'Türkiye’nin geleceği, Yamanlar’ın varlığı düşünülmeden tasarlanamaz'

Uluslararası bilim olimpiyatları ve spor müsabakalarında yüzlerce madalya kazanarak Türkiye'nin yüzakı olan İzmir Özel Yamanlar Eğitim Kurumları'na yapılan polis baskınına mezunları tepki gösterdi. Yamanlar ailesinin hukukunu savunmak için...

'Türkiye’nin geleceği, Yamanlar’ın varlığı düşünülmeden tasarlanamaz'

Uluslararası bilim olimpiyatları ve spor müsabakalarında yüzlerce madalya kazanarak Türkiye'nin yüzakı olan İzmir Özel Yamanlar Eğitim Kurumları'na yapılan polis baskınına mezunları tepki gösterdi. Yamanlar ailesinin hukukunu savunmak için...

21 Ağustos 2015 Cuma 16:33
'Türkiye’nin geleceği, Yamanlar’ın varlığı düşünülmeden tasarlanamaz'
banner203
Uluslararası bilim olimpiyatları ve spor müsabakalarında yüzlerce madalya kazanarak Türkiye'nin yüzakı olan İzmir Özel Yamanlar Eğitim Kurumları'na yapılan polis baskınına mezunları tepki gösterdi. Yamanlar ailesinin hukukunu savunmak için okul önünde toplanan mezunlar, “Türkiye’nin geleceği, Yamanlar’ın varlığı düşünülmeden tasarlanamaz.” dedi.

Basın açıklamasında konuşan 2000 yılı mezunu Niyazi Ersoy, “Bugün, mezunu olmaktan gurur duyduğumuz Yamanlar ailesinin hukukunu savunmak için buradayız. Her insan, hayatı boyunca seçimler yapar ve yaptığımız her seçim, bizi bir şeylere yaklaştırırken bir şeylerden de uzaklaştırır. Bir okul değil, bir hayat seçersiniz. Yamanlar mezunları da yaptıkları tercihin sonunda, bugün burada okullarını ve onun temsil ettiği ruhu hedef alan nefretin karşısında ayaktalar. Türkiye’nin yıllarca sadece katılımcı düzeyinde temsil edildiği uluslararası bilim olimpiyatlarında bayrağımızı ilk kez kürsüye taşıyan Yamanlar’dır. Yamanlar, uluslararası bilim olimpiyatlarında ülkemize 200’den fazla madalya kazandırarak, Türk milli takımlarına 40’dan fazla sporcu yetiştirerek, bu yıl ise teniste ülkemize dünya üçüncülüğünü getirip ay yıldızlı bayrağımızı dalgalandırarak azmin ve çalışkanlığın sembolü olmuştur. O gün ve ondan sonra Türkiye adına kürsüye çıkanlar, bugün dünyanın en büyük üniversitelerinde bilim kürsülerine üyedir. Ülkeler, vatandaşlarının geleceğiyle büyür. Yamanlar mezunları, yaşadıkları hayatla bu ülkelerde Türkiye’nin itibarını yüksekte tutuyor ve çıkarlarını gözetiyorlar. Yamanlar, öğrencilerine güzel bir gelecek vermiştir.” dedi.

'YAMANLAR TÜRKİYE’NİNDİR'

Türkiye’nin geleceğinin, Yamanlar’ın varlığı düşünülmeden tasarlanamayacağını söyleyen Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğitim, Türkiye’nin 100 yılı aşkın bir süredir çözemediği, hayatın tüm alanlarını etkileyen büyük bir problemdir. Varlığı cumhuriyet öncesine dek uzanan başarılı okulların eğitim alanında ülkemize kattıkları, Yamanlar’ın henüz genç bir insan sayılabilecek ömrüne sığmıştır desek, yanılmış olmayacağız. Yamanlar Türkiye’nindir. Ömrü Türkiye kadar uzun olacaktır. Gündelik nefretlerin eline bırakılamaz. Ne var ki üretilen nefret, bugünün Türkiye’sinde toplumu parçalara bölen bir silaha dönüşmüştür. Bu nefret nöbetlerine ek olarak, ülkemizin istisnasız her güne silahlı saldırı ve şehit haberleriyle uyandığı acı günleri yaşıyoruz. Sonunun nereye gittiğini kimsenin bilemediği bugünlerde, ülke çapında vatandaşların can güvenliğinin sağlanamadığı böylesi bir dönemde, görev yaptıkları okullarından ‘terör örgütü mensubu’ suçlamasıyla alınıp şu anda gözaltında tutulmakta olan kurum yöneticilerimizle insan hayatlarına kasteden silahlı katiller arasında seçim yapmak; işte Türkiye’yi yöneten iradenin, fikir ve vicdan konusunda vatandaşlarını getirdiği nokta bugün tam olarak budur. Akıl ve vicdan, yerini güdümlü ve topluca yaşanan bir nefrete bırakmış, insanlar kim olduklarını çok iyi bildikleri kişileri tanıyamaz hale getirilmişlerdir. Nefretin ömrü, insanın ömründen kısadır. Bugünler geçtiğinde geriye yalnızca utanç ve eziklik kalacaktır.”

2000 yılı mezunu Alpay Sevim de, “Yapılan operasyonlar, sadece algı yönetmekle ilgili bence. Şu anda ülkemizde yaşanan ağır terör kayıpları, bu tür gündelik havuz medyasında köpürtülen suni gündemlerle örtmeye çalışılıyor. Ülkemizin ekonomik olarak, sosyolojik olarak dış ilişkilerde yaşanan sorunları hiç gündeme gelmiyor. Gündemde sadece suni bu tür şeyler var.” dedi. Veli Dilek Aktaş ise, “Ben çocuklarımı kısıtlı bütçeyle okutmaya çalışıyorum. Bununla gurur duyuyorum, onur duyuyorum, şeref duyuyorum. Okula yapılan baskınlara 'baskın' demek istemiyorum, bunlar bir ziyaretti sadece. Okulda hiç sigara içmeyen öğretmen varsa orası burası.” şeklinde konuştu.

İZNİ BIRAKTI, DESTEĞE GELDİ

Almanya'dan izne gelen ve olayların ardından izni bırakıp desteğe katılan 2002 yılı mezunu Ercan Koska, “Ben izindeydim, yapılan hukuksuzluğu görünce izni yarıda kesip geldim. Mezun olan arkadaşların hepsi temiz arkadaş. Buraya destek olmaya geldik. Kim bunu planladıysa amaçlarına ulaşamayacaklar. Dua ediyoruz.” dedi.

Esnaflık yaptığını ve destek için geldiğini belirten 1994 yılı mezunu Mustafa Suay da, “Okulumuza yapılanları duyunca destek olmaya geldik. Mezunlarımız, dünyaya ve Türkiye'ye yayılmış durumda. İşsiz güçsüz adam çıkmaz bu okuldan. Burası bir okul.” dedi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126