Ortadoğulu aydınlar: Suriye’de iç savaş silahla değil, masa başında çözülür

Fatih Üniversitesi ve İstanbul Enstitüsü'nün işbirliğiyle hazırlanan ‘Ortadoğu Aydınları Türk Dış Politikasını Nasıl Algılıyor?’ başlıklı çalışmaya katılan aydınlar, Suriye’deki iç savaşın masa başında çözülebileceğini...

Ortadoğulu aydınlar: Suriye’de iç savaş silahla değil, masa başında çözülür

Fatih Üniversitesi ve İstanbul Enstitüsü'nün işbirliğiyle hazırlanan ‘Ortadoğu Aydınları Türk Dış Politikasını Nasıl Algılıyor?’ başlıklı çalışmaya katılan aydınlar, Suriye’deki iç savaşın masa başında çözülebileceğini...

07 Temmuz 2015 Salı 15:53
Ortadoğulu aydınlar: Suriye’de iç savaş silahla değil, masa başında çözülür
banner203
Fatih Üniversitesi ve İstanbul Enstitüsü'nün işbirliğiyle hazırlanan ‘Ortadoğu Aydınları Türk Dış Politikasını Nasıl Algılıyor?’ başlıklı çalışmaya katılan aydınlar, Suriye’deki iç savaşın masa başında çözülebileceğini düşünüyor. Suriye’de önceliğin ateşkes olması gerektiğini ifade eden aydınlar, Ankara ile Esed iktidarının arabuluculuk için birlikte hareket etmeleri gerektiği uyarısında bulunuyor. Aydınlar, Ortadoğu'da bir Kürt devletinin kurulmasını istemiyor.

Çalışma, Mecidiyeköy’deki Fatih Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi’nde (FÜSEM) kamuoyu ile paylaşıldı. İstanbul Enstitüsü Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Savaş Genç, Türkiye’nin Ortadoğu’daki algısı üzerine çalışma yaptıklarını söyledi. Çalışmanın İran, Irak, Filistin, Fas, İsrail, Libya, Mısır, Suriye ve Tunus gibi ülkeleri kapsadığını kaydeden Genç, her ülkeden yaklaşık 50 kişi olmak üzere, toplamda 500'ün üstünde kişi ile yüz yüze ve internet üzerinden görüşüldüğünü aktardı. Görüşülen kişiler, siyaset-bürokrasi, basın-yayın, sanayi-ticaret, finans-hizmet, akademi, araştırma merkezleri ve sivil toplum örgütleri mensuplarından oluştuğunun altını çizdi.

Raporda Türkiye’nin ‘Arap uyanışı’ sürecinde daha aktif ve dengeli bir dış politika yürüttüğünü savunanlar kadar, bu politikaların esasında Ankara’nın kapasitesinin çok üstünde hedefler olduğunu iddia edenler de mevcut. Türkiye askeri ve ekonomik güç kapasitesini aşan dış politika hedeflerine mi odaklanmaktadır? sorusuna aydınların yüzde 47’si 'evet' cevabını veriyor.

ORTADOĞU’DA TÜRKİYE SEMPATİSİ AZALIYOR

Fatih Üniversitesi’nin geçen yıl yaptığı anket çalışması ile son çalışmanın karşılaştırılmasında Ortadoğu’da Türkiye sempatisinin giderek azaldığı tespit ediliyor. 2013 yılında Türkiye’ye olan sempatilerinin yüzde 18 olduğu, 2015’te bu oranın yüzde 15’e düştüğü belirtiliyor.

‘ANKARA VE ESED AYNI MASAYA OTURMALI’

Ortadoğulu aydınlar, ‘Türkiye Suriye sorununun çözümünde nasıl bir rol oynamalı?’ sorusuna yüzde 40 oranında önceliğin ateşkes olması ve Suriye’nin akıbetinin masa başında kararlaştırılmasını öneriyor. Aydınların önemli bir kısmı ise sorunun Ankara ve Esed iktidarının arabuluculukta birlikte hareket etmesiyle çözülebileceğini vurguluyor. Bu beklentide Türkiye’nin Ortadoğu’daki etkinliğini artırabileceği değerlendiriliyor.

MISIR İLE İLİŞKİLER NORMALLEŞMELİ

Ankara ile Kahire arasındaki ilişkilerin hangi eksende seyretmesi gerektiği sorusuna aydınların yüzde 27’si ilişkilerin normalleşmesini talep ediyor. Yüzde 21 ise Mısır ve Türkiye’nin partner ülke olarak hareket etmesini öneriyor. Sisi yönetimine karşı Türkiye’nin mesafeli durmasını önerenlerin oranı ise yüzde 9 kalıyor.

IŞİD İLE SADECE ASKERİ YÖNTEMLERLE MÜCADELE EDİLEMEZ

Ortadoğu aydınları, ‘Sizce IŞİD ile nasıl mücadele edilmeli?’ sorusuna yüzde 27,4 oranı ile IŞİD ile sadece askeri yöntemlerle mücadele edilemez yanıtını veriyor. Yüzde 27,3’ü ise askeri operasyonların ancak muhaliflerle birlikte Batılı güçlerin birlikte mücadele etmesi durumunda netice alabileceğini vurguluyor. ‘IŞİD sizce önemli bir aktör olarak Ortadoğu’da varlığını sürdürebilecek mi?’ sorusuna aydınların yüzde 29,9 oranında evet yanıtı vermesi dikkat çekiyor. Yüzde 13,2’si bu soruya nötr kalarak yanıt verirken yüzde 37,7 si ise bu iddiaya kesinlikle katılmadıklarını ifade ederek IŞİD’in geçici bir aktör olduğunu savunuyor.

ORTADOĞU’DA BİR KÜRT DEVLETİ İSTENMİYOR

IŞİD ile mücadele varlığını güçlendiren PYD ve Suriye Kürtlerinin devlet ya da kanton talepleri meşruiyet kazanmaya başladı. Ortadoğu’nun gizli gündem maddesi olarak tekrar tartışılmaya başlanan Kürt devleti konusunda aydınların yüzde 26,8’i, Ortadoğu’da bağımsız bir Kürt devleti olmalı cevabını veriyor. Bu soruya yüzde 16.1’i çekimser kalırken yüzde 35,7’si bağımsız bir Kürt devletine karşı olduklarını ifade ediyor. Bağımsız bir Kürt devletine öncelikli olarak olumlu bakan ülkeler Irak, İsrail, Filistin ve Libya geliyor.

TÜRKİYE’NİN IŞİD İLE MÜCADELESİ YETERLİ DEĞİL

AK Parti iktidarına getirilen en önemli eleştirilerin başında IŞİD olmak üzere bölgedeki terörist ilan edilen örgütlere karşı mücadeleye yeterince destek vermediği yönünde. Aydınların yüzde 45,6’sı AK Parti iktidarının teröristlerle mücadeleye yeterli desteği vermediklerini düşünüyor. Yüzde 19,1 Ankara’nın terörist örgütlere karşı verdikleri mücadeleyi yeterli bulurken yüzde 17,6’sı da kararsız kaldığını ifade ediyor.

Rapor sonuçlarını yorumlayan Selim Savaş Genç, “Nerdeyse her iki aydından birinin Türkiye’nin Ortadoğu’da vuku bulan terörist faaliyetlere yönelik yeterince mücadele etmediği, yeterince etkin olmadığını düşünüyor. Buradan, Türkiye teröre destek veriyor anlamı çıkmaz. Terörist gruplara karşı çok daha etkin mücadele edebilir ama kapasite ve konumunu bu anlamda noktada kullanmıyor görüşü hakim.” dedi.

Türkiye’nin Suriye ile savaşarak hiçbir şey elde edemeyeceğini ifade eden Genç, “Türkiye’nin Suriye ile savaşabilirim demesi berbat bir Suriye politikası olduğunun en büyük referansıdır. Suriye’de çarpışabilirim, sınır ötesi harekat yapabilirim demesi, Türkiye’nin Suriye’de b planının olmadığının en büyük delilidir. Yani hatalı ve öngörüsüz bir Suriye politikası yapmıştır. Sahaya inince, Küresel aktörlerin Libya’da olduğu gibi Suriye’de sahaya inerek hızlı bir şekilde netice alıp yeni bir yönetim kurup, Tunus gibi başarıya ulaşabilecekleri bir yol haritasının olmadığını gördük.” diye konuştu.

Suriye’deki kanı durdurmanın yolunun diplomasiden geçtiğini söyleyen Genç, şöyle devam etti: “Buradan silahla elde edilebilecek bir zafer yok. Silah ve çatışma uzadıkça bizim tezlerimiz de zayıflıyor. 2 – 3 sene önce diplomasinin çok daha rahat netice alabileceğini söylerken şimdi bir de üçüncü bir aktör var işin içinde IŞİD. Sadece Esed’le anlaşmanız, uzlaşmanız ve Suriyelilerin hayatını kurtaracak bir yol haritası çizmeniz yeterli gelmiyor. 3 ay önce çatışmamak, savaşa girmemek için türbesini söküp alan ve Kürt bölgesinin olduğu yere nakleden Türkiye, şimdi savaşmak için niçin bahane arıyor? Yani bu son 3,5 ayda, son 4,5 yılda olmayan ne oldu?”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126