'TEOG sınavı ve yerleştirmede yaşanan sıkıntılar, kabul edilemez'

Aktif Eğitim Sen (AES) Çine'de üye ve aileleriyle bir araya geldi. Eğitim ve eğitimcilerin sorunlarını dile getiren bir açıklama yapan AES Aydın İl Temsilcisi Ömer Küçükgüldal, TEOG sınavı ve yerleştirmede yaşanan sıkıntıların kabul...

'TEOG sınavı ve yerleştirmede yaşanan sıkıntılar, kabul edilemez'

Aktif Eğitim Sen (AES) Çine'de üye ve aileleriyle bir araya geldi. Eğitim ve eğitimcilerin sorunlarını dile getiren bir açıklama yapan AES Aydın İl Temsilcisi Ömer Küçükgüldal, TEOG sınavı ve yerleştirmede yaşanan sıkıntıların kabul...

09 Temmuz 2015 Perşembe 14:31
'TEOG sınavı ve yerleştirmede yaşanan sıkıntılar, kabul edilemez'
Aktif Eğitim Sen (AES) Çine'de üye ve aileleriyle bir araya geldi. Eğitim ve eğitimcilerin sorunlarını dile getiren bir açıklama yapan AES Aydın İl Temsilcisi Ömer Küçükgüldal, TEOG sınavı ve yerleştirmede yaşanan sıkıntıların kabul edilemez olduğunu söyledi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın mahkeme kararlarını uygulamamasını da eleştiren AES Aydın İl Temsilcisi Ömer Küçükgüldal, “Aktif Eğitim Sen olarak biz eğitim adına bu kadar yanlışın ardı ardına yapılmasına karşılık, yanlışın yapıldığı bir yerde doğruları da yapan birilerinin olması gerektiğine inanıyoruz ve doğruları dile getiriyoruz getirmeye de devam edeceğiz. “ dedi.

Üyelere seslenen AES Aydın İl Temsilcisi Ömer Küçükgüldal, “Danıştay'ın 8 bin 400 okul müdürünün göreve dönmesiyle ilgili kararı, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) engeline takıldı. Bakanlık, 1 Temmuz'da İstanbul Valiliği'ne yazdığı yazıda “İlgililerin dilekçelerinde belirttikleri taleplere ilişkin olarak idarece herhangi bir işlemin yapılması mümkün olmadığı değerlendirilmektedir.” diyerek Danıştay'ın kararını yok saydı. Okul müdürlerine sakın dava açmayın gibi baskıların yapıldığını duyuyoruz. Hukuksuzluğun ve baskının zulme dönüştüğü bir yerde haklının hakkını aramaması düşünülemez. Danıştay’ın verdiği karar emsal gösterilip davalar açılacak. Normal hukuk kuralları işlediğinde de kazanılmaması mümkün değil. İdarenin haksız ve hukuk dışı kararları devlete ciddi maliyetler getirecek, devletin kasasından milyarlarca lira tazminat çıkacak. Buna sebep olan siyasiler dokunulmazlıkları sayesinde bir bedel ödemese de burada dahli olan bürokratlar da ciddi sorumluluk altına girmiş olacaklar.” ifadelerini kullandı.

Yine Türkiye genelinde bazı okullarda 8. sınıf öğrencilerinin seçmeli ders notlarının e-okul sistemine girilmediği ortaya çıktığını da ifade eden Küçükgüldal, “Bu durumda yetkililer okul müdürlüklerini tek tek arayarak seçmeli ders notlarını girmeyen okulların acilen girmelerini istemiş. Bu notlar yaz tatilinde derse giren öğretmenler olmadan nasıl ve ne şekilde verilecek? Eğer bu notları idare masa başında verse asılsız belge düzenlemekten dolayı suç işlemiş olacak. Öğretmenler bir şekilde gelip öğrencilerin hak ettiği notları girseler tüm Teog sıralamaları ve sonuçları değişmiş olacak. İlan edilen sonuçlar geçersiz olacak. Yok eğer Teog sonuçlarını etkilemeyecek şekilde ortalamaya uygun olarak ayarlayarak not verelim deseler yine suç işlenmiş olacak. Yani yukarı tükürsen bıyık aşağı tükürsen sakal.” dedi.

Ülkemizde sınavsız bir sistem şu an için mümkün değil, mevcut sınavlı sistemi en iyi şekilde nasıl uygulayabilirim, sistemin eksiklikleriyle nasıl baş edebilirim gibi sorulara cevap aranması gerektiğini dile getiren Küçükgüldal, “Bunları çözmekle görevli olan bir kurumun sınav sisteminin dezavantajlarını yok etmek için kurulmuş olan dershaneleri kapatmak istemesi ve bunun siyasi bir karar olmadığını iddia etmesi inandırıcı gelmemektedir. Bu kadar öğrenci üniversite sınavına nasıl hazırlanacak? Ben sınıf öğretmeniyim şu anda eşim dostum üniversite tercihleri için bana danışıyorlar elimizden geldiğince yardımcı oluyoruz. Bana danışmalarının sebebini sorunca da” ne okuldan nede kapanmak üzere olan dershanelerden nitelikli bir tercih rehberliği alabiliyoruz” diyorlar. Düşünebiliyor musunuz bir insanın hayatını etkileyecek olan tercih sürecinde dahi nitelikli bir destek alamayan insanları nasıl sınava hazırlayacaksınız? Hadi son sınıf öğrenciler özel okullara kayıt yaptırarak hazırlandı diyelim, mezun öğrenciler nasıl hazırlanacak? İlimizde seksene yakın dershaneden sadece onaltısı temel liseye dönüşebildi. Bu zamana kadar bunca masraf yaparak dershanecilik yapan müteşebbislerin zararını kim karşılayacak? Ülkemizde 60 bin dershane öğretmeninden sadece 2 bini MEB kadrosuna atanacak geri kalan 57 bin ailenin geçimi nasıl sağlanacak? Bundan öğretmen mağdur olacak, öğrenci mağdur olacak, veliler mağdur olacak, özel teşebbüs mağdur olacak ve maalesef daha önce alışageldiğimiz gibi MEB bu yanlışından da dönmek zorunda kalacak. Bu süre içerisinde mağdur olan olduğu ile kalacak. Aktif Eğitim Sen olarak biz eğitim adına bu kadar yanlışın ardı ardına yapılmasına aldırış etmiyor. Bunca yanlışın yapıldığı bir yerde doğruları da yapan birilerinin olması gerektiğine inanıyoruz. Bu bağlamda eğitimin ve eğitimcinin haklarını kamuoyunda her türlü platformda en etkin şekilde savunarak sendikacılık adına doğruları yapıyoruz. Bunun da karşılığını gerek ilimizde gerekse ülkemizde görüyor büyük hedeflere samimi adımlarla ilerliyoruz. Geçtiğimiz yıl içinde yüzde 10 un üzerinde artışla ilimizde üye sayısı artan üç sendikadan biriyiz. Gerek teşkilatlanma, gerekse üye sayısı olsun sendikacılık tarihine geçecek hızda ilerleme kat ettik.” dedi.

Programa, AES Aydın İl Temsilcisi Ömer Küçükgüldal, AES Çine İlçe Temsilcisi Mehmet Yavuz, Efeler İlçe Temsilcisi Kenan Güler ve Çine AES üyeleri katıldılar.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126