'Türkiye eşitlik ve adalet temelinde demokratik bir anayasa yapmalı'

Diyarbakır’da düzenlenen 'Yeni Anayasa Arayışları Konferansı’nda konuşan Baro Başkanı Tahir Elçi, "Türkiye toplumu, eşitlik ve adalet temelinde toplumsal barışını temin eden yeni, sivil bir ve demokratik anayasa yapma başarısını...

'Türkiye eşitlik ve adalet temelinde demokratik bir anayasa yapmalı'

Diyarbakır’da düzenlenen 'Yeni Anayasa Arayışları Konferansı’nda konuşan Baro Başkanı Tahir Elçi, "Türkiye toplumu, eşitlik ve adalet temelinde toplumsal barışını temin eden yeni, sivil bir ve demokratik anayasa yapma başarısını...

03 Nisan 2015 Cuma 16:38
'Türkiye eşitlik ve adalet temelinde demokratik bir anayasa yapmalı'
Diyarbakır’da düzenlenen 'Yeni Anayasa Arayışları Konferansı’nda konuşan Baro Başkanı Tahir Elçi, "Türkiye toplumu, eşitlik ve adalet temelinde toplumsal barışını temin eden yeni, sivil bir ve demokratik anayasa yapma başarısını göstermelidir." dedi.

Diyarbakır Barosu tarafından Büyükşehir Belediyesi Konferans Salonu’nda düzenlenen programa çok sayıda hukukçu ve öğretim üyesi katıldı. Konferansın açılış konuşmasını yapan Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, başta Kürtler olmak üzere, ana dilleri farklı olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ana dilinde eğitim hakkının anayasal güvence altına alınması gerektiğini söyledi. Elçi, "Ana dilleri Türkçe olmayan toplumsal kesimlere yapılan yüz yıllık bir haksızlığın, anayasal düzenleme dışındaki bir formülle kesin çözümü sağlanamaz ana dilinde eğitim gibi temel bir insani hak, anayasal hükümlerin altında bir norma bırakılarak geçiştirilemez. Yeni anayasada, ana dilinde eğitimin temel bir hak olduğu, devletin vatandaşlarının ihtiyaç ve taleplerini gözeterek ana dilinde eğitim için gerekli düzenlemeleri yapacağı biçiminde açık bir hüküm yer almalıdır." diye konuştu.

Devletin siyasi ve idari yapılanması, dünyada örneği kalmamış ölçüde katı merkeziyetçi bir nitelik arz ettiğini belirten Elçi, "Türkiye’nin sosyal, kültürel ve ekonomik gerçeklerine aykırı bir biçimde salt ideolojik tercihler nedeniyle oluşturulan bu katı merkeziyetçi yapı, çağımızın demokrasi anlayışına aykırı olduğu gibi, Türkiye’nin gelişim dinamiklerine ve çağdaş yönetim tarzına da aykırılık arz etmektedir. Bu nedenle ülkenin coğrafik ve bölgesel sosyokültürel yapısı da dikkate alınarak, bölgesel yönetimlerin oluşturulmasını ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesini öngören bir âdemi merkeziyetçi sisteme geçilmelidir. Böyle bir yapılanma kamu hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde sunulmasına, yerel demokrasinin güçlendirilmesine, demokratik siyasal kültürün yaygınlaşmasına hizmet edeceği gibi, Kürt meselesinin çözümüne katkı sunacaktır. Bu amaçla bir an önce Avrupa Yerel Özerklik Şartına konulan çekinceler kaldırılmalı, bu şartta yazılı olan ilkelere uygun bir düzenlemeye yeni anayasada yer verilmelidir." ifadelerini kullandı.

'DİN VE İNANÇLAR KARŞISINDA DEVLETİN TARAFSIZLIĞI SAĞLANMALI'

Türkiye toplumunun etnik, dilsel ve kültürel açıdan çeşitlilik arz ettiği gibi din ve inançlar bakımından da zengin bir dokuya sahip olduğunun altını çizen baro başkanı Elçi, "Toplumun bu zengin inanç dokusu gözetilerek, bütün din ve inançlar karşısında devletin mutlak tarafsızlığı sağlanmalıdır." dedi.

Demokrasinin temel ilkelerinden biri olan çoğulculuk, devletin dinler ve inançlar karşısında eşit mesafede bulunmasını, bunlardan herhangi birinden yana ya da ona karşı bir tavır içerisinde bulunmasını yasakladığını belirten Elçi, "Toplumsal barışın sağlanmasında hayati öneme sahip olan bu ilke, yeni anayasada açıkça ifade edilmelidir." ifadelerini kullandı.

'BAŞKANLIK SİSTEMİ YOLUYLA DEMOKRATİK OLMAYAN BİR REJİM Mİ KURACAĞIZ'

"Türkiye’nin tarihi, toplumsal ve yönetim geçmişi bağlamında böyle bir sistemin uygulaması mümkün mü dahası Türkiye koşullarında başkanlık sistemi sürdürülebilir bir demokrasi ile paralel gidebilir mi?" diye soran Elçi, şunları ekledi: "Türkiye bugün bir yol ayrımındadır ve tam da bu süreçte tarihi bir karar verme durumunda kalacaktır. Başta Kürt sorunu olmak üzere diğer tüm tarihi ve toplumsal sorunları eşitlik ve adalet temelinde çözen, barış içinde bir arada yaşayacağımız demokratik bir toplum ve demokratik bir cumhuriyet mi; yoksa tarihi, toplumsal, hukuki, idari ve güncel koşullarının olup olmadığı yeterince tartışılmadan ve anlaşılmadan, çoğulcu ve demokratik dengeler üzerinde oturmayan, toplum ve devlet yapısının tek bir siyasi ve ideolojik anlayışa göre şekillendiği oldu bittiye getirilen bir başkanlık sitemi yoluyla demokratik olmayan bir rejim mi kuracağız? İşte Türkiye bugün bu iki toplum ve devlet tasavvuru arasında bir tercih yapmak ve buna göre yeni bir anayasa oluşturma sorumluluğuyla karşı karşıyadır."

Açılış konuşmasının ardından oturum başkanlığını İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Turgut Tarhanlı'nın yaptığı Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim üyesi Doç. Levent Korkut ile Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden Prof. Sevtap Yokuş’un konuşmacı olarak yer aldığı 'Geçmişten Bugüne Türkiye’de Anayasa Arayışı' konusu ele alındı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126