye’nin barışı yakalaması son derece zordur. Çözüm süreci Tayyip Erdoğan’ın başkanlık hırsına, histerisine kurban edilmemeli.” dedi.

Barış ve Adalet Koalisyonu ve Mazlumder İstanbul Şubesi öncülüğünde organize edilen Barışa Söz Ver kampanyası kapsamında bir toplantı gerçekleştirildi. Taksim Hill Otel’deki toplantıya Bülent Somay, Cafer Solgun, Emine Uçak Erdoğan, Erol Katırcıoğlu, Furkan Dzapş, Halil Ergün, Korhan Gümüş, Naci Sönmez, Nilüfer Uğur Dalay, Ömer Faruk Gergerlioğlu, Ramazan Beyhan, Roni Margulies, Selami Gürel, Ufuk Uras ve Zeynep Tanbay katıldı.

Toplantıda, barıştan vazgeçilemeyeceğine ve çözüm sürecinin seçim kampanyalarına kurban edilmemesi gerektiğine vurgu yapıldı. Toplantında konuşan Ömer Faruk Gergerlioğlu, savaş ateşinin küllenmeye yüz tuttuğunu belirtti, “Bundan sonra yapmamız gereken ya bu küllenmeye yüz tutan ateşi söndürmek, bitirmek ya da o ateşin üzerine benzin dökmek. Bu ikisini yapmak da çok kolay. Biz olumsuz seçeneği tercih edersek bu ülke büyük bir yangın yerine döner, geri dönülmez bir aşamaya geliriz.” şeklinde konuştu.

Toplumun her kesiminin barışa büyük bir özlem duyduğunu ve taliplerinin de bu yönde olduğunu söyleyen Gergerlioğlu, “Barış önüne geçilemez büyük bir arzu haline gelmiştir. Bu Nevruz’da da ortaya çıkmaktadır. Batı’da da insanların gerek bilincinden gerek bilinçaltında çok net bir şekilde yükselen bir istektir. Batıdaki ulusalcı kesimler bile barıştan son derece memnundur. Şu anda barıştan çark eden kaybeder. İster devlet ister PKK barıştan çark ettiği anda kaybeder. Çünkü toplumda barış isteği çok yüksek seviyeye çıkmıştır.” ifadelerini kullandı.

‘BARIŞ KİŞİLER ÜZERİNE İKAME EDİLMİŞ GİBİ’

Çözüm süreci aşamasında bazı gelgitlere şahit olunduğunu kaydeden Gergerlioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dolmabahçe mutabakatı, Cumhurbaşkanı’nın hükümete söylediği sözler… Burada şunu görüyoruz; barış sanki kişiler üzerine ikame edilmiş gibi. Yani Tayyip Erdoğan, Abdullah Öcalan ve Hakan Fidan’sız bu iş olmaz gibi. Böyle bir şey olamaz. Barışı tesis etmenin dünya çapında evrensel usulleri, bilimsel yöntemleri vardır. Çatışma çözümleri denen bilimsel usuller vardır. Hakikatleri araştırma komisyonu, müzakere yöntemi… Siz bunları bırakıp adeta köylüce bir girişim ile ‘Ben Erdoğan’ım Fidan’dan vazgeçmem, işte Öcalan ile başa baş konuşurum’ gibi metotlarla gidemezsiniz artık. İnsanız, herkes de fanidir. İnsanların ölümü ile bu süreç bitemez ve bu profesyonel bir müzakere şekline büründürülmediği müddetçe Türkiye’nin barışı yakalaması son derece zordur.”
Başkanlık tartışmalarının çözüm sürecini etkileyeceğine dikkat çeken Gergerlioğlu, “Tayyip Erdoğan’ın başkanlık büyük tartışmalara neden olacak görüldüğü kadarıyla. Toplumun bilinçaltı da bunu kabul etmiyor. İster AK Parti tabanı olsun, ister farklı partiler. Başkanlık sistemi konusunda ciddi muhalefet olduğunu gözlemliyoruz. Çünkü bu toplum artık demokrasi istiyor ve demokrasiden uzaklaşılacağını düşündüğü metotları reddediyor. Ben şunu söylemek isterim; çözüm sürece Tayyip Erdoğan’ın başkanlık hırsına histerisine kurban edilmemeli.”

UFUK URAS: TÜRKİYE’DE ERDOĞAN’I DENETLEYECEK MÜESSESE YOK

Siyasetçi Ufuk Uras ise barışın yolunun denetim mekanizmalarının iyi işletilmesinden geçtiğine vurgu yaptı. Dolmabahçe mutabakatına değinen Uras, “Dolmabahçe mutabakatı mı dersiniz mutabakatsızlığımı dersiniz; oradaki çerçevenin kendisi geri dönülmez bir adım. Tıpkı Nevruz’da verilen mesajlarda olduğu gibi. Dolmabahçe mutabakatına sırt dönülmesinin nedeni, siyasi partilerin yüzlerini seçime dönmeleri. Barışın olmadığı yerde kaos olur. Seçimlerde bir rekabet olacaksa, kimin daha çok barışı savunduğu üzerinden rekabet olmalı, kavmiyetçililik üzerinden rekabet olmamalı. Meclis kapandığı için Meclis’te bir komisyon kurmak teknik olarak mümkün değildi. Kurulacak bütün komisyonlar yeni dönem Meclis’i tarafından şekillendirilecekti. O yüzden PKK’nın da ön koşulsuz mutlaka bu konferansı toplaması somut adımlar atma yönünde girişimlerini ertelememesi gerektiğini düşünüyorum.” açıklamasında bulundu.

“Cumhuriyet devletin şekli, esas sorun içeriği” diyen Uras, sözlerini şöyle sürdürdü: “Seçimlerde bir kere daha militarist bir cumhuriyetten mi barıştan mı otoriter bir cumhuriyetten mi yanayız tartışacağız ve hiç unutmayalım ki Türkiye’de bugün Tayyip Erdoğan’ı denetleyecek herhangi bir müessese ve güç yok. Barışın yolu bu karşılıklı denetim mekanizmalarının inşasından geçiyor.


Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126