Reşit Haylamaz: Hizmet Hareketi Asr-ı Saadet’in paralelidir

İlahiyatçı Yazar Doç. Dr. Reşit Haylamaz, Hizmet Hareketi'ne ‘Paralel’ denmesiyle ilgili olarak, “Birileri kötülük için ‘paralel’ dedi. Bir paralellik varsa burada vardır. Bu dava Asr-ı Saadet’in paralelidir. Bu Hizmetin hiçbir meselesi...

Reşit Haylamaz: Hizmet Hareketi Asr-ı Saadet’in paralelidir

İlahiyatçı Yazar Doç. Dr. Reşit Haylamaz, Hizmet Hareketi'ne ‘Paralel’ denmesiyle ilgili olarak, “Birileri kötülük için ‘paralel’ dedi. Bir paralellik varsa burada vardır. Bu dava Asr-ı Saadet’in paralelidir. Bu Hizmetin hiçbir meselesi...

23 Ocak 2015 Cuma 09:53
Reşit Haylamaz: Hizmet Hareketi Asr-ı Saadet’in paralelidir
banner203
İlahiyatçı Yazar Doç. Dr. Reşit Haylamaz, Hizmet Hareketi'ne ‘Paralel’ denmesiyle ilgili olarak, “Birileri kötülük için ‘paralel’ dedi. Bir paralellik varsa burada vardır. Bu dava Asr-ı Saadet’in paralelidir. Bu Hizmetin hiçbir meselesi yoktur ki Peygamber Efendimiz'in (sas) bir sözüne, bir takdirine dayılı olmasın. Allah’a ne kadar hamd etmemiz gereken bir yerdeyiz.” dedi.

Peygamber Yolu Derneği tarafından Peygamber Efendimizi (sas) daha iyi tanımak ve tanıtmak için düzenlenen 'Herkes O'nu Okuyor' yarışması kapsamında Bursa’da panel düzenlendi. Elegans Salonları’nda yüzlerce kişinin katıldığı toplantı Kur’anı Kerim tilaveti ile başladı. Programda konuşan İlahiyatçı Yazar Reşit Haylamaz, Efendimiz'in (sas) hayatını anlattı. Peygamber Efendimiz'in (sas) hayatının diyalog içinde geçtiğini vurgulayan Haylamaz, Hizmet’in diyalogla öne çıkması nedeniyle ‘diyaloga’ bile düşman olanlar bulunduğunu belirtti.

“PEYGAMBER EFENDİMİZ'İN (sas) HAYATI BAŞTAN SONA DİYALOGDUR”

Haylamaz, şöyle konuştu: “Peygamber Efendimiz'in (sas) hayatı baştan sona diyalogdur, insanla temastır. Peygamber Efendimiz'in (sas) gösteremezsiniz, dininden dolayı, inancından dolayı irtibatını kestiği bir tane adam yoktur. Kabilesinden, şehrinden, ailesinden dolayı irtibatını kestiği bir tane adam yoktur. Ne müşriklerin arasında, ne ateistlerin arasında, ne Yahudilerin, ne münafıkların, ne Hıristiyanların arasında, üzerini çizdiği, kapıyı yüzüne kapattığı kimse yoktur. Olsaydı kazanamazdı kimseyi.”

“CAMİDEKİ CEMAATİ KESMEYİ CİHADIN EN BÜYÜĞÜ GÖRÜYORLAR”

“Bugün, Peygamber Efendimiz'i (sas) böyle tanıyamayan insanlar, bırakın Ebu Cehillerin peşinden gidip, onlar için üzüntü duymayı, onları din adına aydınlatmayı, camideki cemaati bile bölüp parçalayıp, bir kısmının kellesini almayı cihadın en büyüğü olarak görüyorlar” diyen Haylamaz, şöyle devam etti: “Efendimiz (sas) nerede biz neredeyiz. Biz Peygamber Efendimiz'i (sas) tanımıyoruz. Efendimiz'i (sas) tanısaydık zaten böyle olmazdık. Peygamber Efendimiz'i (sas) tanımaya çok ihtiyacımız var, hepimizin var. Biliyorum diyenin de ihtiyacı var, düşman gözle bakanın da ihtiyacı var.”

“BU DAVA ASR-I SAADETİN PARALELİDİR”

Hizmet Hareketi'nin önemine dikkat çeken Haylamaz, şunları söyledi: “Muhterem hocamız, Asr-ı Saadeti tutmuş, ete kemiğe büründürmüş, Hizmet diye yaşamaya başlamış, etrafına tavsiye etmiş. Bugün dünyanın dört bir yanında böyle bir güzellik yaşanıyor. İnsanların gönlü bu işe dünyanın her yerinde ‘evet’ diyorsa, Asr-ı Saadet’e bu işin kökü dayandığı içindir. Birileri kötülük için ‘paralel’ dedi. Bir paralellik varsa burada vardır. Bu dava Asr-ı Saadet’in paralelidir. Bu Hizmetin hiçbir meselesi yoktur ki Peygamber Efendimiz'in (sas) bir sözüne, bir takdirine dayılı olmasın. Allah’a ne kadar hamd etmemiz gereken bir yerdeyiz. Bu detayı ile Asr-ı Saadet’e bakmayan insanlar bu Hizmet’i anlayamazlar. Anlayamadıkları için meydanlarda ‘Ananas’ türküsü söylerler. ‘Hocanın ne işi var bunlarla’ derler. Diyebilir misiniz ‘Efendimiz'in (sas) ne işi vardı. İnsanın elinden tutmak için. Onların öyle bir derdi yok ki. Şu Hizmet’ten başka dünyanın her tarafındaki insanlarla temas kurup, dinin güzelliğini, Rabbimizi, Efendimiz'i anlatalım düşüncesinde olan kim var? En büyük hedefi birilerinin, 4-5 yılda bir dört köşe seçim sandığı. Halbuki hedefi gönüller olmayan insanlar, bu gönüllüler hareketini anlayamaz.”

“EFENDİMİZ'İN (sas) DÜNYASINDA SAVAŞ HİÇ OLMADI”

Peygamber Efendimiz'in (sas) dünyasında savaş ve şiddete, şiddetle karşılık vermenin olmadığını vurgulayan Haylamaz, Kur’an’da ‘savaş’ kelimesinin ‘sulh’ kelimesinden fazla geçmesini örnek göstererek İslam’ı, ‘şiddeti teşvik eden bir din’ gibi göstermeye çalışan akademisyenlere şu cevabı verdi: “Bu aptallık nedir. Kur’an-ı Kerim, şirke meydan okumak için gelmiş bir kitap. Kur’an’da en çok zikredilen kelimelerden bir tanesi de ‘şirk’tir. Allah müşrikliği teşvik mi ediyor, bu ne aptallıktır.”

“EFENDİMİZ'İN (sas) KATILDIĞI HİÇBİR SAVAŞTA NE KADIN, NE DE ÇOCUK ÖLDÜRÜLMEDİ”

Huneyn Savaşı’nda 6 bin kadın ve çocuğun savaşa katıldığını hatırlatan Haylamaz, Peygamber Efendimiz'in (sas) getirdiği savaş hukuku ve kadın-çocuk konusundaki hassasiyetine dikkat çekti. Haylamaz, “O kadınlar ve çocuklar da Müslümanlara saldırmıştı. Sahabe de kılıcını çekti. Bize göre normal. Fakat Efendimiz'e (sas) göre normal değil. Bu manzarayı gördüğünde, yakınındakilere, ‘onlara ne olur ki ben dememiş miydim, kadınlara ve çocuklara kılıç kalkmayacak’ diye buyuruyor. Yanındakilerden birisi, ‘Ya Resulullah, onlar müşriklerin çocukları değil mi?’ Yani ne mahsuru var demek istiyor. Buna mukabil Efendimiz'in (sas) bir beyanı var, insanı zangır zangır titretiyor. Onun şahsında hepimize söylüyor aslında, ‘Sizin en hayırlılarınız da dünkü müşriklerin çocukları değil miydiniz?’ Bu ne demek, ‘öldürmek esas olsaydı, hanginiz yaşardınız ki’ demektir.” diye konuştu.

Haylamaz, Peygamber Efendimiz'in (sas) bu titizliğinin sonucu olarak onun bulunduğu hiçbir savaşta, ne bir kadın, ne de bir çocuğun ölmediğini belirterek, “Gösterin her şeyden vazgeçerim, gösteremezsiniz.” ifadelerini kullandı.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126