Prof.Dr. Eryol: Kaybetme korkusu kalbin en büyük düşmanı

Prof. Dr. Namık Kemal Eryol, stresin kalbi yorduğunu belirterek, ruh ve beden sağlığını olumsuz etkilediğini, kontrol altına alınamadığında yaşamı çekilmez hale getirebildiğine dikkat çekti. Kaybetme korkusunun kalbin en büyük düşmanı...

Prof.Dr. Eryol: Kaybetme korkusu kalbin en büyük düşmanı

Prof. Dr. Namık Kemal Eryol, stresin kalbi yorduğunu belirterek, ruh ve beden sağlığını olumsuz etkilediğini, kontrol altına alınamadığında yaşamı çekilmez hale getirebildiğine dikkat çekti. Kaybetme korkusunun kalbin en büyük düşmanı...

10 Nisan 2015 Cuma 15:54
Prof.Dr. Eryol: Kaybetme korkusu kalbin en büyük düşmanı
banner203
Prof. Dr. Namık Kemal Eryol, stresin kalbi yorduğunu belirterek, ruh ve beden sağlığını olumsuz etkilediğini, kontrol altına alınamadığında yaşamı çekilmez hale getirebildiğine dikkat çekti. Kaybetme korkusunun kalbin en büyük düşmanı olduğunu anlatan Prof. Dr. Eryol, “Stres ile birlikte vücutta yüksek miktarda salgılanan adrenalin, kalp damarlarını adeta tahrip ediyor” dedi.

Memorial Kayseri Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Namık Kemal Eryol, 12-19 Nisan Kalp Sağlığı Haftası’nda kalp sağlığını korumak için stresin kontrol altına alınması gerektiğini vurgulayarak, kalbi yoran gerçek stres kaynağının kaybetme korkusu olduğunu söyledi. Prof. Dr. Eryol, bu korkunun kontrol altına alınmasının kalp sağlığı üzendeki olumlu etkileri hakkında da bilgi verdi.

PSİKOLOJİK VE FİZİKSEL STRES VÜCUT RİTMİNİ DEĞİŞTİRİR

“Stres, insanın dış etkilere karşı gösterdiği reaksiyondur” diyen Prof. Dr. Eryol, şu bilgileri verdi; “Hem ruh hem de beden sağlığı üzerindeki olumsuz etkileriyle kendini gösterir. Fiziksel veya psikolojik stres sırasında kişinin adrenal bezi (böbrek üstü bezi) adrenalin ve kortizol hormonlarını bol miktarda salgılar. Şiddetli fiziksel stres durumlarında yaşamsal öneme sahip olan bu hormonlar kronik psikolojik stres durumlarında hem panik atak gibi psikolojik problemlere hem de yüksek tansiyon, obezite, mide ülseri gibi organik bozukluklara (psikosomatik hastalıklar) yol açabilir.”

'GEREĞİNDEN FAZLA ADRENALİN KALBİ YORAR'

Prof. Dr. Namık kemal Eryol, adrenalin ve kortizol hormonları aslında güne başlamadan sabahın erken saatlerinde fizyolojik ölçülerde salınmaya başlayan ve kişiyi güne hazırlayan hormonlar olduğunu söyledi. Bu yönüyle olmazsa olmaz, vücut için gerekli ve faydalı hormonlar olarak nitelendiren Prof. Dr. Eryol, “Fakat gün içindeki yaşanılan sıkıntılar ve yoğun stres, bu hormonların rutin ritmin dışına çıkarak gereğinden fazla salınacak, psikolojik gerginliği ve enerji tüketimini artırarak; aşırı yorgunluk, isteksizlik, öfke, çarpıntı, göğüs ağrısı, tansiyon yükselmeleri gibi şikayetlere neden olacaktır. Bu da yaşamı çekilmez hale getirecektir” dedi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126