Osmanlı Hayranlığından Rahatsız Olanlara Bir Kaç Kelâm

Toplu taşıma araçlarının, insanları bir yerden bir yere taşıma faydası dışında da faydası var.

Osmanlı Hayranlığından Rahatsız Olanlara Bir Kaç Kelâm

Toplu taşıma araçlarının, insanları bir yerden bir yere taşıma faydası dışında da faydası var.

12 Haziran 2012 Salı 00:04
Osmanlı Hayranlığından Rahatsız Olanlara Bir Kaç Kelâm
Toplumun gündemdeki olayların yansımasını da toplu taşıma araçlarında seyahat edenlerin sohbetlerinden anlayabiliyorsunuz. Geçen gün, toplu taşıma aracında, (daha açık söylemek gerekirse bir dolmuşta) seyahat ediyorum. İki kişi konuşuyor. Mecburen dinlemek zorundasınız. Herkes dip dibe oturuyor. Duymamak mümkün değil. Duyduk bir kere. Duyduklarımızdan bir makale çıktı. Faydası oldu. Dolmuştaki adam, arkadaşına; “Osmanlı Hayranlığı aldı başını gidiyor. Dün akşam yine TV'de Osmanlı Hayranlığını anlatan program ve konuşmalar vardı. Osmanlı Hayranlığına tahammül edemiyorum. Hemen TV'yi kapattım. Başka kanala geçtim” dedi. Dolmuştaki o adam belli ki Osmanlı'yı bilmiyor ve bilmek de istemiyor. Neyse, Osmanlı'yı seven sever, sevmeyen sevmez. Herkesi düşünceleri ile baş başa bırakıyorum. Ancak, o gün dolmuştaki o konuşmaları duyduktan sonra, aklımdan bazı sorular geçti. İşte o sorular: “Hayranlık niye vardır? Niye hayran olunur? Durup dururken hayran olunur mu? Yıkılalı ve yerine bir Devlet kurulalı üzerinden 90 yıl geçtiği hâlde, Osmanlı'ya özlem ve sevgi varsa, bunun ana nedir acaba?” İşte asıl bu sorular üzerinde düşünmek gerek. Hayranlık, başta olumlu ve güzel bir durum için duyulan saygı ve sevgi karışımı bir duygudur. Yani, bir insan bir insana hayran ise, o insanda olumlu ve güzel hasletler var demektir. Başka hayranlık nedenleri var mıdır? Olmaz olur mu? Bir kişi, kendisinde bulunmayan ve başkasında bulunan bir olumlu ve güzel haslet görürse, ona da hayranlık duyar. Başka, başka nedenler var mıdır? Evet, vardır? Bir insan, geçmişte yaşadıkları ve şu an yaşayamadıkları hususlar için de hayranlık duyar. Bu hayranlık, aynı zamanda, bir hasrettir, bir bekleyiştir. Başka, gerekçeler, sebepler var mıdır? Vardır, elbet. Zayıf güçlüye, fakir zengine, ahlaksız ahlaklıya, kötüler iyiye, eğriler doğruya, çirkinler güzele hayrandır. Başka gerekçeler saymaya gerek var mı? Soruları ve cevapları uzatmaya gerek yok. Boş yere ve sırf laf olsun diye hayranlık duyulmaz. Kimse durup durduğu yerde de, elindeki bir değeri bırakıp da başka bir değere bakmaz. Öyleyse, artık şunu belirleyelim, “Osmanlı Hayranlığı boş bir hayranlık değildir.” Yukarıdaki cevaplardan da anlaşılmıştır ki, Osmanlı kendisini hayranlıkla ve hayırla yâd etmemize sebep olacak nice özellikleri olan bir Devletti. Bırakın da hayran olalım ve hayırla yad edelim. Bu da mı yasak! Burada size tüm Osmanlı tarihini anlatacak değilim. 600 yıllık destanının tamamını anlatacak değilim. Osmanlı'nın ben de hayranlık uyandıran özelliklerinden, bir anda aklıma gelenleri burada sıralayacağım. 1-Dünya'ya hükmetmiş bir Bizans ile diğer Anadolu Beylikleri arasında sıkışmış küçük bir Beylikten, klasik söylemle ifade edecek olursak, 400 Çadırdan bir Dünya Devleti çıkartmak, kime nasip olabilir! 2-Dünya'ya hükmetmiş bir Bizans'ı yok ederek, İstanbul'a sahip olmak, Türk Tarihinin en önemli zaferi değil midir! 3-Avrupa'yı asırlarca titretmek ve Viyana'ya kadar zafer üstüne zaferler kazanmak az mıdır! 4-Bir Devlet ki, tek hedefi İla-yı Kelimetullah ve İslam'ı hakim kılmaktır, bundan daha yüksek bir maksat olabilir mi! (Bilmeyenler bilsin, duymayanlar duysun, unutanlar hatırlasın Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Bey şöyle haykırıyor: “Maksadımız Allah'ın dinini yaymaktır. Yoksa kuru kavga ve cihangirlik davası değildir.”) 5- Osmanlı Devleti'ni yıkanların hepsi varlığını Osmanlı'ya borçlu Paşalar değil midir! (Bandırma Gemisinin nasıl görevlendirildiği, O gemide olanların ne için görevlendirildiği bir bir açığa çıktıkça, Osmanlı'nın büyüklüğü bir kez daha anlaşılmaktadır) Yukarıda Osmanlı'ya hayranlık duyulacak 5 maddeyi sıraladım. Hiçbir ayrıntıya girmedim. 600 yıllık şanlı geçmişin ayrıntılarını yazmaya kalksak ciltler dolusu kitaplar meydana çıkar. Evet, bir Devlet'e hayranlık duyuluyorsa, nedeni vardır. Osmanlı Devletine hayranlık duyuluyorsa nedenleri vardır. Bu nedenleri araştırmak ve ona göre davranmak gerekir. Kızmanın ve hayıflanmanın kimseye faydası yok. Gerçekçi olalım ve tarihimizi bilelim. Ecdadının büyüklüğünü görelim.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ahmet Sandal 4 yıl önce

Mer756 rumuzlu Kardeşim Biz Osmanlı'nın kuurluş felsefesine ve mantığına hayranız. Bu hayranlığımız dünyevi maksatlı değil. Osmanlı'nın Kuruluşunda ve yükseleşinde bu matık ve felsefe tam işlemiş, sonra ya az işlemiş ya da hiç işlememiştir. Bu birinci söyleyeceğim. İkincisi de şu, "Osmanlı Devleti'ni yıkanların hepsi varlığını Osmanlı'ya borçlu Paşalar değil midir!" derken Enver Paşa'ları, Talat Paşa'ları, Cemal Paşa'ları da kastettim. İttihat Terakki denilen melun örgütün Paşalarını kastettim. İttihat Terakki şimdiki deyimle "Yıkım Ekibidir." Gelelim üçüncü söyleyeceğime, Osmanlı'nı ganimet maksatlı futuhat gerçekleştirdiğini ima etmişsiniz. Maksatlar yüce olursa, yanında tali maksatlar zaten kendiliğinden gelir. Siz Rabbimin rızasına talip olun, O (cc) size dünyalığı da verir. Ben İla-yı Kelimetullah maksatının zirve bir hedef olduğunu ve bunun yanında altta hedefler bulunabileceğini söylüyorum. İla-yı Kelimetullah hedefinde insaları zorla Müslümanlığa çağırma yoktur. Bu nedenle Yunanistan, Bulgaristan halkının tamamı Müslüman olmamıştır. O bir nasip işidir. Biz tebliğ yaparız görevimiz biter. Dördüncü söyleyeceğim de şudur: Osmanlı yalnız Kulun dahli olan bir sistem değildir. Allah'ın eli devamlı surette adil yöneticilerin omuzundadır ve Allah onlara destektir. Osmanlı ne zaman ki adaleti terk etti, Allah da desteğini çekti. Desteksiz kalan Osmanlı çöktü. Biz Adil Osmanlı'ya hayranız vesselam.

Avatar
MER756 4 yıl önce

Osmanlıya hayran olabilirsiniz.Özellikle de kuruluş ve yükselme dönemlerine hayran olmak gayet doğal. Ancak her konuda olduğu gibi bu konuda da hayranlık mantık sınırları içinde olmalı. Evet 600 yıl yaşamıştır. Ancak bu 600 yılın son 150-200 senesinde yarı sömürge bir ülke olmuştur. 19. yüzyılda maliyesi iflas eden, devlet gelirlerine yabancıların el koyduğu (Duyunu Umumiye),sürekli toprak kaybeden (Mısır, Kuzey Afrika, Kıbrıs,:Yunanistan, Bulgaristan...),bir valisi karşısında (Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa)yenilgiye uğrayan ve ezeli düşmanı Rusya'dan yardım isteyen bir Osmanlıya hayran olunabilir mi? 5. maddede ''Osmanlı Devleti'ni yıkanların hepsi varlığını Osmanlı'ya borçlu Paşalar değil midir!'' demişsiniz. Bu paşalar Osmanlıyı yıkmadı. Osmanlı zaten yıkılmıştı. O paşalar yıkılan devletin küllerinden yeni bir devlet kurdular. Eğer o paşalar olmasaydı b bu gün belki de Anadolu'da Türk kalamayacaktı, ezan dinecekti. 4. maddede söylediğinize de katılmıyorum. Fetihlerin birinci amacı toprakları genişleterek devletin gelirlerini arttırmaktır. sizin söylediğiniz toplumu, askerleri motive etmek için söylenmiştir. Eğer sizin dediğiniz gibi olsaydı bugün Yunanistan, Bulgaristan vb. ülkeler tamamen Müslüman olurdu. Amacım Osmanlıyı küçük düşürmek değil. Zaten böyle bir şeyi istesem de yapamam.Haddimi bilirim. Ben de Osmanlıya (Kuruluş ve yükseliş dönemlerine) hayranım. Ancak hayranlığımız mantık sınırlarını aşmamalı. Unutulmamalı ki bu devlet 1950'li yıllara kadar Osmanlıdan kalan borçları ödemiştir.

Avatar
Hacı Baytal 4 yıl önce

Osmanlıyız Osmanlı. Hem de heyecanlı, capcanlı. Başka ne diyelim Ahmet Bey. Bu heyecanı yitirmeyelim yeter. Tekir'den selamlar. Hacı Baytal

Avatar
Ahmet Sandal 4 yıl önce

Halilciğim doğrudur. Duymamışlar demek ki, Osmanlı'nın sistemindeki güzelliği ve adaleti duysalardı, bilselerdi böyle demezlerdi. Biz de duysunlar diye yazıyoruz. Yazmaya devam edeceğiz İnşaallah. Selamlar Halilciğim.

Avatar
Halil Aydın 4 yıl önce

600 yıl. Ayakta duran bir devlete nasıl olur da hayran olunmaz ki hocam değil mi ama ?

O kulak misafiri olduğunuz kişi veya kişiler Osmanlıyı duymamış, okumamış insanlarmış demek ki.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126