Sanığa 'Gece hayatına düşkün' deyip beraat eden avukata kötü haber

Mahkemeye sunduğu dilekçede 'hakaret, tehdit, konut dokunulmazlığını ihlal etme, hırsızlık, mala zarar vermek' suçlarından yargılanan sanık için kullandığı sözlerin hakaret içerdiği iddiasıyla avukat hakim karşısına çıktı. Mahkeme,...

Sanığa 'Gece hayatına düşkün' deyip beraat eden avukata kötü haber

Mahkemeye sunduğu dilekçede 'hakaret, tehdit, konut dokunulmazlığını ihlal etme, hırsızlık, mala zarar vermek' suçlarından yargılanan sanık için kullandığı sözlerin hakaret içerdiği iddiasıyla avukat hakim karşısına çıktı. Mahkeme,...

01 Mayıs 2015 Cuma 11:35
Sanığa 'Gece hayatına düşkün' deyip beraat eden avukata kötü haber
banner203
Mahkemeye sunduğu dilekçede 'hakaret, tehdit, konut dokunulmazlığını ihlal etme, hırsızlık, mala zarar vermek' suçlarından yargılanan sanık için kullandığı sözlerin hakaret içerdiği iddiasıyla avukat hakim karşısına çıktı. Mahkeme, avukatın beraatine hükmetti. Sanığın temyiz müracaatını değerlendiren Yargıtay ise yerel mahkeme kararını bozdu.

Yargıtay, "Sanık çocuğa örnek olacak bir hayat sürmediği gibi örnek olacak davranışlar da sergilememektedir. Alkol ve gece hayatına düşkünlüğüne devam etmektedir. Hatta sanık hakkında alkollü araç kullanmaktan dolayı iki kez yasal işlem yapılmış ve ehliyetine el konulmuş ve hatta akabinde de sürücü belgesiz araç kullanmaktan yine yasal işlem yapılmıştır." sözlerinin hakaret olduğu gerekçesiyle yerel mahkeme kararını bozdu.

İstanbul'da, 'Hakaret, tehdit, konut dokunulmazlığını ihlal etme, hırsızlık, mala zarar vermek' suçlarından yargılanan sanığın eşinin avukatı mahkemeye müracaat etti. Dilekçesinde sanık için, "Sanık daha önce de yaşadığı gece hayatını bu olaylardan sonra artırmaya başlamış ve gece hayatı, alkol ve aldatmaları artarak devam etmiştir. Sanık, müvekkilimi aleni olarak aldatmaya devam etmiş, bu husus tüm arkadaş ve iş çevresinde bilinir hale gelmiştir. Müvekkilimin sonradan çocuğundan öğrendiği kadarıyla olay günü otelde başka bir kadın ve çocuğumuzla aynı otelde kalmıştır. Çocuğum bu yönlendirmelerle annesine karşı saldırganlaşmış ve 4 Ocak 2010 gecesi sanığın azmettirmesiyle katılanı gece uyurken bıçakla öldürmeye çalışmıştır. Sanık çocuğa örnek olacak bir hayat sürmediği gibi, örnek olacak davranışlar da sergilememektedir. Sanık velayeti aldıktan sonra da alkol ve gece hayatına düşkünlüğüne devam etmektedir. Bu konuda birden fazla yabancı uyruklu bayanla otellerde alem yaptığına dair de yine tanık ve sair delillerimiz mevcuttur. Ayrıca sanık iş hayatında dahi istikrarlı davranamıyor olup, sürekli iş ortağı ve sekreter değiştirmekte olup, bu konularda sürekli yeni iş ortağı veya sekreter konusunda ilanlar vermektedir. Hatta sanık hakkında alkollü araç kullanmaktan dolayı iki kez yasal işlem yapılmış ve ehliyetine el konulmuş ve hatta akabinde de sürücü belgesiz araç kullanmaktan yine yasal işlem yapılmıştır." ifadelerini kullandı.

Avukatın bu sözleri, sanık tarafından yargıya taşındı. Avukat hakkında, Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 'Görevi kötüye kullanma ve hakaret' iddiasıyla dava açıldı. Dava kapsamında avukat beraat etti. Mahkeme kararının davacı avukatı temyiz etti. Dava dosyasını yeniden değerlendiren Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 'Görevi kötüye kullanmak' suçundan mahkemenin verdiği beraat kararını onarken, 'hakaret' suçundan verilen kararın bozulmasına hükmetti.

"AVUKATIN KULLANDIĞI İFADELERİN DAVAYLA İLGİSİ YOK, HAKARET SUÇU İŞLENMİŞTİR"

İddia ve savunma hakkının her türlü etkiden uzak olarak kullanılması esas olduğuna dikkat çekilen Yargıtay kararında, şu görüşler dile getirildi: "Bir davada tarafların yargı mercileri önünde iddia ve savunmalarını hiçbir endişeye kapılmadan serbestçe yapmaları gerekir. Ancak bu serbesti, dava konusu olayın aydınlığa kavuşmasına, bir başka anlatımla, hakkın meydana çıkmasına vesile olması amacına hizmet etmelidir. Böyle olduğu takdirde Anayasa'nın öngördüğü meşru vasıta ve yollara başvurulmuş olur. Ancak, o dava sebebiyle söylenmesinde ve yazılmasında yarar bulunmayan, yani davanın aydınlığa kavuşmasında ve hakkın meydana çıkarılmasında hiçbir olumlu etkisi olmayan hakaret oluşturan yazı ve sözlerin sarf edilmiş bulunmasında meşruluğun varlığı kabul edilemez. Bu gibi durumlarda iddia ve savunma sınırı aşılmış ve dolayısıyla haysiyetler korunmamış olur. Sanık avukatın mahkemeye verdiği dilekçedeki ifadelerin dava ile ilgisi ve yararı bulunmadığı ve savunma sınırının aşıldığı, hakareti oluşturan bu sözler nedeniyle sanığın savunma dokunulmazlığından yararlanmasının mümkün olmadığı, yüklenen hakaret suçunun tüm yasal unsurlarıyla oluştuğu nazara alınmadan, oluşa uygun düşmeyen gerekçeler ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde beraat kararı verilmesi kanuna aykırıdır, hükmün bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir."


Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126