'Suudi Arabistan yönetimine yönelik saldırgan yaklaşımları doğru bulmuyorum'

İstanbul’daki temasları sırasında basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mina'da yaşanan facianın ardından hac organizasyonu ile ilgili tartışmaların hatırlatılması üzerine, “Her büyük...

'Suudi Arabistan yönetimine yönelik saldırgan yaklaşımları doğru bulmuyorum'

İstanbul’daki temasları sırasında basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mina'da yaşanan facianın ardından hac organizasyonu ile ilgili tartışmaların hatırlatılması üzerine, “Her büyük...

26 Eylül 2015 Cumartesi 00:48
'Suudi Arabistan yönetimine yönelik saldırgan yaklaşımları doğru bulmuyorum'
banner203
İstanbul’daki temasları sırasında basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mina'da yaşanan facianın ardından hac organizasyonu ile ilgili tartışmaların hatırlatılması üzerine, “Her büyük yükün tabii ki maalesef buna benzer bazı eksikleri olabiliyor. İnanıyorum ki Suudi Arabistan yönetimi, inşaat olayından sonra nasıl çok daha farklı, kararlı bir çalışma için kararlar aldıysa bununla ilgili de yine bazı kararları alacaktır” dedi.

MAKEDONYA CUMHURBAŞKANI IVANOV İLE GÖRÜŞME

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avukat Münci İnci ve İş adamı İbrahim Cevahir'in Fatih Camii'ndeki cenaze namazlarına katıldıktan sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Saraçhane'deki binasına geçti. Erdoğan, burada Makedonya Cumhurbaşkanı Gyorge Ivanov ile bir araya gelerek bir süre görüştü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Makedonya Cumhurbaşkanı Ivanov ile görüşmesinin ardından gazetecilerin sorularını cevapladı. Bir gazetecinin, Kurban Bayramı'nın birinci günü Mina'da yaşanan facianın ardından hac organizasyonunun uluslararası bir organizasyon haline getirilmesi ya da Türkiye'nin bunun öncüsü olması tartışmalarını nasıl değerlendirdiği yönündeki sorusunu şöyle cevapladı:
“Duygusal olmak yanlış olur. Bir defa şunu çok açık net görmek lazım: Suudi yönetiminin hac organizasyonuyla ilgili olarak bugüne kadar altyapı, üstyapı noktasında sürekli plan, proje çalışması yaptıklarını ben yakından biliyorum. Ulaşım güzergâhları üzerinde nasıl çalıştıklarını da gayet iyi biliyorum. Bununla ilgili olarak da belli bir oran koyduklarında İslam dünyasından birçok ülke, ‘Bu çok az. Hacıların, hacı adaylarının taleplerine cevap veremiyoruz’ diye ben dertlendiklerini de biliyorum. Hatta kendi ülkemizden bile ‘Bize 70 bin yetmez, 100 bin olsun’ diyenleri biliyorum. Suudi Arabistan yönetiminin mümkün olduğunca şartlarını zorlayarak bu taleplere cevap verirken, özellikle son yapılan inşaat çalışmalarında yine bunu biraz daha tabii azaltması gerekiyordu. Bununla ilgili de bu taleplere cevaplar verildiğinde İslam dünyasında ‘Nasıl azaltalım, talepleri nasıl geri çevirelim?’ gibi buna da olumsuz yaklaşımlar oldu. Her şeyden önce bir defa burada kimisi ‘yönetim boşluğu’, kimisi ‘buradaki organizasyonda sıkıntılar var’ vesaire gibi yaklaşımları ben doğrusu çok da doğru bulmuyorum. Çünkü bunu söyleyenlerin çoğunun sırtında küfe yok. Olmayınca da tabii bunları rahat konuşuyorlar."

'SUUDİ ARABİSTAN YÖNETİMİ AKSAKLIKLARIN GİDERİLMESİ İÇİN DAHA KARARLI OLACAKTIR'

Erdoğan, dünyanın birçok yerinde, bu tür organizasyonlarda bazı sıkıntıların zaman zaman yaşandığını, sadece hac organizasyonunda değil, farklı organizasyonlarda da bunların yaşandığını belirterek bardağa dolu tarafından bakmanın daha isabetli olacağını söyledi. Suudi Arabistan’ı suçlu ilan ederek fatura ödetme yaklaşımını doğru bulmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tam aksine Suudi Arabistan, şu ana kadar katıldığım çeşitli hac farizasında, umrede, orada yapılan organizasyon çalışmalarında hassasiyeti de yakından bilen bir insanım. Dolayısıyla burada kalkıp da ‘Bu organizasyon yanlıştı, şöyleydi, böyleydi’ deme yerinde değilim. Her büyük yükün tabii ki maalesef buna benzer bazı eksikleri olabiliyor. İnanıyorum ki Suudi Arabistan yönetimi, inşaat olayından sonra nasıl çok daha farklı, kararlı bir çalışma için kararlar aldıysa bununla ilgili de yine bazı kararları alacaktır.” ifadelerini kullandı.

'KOLAY DEĞİL, 4 MİLYONU AŞKIN BİR HACI AYNI ANDA AYNI YERE GİDİYOR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanan faciaya daralan bir boğazın neden olduğu yönünde kendisine bilgi verildiğini aktararak, konu ile ilgili açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Orada biliyorsunuz bu işlerde bir panikleme olduğu anda maalesef bedeli, faturası bu işin ağır oluyor. Ölenlere Allah'tan rahmet diliyoruz. Kolay değil, 4 milyonu aşkın bir hacı aynı anda aynı yere gidiyor. Bu bakın bir kısmı Medine'de, Mekke'de olduğu zaman değil, aynı anda olan. Arafat'taki vakfeden sonra Mina'ya doğru gelişte olan bir hadise. Bu hadise bunun neticesinde meydana geldi. Böyle bir şeyi gönlümüz asla arzu etmez, kabul etmez. Allah'tan rahmet diliyoruz hepsine. Rabbim tekrarında bizleri korusun diyoruz. Tedbirler inanıyorum ki bundan sonra çok daha farklı olacaktır. Ama burada da Suudi Arabistan yönetimine yönelik bu tür saldırgan yaklaşımları da doğru bulmuyorum.”

'ESED’İN ZERRE KADAR SURİYE'YE SEVGİSİ VARSA BU İŞİ BIRAKIP GİTMEK DURUMUNDA'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir demecinden hareketle, Türkiye’nin Suriye ile ilgili politikasında değişikliğe gideceği yönünde medyada çıkan yorumlara da değindi. Bu yorumları ‘kasıtlı arayışlar’ olarak değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye politikasıyla ilgili Türkiye'nin yaklaşımı, başbakanlığım dönemimden itibaren neyse bugün de aynıdır” ifadelerini kullandı. Suriye'de şu an bir DAEŞ terör örgütü olduğuna dikkat çeken Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Diğer tarafta diğer örgütlerin yaklaşımı ortada, diğer taraftan da rejim ortada. Burada bütün bu çalışmalarda hangi ülkeler bu işin kotarılmasına girecekse, burada böyle bir çalışmayı yapacaksa, bu çalışma sürecini ben ifade ediyorum. Geçiş süreci dediğim olay da odur. Ben orada şu açıklamayı da yaptım Emirgan'da dikkat ederseniz, Esed ile asla Suriye'nin kurtuluşu söz konusu değildir. Bir defa zaten Esed'li olan bir anlayışa da muhalif kesimler ‘evet’ demiyor. Onunla beraber bu iş olacak olsa zaten 5 senedir olurdu. Bunu kabul etmedikleri için zaten bütün bu şu andaki mücadele devam ediyor ve bu mücadelede bir defa Esed zerre kadar Suriye'ye sevgisi varsa, zerre kadar Suriye halkına sevgisi varsa bu işi bırakıp gitmek durumunda. Bizim Suriye'nin içiyle herhangi bir derdimiz yok ama 911 kilometre sınırımızın olduğunu da Esed de dünya da unutmasın. Bizim 911 kilometre sınırımız var ve her an oradaki terör örgütlerinin tehdidi altındayız. Biz buna bir yere kadar sabrederiz ama ondan sonra sabrın da bir sınırı var. Çünkü 2 milyon insanı bakan, besleyen, bunlara kapısını açan kim? Biziz. Niye açıyoruz? Biz Müslümanız. Biz Hristiyana da kapımızı açıyoruz, Ezidi geliyor ona da açıyoruz. Biz hiçbirisine kapımızı kapamadık. Niye? İnsan oldukları için. Bizim bu gösterdiğimiz anlayışı kimse gösteriyor mu? Göstermiyor.” şeklinde konuştu.

MEZARLIK ZİYARETİ VE MARMARA ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ CAMİİ’NDE İNCELEME

Cumhurbaşkanı Erdoğan, basın mensuplarına yaptığı açıklamanın ardından Karacaahmet Mezarlığı'na gitti. Burada annesi Tenzile Erdoğan ve babası Ahmet Erdoğan ile kayınvalidesi Hayriye Gülbaran ve kayınpederi Cemal Gülbaran'ın kabirlerini ziyaret Cumhurbaşkanı Erdoğan, mezarlık ziyaretinden sonra, inşaatı devam eden Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii’nde incelemelerde bulundu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126