Pak Eğitim İşçileri Sendikası'ndan okul baskınlarına tepki

Pak Eğitim İşçileri Sendikası üyesi bir grup, son dönemde özel okullara yapılan denetimlerin hukuksuz olduğunu belirterek psikolojik baskı oluşturulduğunu söyledi. Sendika yetkilisi Bora Altınay, “Üyelerimizin çalıştığı iş yerlerinde...

Pak Eğitim İşçileri Sendikası'ndan okul baskınlarına tepki

Pak Eğitim İşçileri Sendikası üyesi bir grup, son dönemde özel okullara yapılan denetimlerin hukuksuz olduğunu belirterek psikolojik baskı oluşturulduğunu söyledi. Sendika yetkilisi Bora Altınay, “Üyelerimizin çalıştığı iş yerlerinde...

07 Eylül 2015 Pazartesi 13:11
Pak Eğitim İşçileri Sendikası'ndan okul baskınlarına tepki
banner203
Pak Eğitim İşçileri Sendikası üyesi bir grup, son dönemde özel okullara yapılan denetimlerin hukuksuz olduğunu belirterek psikolojik baskı oluşturulduğunu söyledi. Sendika yetkilisi Bora Altınay, “Üyelerimizin çalıştığı iş yerlerinde oluşturulan algı operasyonunda bürokratlar başta nefret ve ayrımcılık olmak üzere birçok suçu birden işlemektedirler.” dedi.

Pak Eğitim İşçileri Sendikası İstanbul 2 nolu şube üyesi bir grup öğretmen, eğitim verdikleri okullara yapılan denetimleri eleştirdi. Öğretmenler adına açıklama yapan sendikanın İstanbul 2 nolu şube başkanı Bora Altınay, “Pak Eğitim İşçileri Sendikası'na üye olan eğitim emekçilerimizin çalıştıkları iş yerlerine yapılan baskınlarda siyasi iktidarın ve memurlarının işlediği suçları şunlardır.” diyen Altınay, “İfade hürriyetimizi düzenleyen Anayasamızın 25. maddesine göre ‘Herkes düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Kimse düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.’ TCK 271. Maddesinde ifade edilen; işlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delilini uydurana üç yıla kadar hapis cezası verilir. TCK’nın 122. Maddesine göre üyelerimiz ‘nefret ve ayrımcılık suçu’ ile karşı karşıya gelmektedirler. Üyelerimizin çalıştığı iş yerlerini denetim adı altında rahatsız etme, toplum nazarında aşağılama, nefret oluşturma, karalama, ticari faaliyetleri sekteye uğratmaya yönelik baskınlar anayasal güvence altındaki temel haklara açık bir saldırıdır.” şeklinde konuştu.

Toplumun bir kesimini kutuplaştıran bu tür yaklaşımların anayasal suç olduğunun altını çizen Altınay, “Üyelerimizin çalıştığı ekmek teknesi olan iş yerleri ve kurumlar elbette ki yasalar çerçevesinde devlet tarafından denetlenebilir. Ancak devlet hukuksuz teftişlere, haksız rekabete zemin hazırlayamaz. Yasalara göre kurulan işletmelerin oluşturduğu istihdam alanında çalışan emekçilerin mağduriyetlerine sebebiyet veremez. İş yerlerinde eğitim emekçisi üyelerimiz siyasi iktidarların keyfi uygulamaları ile mağdur edilemez.” ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126