Tutuklu hakimin doktor eşi 'yukarıdan emir alındığı' için işten çıkarılmış

Tutuklu hakim Metin Özçelik’in eşi Hatice Özçelik, doktor olarak çalıştığı hastaneden ‘yukarıdan emir alındığı’ gerekçe gösterilerek işten çıkarılmış. Hidayet Karaca ve tutuklu polisler hakkında reddi hakim talebini kabul ettiği...

Tutuklu hakimin doktor eşi 'yukarıdan emir alındığı' için işten çıkarılmış

Tutuklu hakim Metin Özçelik’in eşi Hatice Özçelik, doktor olarak çalıştığı hastaneden ‘yukarıdan emir alındığı’ gerekçe gösterilerek işten çıkarılmış. Hidayet Karaca ve tutuklu polisler hakkında reddi hakim talebini kabul ettiği...

08 Mayıs 2015 Cuma 18:42
Tutuklu hakimin doktor eşi 'yukarıdan emir alındığı' için işten çıkarılmış
banner203
Tutuklu hakim Metin Özçelik’in eşi Hatice Özçelik, doktor olarak çalıştığı hastaneden ‘yukarıdan emir alındığı’ gerekçe gösterilerek işten çıkarılmış.

Hidayet Karaca ve tutuklu polisler hakkında reddi hakim talebini kabul ettiği için tutuklanan 29. Asliye Ceza Mahkemesi hakimi Metin Özçelik’in eşi Hatice Özçelik, doktor olarak çalıştığı Bezmiâlem Vakif Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nden işten çıkartıldı. Konu hakkında avukat Önder Durdu ve Hatice Özçelik basın açıklaması yaptı. Doktor Hatice Özçelik eşinin hukuka uygun karar vererek dünya tarihinde bir ilk olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Öncelikle şunun söylemek istiyorum eşim hukuka uygun kara vererek dünyada ve Türk tarihine bir ilk olarak geçmiştir. Bende hukuka uygun karar veren bir hakimin eşi olarak işine son verilen bir doktor olarak tarihte eşimin yanında yer almışımdır. Bu da bir ilktir. Eşimin sonuna kadar yanındayım. Eşim, yanlış bir karar vermemiştir. Biz hukukun üstünlüğüne inanıyoruz. Kimse gibi çalıp çırpmadık. Vatanı satmadık. Görevimizi yaptık. Ben de eşim de görevimizi yaptık. Ben, sırf eşim hukuka uygun karar verdi diye tutuklandığı için işimden atıldım.” dedi.

Hatice Özçelik yukarından gelen emir doğrultusunda işten çıkartıldığına dikkat çekerek, “Gerekçe olarak, ben yardımcı doçentlik başvurusu yapmıştım. Bir kadro vardı. Eşimin kararı nedeniyle haber aldıklarında rektör tarafından bölüm başkanı çağrılarak, ‘yukarıdan emir alındığı. Aslında benim çok iyi bir doktor olduğum. Kendisinin de bu nedenle hiçbir eş ya da çocuğun suçlanmaması gerektiği ancak yukarıdan emir alındığı için bir başkasının daha alternatif dosya vermesi ve doktor hanımın yardımcı doçent yapılamayacağı’ şeklinde bölüm başkanına söylendi. Ben de dekan beyle, eşim tutuklandıktan sonra bir TV kanalında dekan beyden benim şahsi bilgilerimin alındığı ve bu üniversitede çalıştığım, yardımcı doçentlik için dosya verdiğim gibi şahsi bilgiler dekan bey tarafından gazeteciye verilmiş. Ben de dekan beye, benim bir ailem olduğu, çoluk çocuğum olduğu bu nedenden dolayı da şahsi bilgilerimin basına sızdırılmaması isteğimi belirttim. Bu istediğim nedeniyle işten çıkartıldım.” diye konuştu.

Avukat Önder Durdu ise Hatice Özçelik’in 4 yıldır aynı hastanede çalıştığını ve disiplinle ilgili bir sorun yaşamadığına değinerek şu açıklamalarda bulundu: “Şunun altını çizmek lazım arkadaşlar. Doktor hanım, 4 yıl gibi bir süredir bu hastanede çalışıyor. Bu güne kadar disiplinle ilgili herhangi bir sorun yaşamadı. Bugün bize tebliğ edilen yazıda, iki sebep gösterilmiştir. Birincisi diyor ki, 6 mayıs günü kızınızı hastaneye götüreceğiz gerekçesiyle izin aldığınız fakat bu izne dair herhangi bir belge sunmadığınız ve yardımcı doçentlik başvurunuzla ilgili heyeti tesir altında bırakmaya çalıştığınız gerekçesiyle iş akdinize son verilmiştir gibi bir ifade söz konusu.”

Avukat Durdu iş akdinin doğuran feshinin doğuran sebeplerin belli olduğunu söyledi. Durdu, “Şimdi iş kanununun 25. Maddesi çok açık. İş akdinin derhal fesih hakkını doğuran sebepler belli. Bu sebepler iş akdini doğrudan feshini doğuran sebeplerden değil. Mutlaka Hatice hanıma, doktor hanıma, savunma hakkının tanınması gerekiyor. Biz hukukçuyuz, delilere göre somut verilere göre konuşmak zorundayız. Fakat doktor hanımın beyan ettiği hususa işaret etmek istiyorum. Bu benim görüşüm değil, doktor hanımın görüşü diyor ki; Rektör, bölüm başkanına demiş ki, ‘Emir yukarında geldi. İş akdini feshetmek zorundayız. Yardımcı doçentlik dosyasını kabul etmemek zorundayız.’ Burada bir söz vardır, sözün bittiği yerdeyiz. Sözün bittiği yer burası. Bunun üzerine biz hiçbir şey diyemeyiz. Hiçbir hukuk kanalı bu derdimize çare bulamaz. Hiçbir yasal düzenleme bu sorunun önüne geçemez. Ben sadece size şunu söyleyeceğim, Einstein’ın bir sözü var, ‘Yarın dünya yıkılırsa biliniz ki zalimler yüzünden değil, zalimlerin zulmü karşısında susanlar yüzünden dünya yıkılacaktır.’ Burada tamamen bir zulüm söz konusu.” ifadelerini kullandı.

Hakim Metin Özçelik yanlış bir karar vermiş olsa dahi böyle bir uygulamanın yapılamayacağının altını çizen Avukat Durdu, “Hakim Metin Özçelik, yanlış bir karar vermiş olabilir. Şuan tutuklanmış olması, hukuka uygun olabilir. Bunların hepsini bir kenara koyalım. Doktor hanım ayrı bir kişi olarak, hür bir insan olarak, reşit bir insan olarak, burada ayrı bir vazife ifa ediyor. Dolayısıyla doktor hanımın hakim Metin Özçelik beyle irtibatlandırarak, onun durumuyla bağ kurarak iş akdine son verilmesi katiyen kabul edilemez. Hukuka sığmaz, vicdana sığmaz bir durumdur. Bunu kamuoyunun vicdanına havale ediyorum. Bu karar kesinlikle ve kesinlik hukuka aykırıdır. Bakın hakim Metin Özçelik beyin avukatı olarak verdiği kararın doğru bir karar olduğunu, yasal prosedürlere uygun işlediğine yüzde 100 kanaat getiriyorum. Ama benim kanaatim belli bir noktaya kadar. Sonuçta hukukun vereceği karar bunu belirleyecek. Fakat burada Hatice hanımın durumuyla ilgili açık ve net bir ifade kullanıyorum, hukuka aykırı bir karar. Bu benim görüşüm değil, kesin bir tespit. Şimdi bu süreçle ilgili olarak, doktor hanım kendi kanaatini ortaya koyacak. Hatice hanım, bu sabah beni aradığında tavrından dolayı çok onur duydum. Dedi ki, ‘Avukat bey ben hastaneye gidip, işten çıkarılmama ilişkin tebellüğü tebliğ edeceğim evrakı ve ben artık o hastanede çalışmak istemiyorum. Çok açık ve net istenmediğim yerde bulunmak istemiyorum. Gerekirse evimde otururum ama istenmediğim yerde çalışmam.‘ diye onurlu bir cümle sarf etti. Duruş ortaya koydu. Doktor hanım, dolayısıyla bu süreçten sonra işe iade davası açma hakkımız var. Manevi tazminat talebinde bulunma hakkımız var. İki senelik bir iş akdi var Mart ayında imzalanmış bir iş sözleşmesi var. Bu iş sözleşmesinden dolayı oluşmuş bir maddi zarar var. Maddi tazminat talebinde bulunma hakkımız var. Fakat bu yollara başvurup başvurmama konusunda doktor hanım, muhtar. Doktor hanım kararını verecek. Bu karar çerçevesinde biz gerekirse yasal yollara başvuracağız.” şeklinde konuştu.

Son olarak Doktor Hatice Özçelik hukuk çerçevesinde yasal yollara başvuracağını söyledi. Doktor Özçelik: “Hukuk çerçevesinde elbette yasal yollara başvuracağım.” dedi.




Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126