Selim Orhan Keçe'den Sendikalar Üzerine Bir Yorum

Bindirilmiş Kıtalar Oluşumu. Evet, bugün sendikal mücadele, tarihinin en alt düzeyinde bulunmaktadır.

Selim Orhan Keçe'den Sendikalar Üzerine Bir Yorum

Bindirilmiş Kıtalar Oluşumu. Evet, bugün sendikal mücadele, tarihinin en alt düzeyinde bulunmaktadır.

15 Aralık 2008 Pazartesi 00:41
Selim Orhan Keçe'den Sendikalar Üzerine Bir Yorum
banner203
Kitle gösterilerinde görsellik ya da "Medyatik Olmak" Bindirilmiş Kıtalar Oluşumu”¦ Evet, bugün sendikal mücadele, tarihinin en alt düzeyinde bulunmaktadır. Sendikalar sürekli güç kaybetmekte, demokratik kitle örgütlenmeleri sadece gönüllülerin bir araya geldikleri yerler olarak kalmaktadır. Kitleler en basit ve en güncel sorunlarına bile kayıtsız kalabilmektedir. Yaşanılan tarihsel süreç, bu saptamanın doğruluğunu açıkça göstermiştir. Bunlar ismi değişik, söylemi birleşik, içeriği aynı olan oluşumların bir araya geldiği bir şey. Ortada işçinin sendikası yok, delegenin sendikası var. Birilerinin rol verdiği ve güzergahını çizdiği bir anlayışla bunlar sendikacılık yapıyorlar. Bir zamanlar beni kongrede konuşturmadılar indirdiler. Çünkü o delege sistemi olunca ufak bir şey anlatmaya çalışıyorsunuz bindirilmiş delegeler tahammül edemiyorlar. Geri adım atmadım ama sistemi böyle götürüyorlar. Sendikalarda muhalif olanı yaşatmıyorlar. Öyle bir ağır suçlamayla karşı karşıya geliyorsunuz ki”¦ Türkiye'de hiçbir sendikanın kongresinde “mali bütçe” tartışılmaz. Sendikacıların aldığı hizmet ikramiyesini hiçbir üye bilmez. Ortak olunan işletmelerin mali getirileri/karları üyelerine yansıtılmaz. Bunların hiç birisi darbeye karşı çıkmıyor, YÖK`e karşı çıkmıyor, Anayasa Mahkemesi`ne karşı çıkmıyor, Milli Güvenlik Kuruluna karşı çıkmıyor bunlar darbelerin kurumu. Ne beklersiniz”¦.? 12 Eylül darbe anayasasına destek veren, 28 Şubat`ta hükümeti düşürmek için kurulan 5 li çete içerisinde yer alan sendikalar gerçekten kime hizmet ediyor? Kamuoyu yaklaşımları gösteriyor ki; sendika yöneticilerinin koltuklarında uzun süre oturmaları üyelerini rahatsız ediyor. “Sendika ağalığı” olarak adlandırılan bu durum sendikaların itibar kaybetmesine de yol açıyor. Yöneticilerin sermayedar gibi yaşaması, üyelerin ihtiyaçlarının karşılanmaması, sendikaları içinden çıkılmaz bir hâle sokuyor. Bazı sendikalar ve sendikacılar görevlerini gereği gibi yapmamış olabilirler. Önemli olan, bu durumda olan sendikalar ve sendikacılar varsa, onları bulup çıkarmak ve yaptıkları yanlışları, hangi hallerde görevlerini kötüye kullandıklarını, hangi hallerde üyesinin birikimlerini kendi özel çıkarları için harcadıklarını ve sendikanın hangi imkânlarını üyesi yararına kullanmadıklarını belirtmek olmalıdır. Açıkça yazıyorum”¦ Derin devlete hizmet ediyorlar, ben bunu böyle görüyorum. Şimdi demokrasi talebi olmayan bir insanın yapacağı başka bir şey yok. Gelişmiş toplumlarda sivil topluma baktığımız zaman şöyle bir tanımı var sivil toplum örgütlerinin; devlete rağmen oluşmuş, askerden arındırılmış, örgütlü, baskı grubu oluşturan topluma sivil toplum denilir, örgütlü toplum denir. Önemli olan, "medya"da, basın-yayın araçlarında "yer almak" değil, sendikal mücadelenin kendi eylemini kendi araç ve mekanizmalarıyla üyelerine kabul ettirebilmesidir. Sözümün arkasındayım.Tüm okuyanları saygıyla selamlıyorum.Saygılarımla”¦
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126