Osmanlı dinlemelere karşı böyle tedbir almıştı

Osmanlı Sarayı, devletin en yüksek idare organı olduğu için Sadrazamlarla, vezirlerin, devletle ilgili padişahlarla görüştükleri konuların gizli kalmasını sağlamak amacıyla burada sağır ve dilsizler istihdam edilmişti.

Osmanlı dinlemelere karşı böyle tedbir almıştı

Osmanlı Sarayı, devletin en yüksek idare organı olduğu için Sadrazamlarla, vezirlerin, devletle ilgili padişahlarla görüştükleri konuların gizli kalmasını sağlamak amacıyla burada sağır ve dilsizler istihdam edilmişti.

26 Şubat 2014 Çarşamba 20:55
Osmanlı dinlemelere karşı böyle tedbir almıştı

Emre Gül/ Dünya Bülteni/ Tarih Dosyası

Osmanlılarda özellikle devlet sırlarının korunması açısından dinlemelere ve sızmalara karşı ne gibi tedbirler alınmıştı?

Osmanlı Sarayı, devletin en yüksek idare organı olduğu için Sadrazamlarla, vezirlerin, devletle ilgili padişahlarla görüştükleri konuların gizli kalmasını sağlamak amacıyla burada sağır ve dilsizler istihdam edilmişti. Fatih Sultan Mehmed devrinde başlayan bu uygulama ile birlikte devlet sırlarının işitilmesi ve yayılmasının önüne geçmek amaçlanmıştı. “Bi-zeban” denilen bu görevliler,  sarayda ve sefer zamanlarında önemli tebliğlerde hizmet görürlerdi. Saraydaki koğuşların her birinde üçer beşer bi-zeban bulunurdu. Örneğin XVI­I. asır son­la­rın­da En­de­rûn ko­ğuşÂ­la­rın­da dil­siz­ler­den on ta­ne bulunmaktaydı. Devlet için önemli olan sırların korunmasında veya mahremiyet gerektiren durumlarda kullanılan bu görevliler Tanzimat'tan sonra da istihdam edilmiş ve bu uygulama günümüzde de devam etmekte.

Osmanlı Devleti'nin kuruluş devrinden itibaren var olan Divan-ı Hümayun, devlet işlerinin ve meselelerinin görüşüldüğü kuruldu. Fatih Sultan Mehmet ”˜e kadar padişahların bizzat başkanlığında toplanan bu kurul daha sonra Sadrazam'ın riyasetine bırakılmış bu dönemden itibaren padişahlar, toplantı salonu üzerinde kafesle ayrılan bir hücrede oturarak müzakereleri takip etmeye başlamışlardı. Görüşmelerin tamamlanmasının akabinde Sadrazam ve ilgili kurul üyeleri belirli günlerde Arz Odası denilen mekâna sıra ile girerler padişah da hepsini dinleyerek müzakerelerin özetini alırdı. İşte Divan-ı Hümayun toplantılarında ve Arz Odası'nda görüşmeler başlayınca mekânın içindeki ve dışındaki çeşmeler açılır, akan suyun içeride ve dışarıda çıkarttığı şırıltılar konuşmaların dışarıdan dinlenilmesini engellerdi.

 

 Kaynaklar: 

İlber Ortaylı, Osmanlı Sarayı'nda Hayat, İstanbul, 2014. Ali Karaçam, Osmanlı'yı Cihan Devleti Yapan 150 Sır, İstanbul, 2001. Ekmeleddin İhsanoğlu( Editör), Osmanlı Devleti ve Medeniyeti Tarihi, İstanbul, 1994.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126