Yargıtay, kırmızı ışıkta geçen yayaya çarpan sürücünün mahkumiyetini istedi

Saatte 60 kilometre hızla yeşil ışığın yanmasını gözönüne alarak kavşakta seyreden otomobil sürücüsü, kendisine kırmızı şık yanmasına rağmen üç şeritli yoldan karşıya geçmek isteyen 57 yaşındaki kadına çarptı. Ağır yaralı...

Yargıtay, kırmızı ışıkta geçen yayaya çarpan sürücünün mahkumiyetini istedi

Saatte 60 kilometre hızla yeşil ışığın yanmasını gözönüne alarak kavşakta seyreden otomobil sürücüsü, kendisine kırmızı şık yanmasına rağmen üç şeritli yoldan karşıya geçmek isteyen 57 yaşındaki kadına çarptı. Ağır yaralı...

05 Şubat 2015 Perşembe 09:50
Yargıtay, kırmızı ışıkta geçen yayaya çarpan sürücünün mahkumiyetini istedi
banner203
Saatte 60 kilometre hızla yeşil ışığın yanmasını gözönüne alarak kavşakta seyreden otomobil sürücüsü, kendisine kırmızı şık yanmasına rağmen üç şeritli yoldan karşıya geçmek isteyen 57 yaşındaki kadına çarptı. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan kadın, ertesi gün hayatını kaybetti. Açılan kamu davasında hakim karşısına çıkan sanık sürücü beraat etti. Ölen kadının yakınlarının temyiz müracaatını değerlendiren Yargıtay 9. Ceza Dairesi mahkeme kararını bozdu. Yerel mahkeme ikinci kez sanığa beraat verince devreye giren Yargıtay Ceza Genel Kurulu, sanığın yayayı görmesine rağmen kendisine yeşil ışığın yanmasına güvenerek hızını yavaşlatmak için fren tedbirine başvurmadığı ve kendi beyanına göre yoldan başka araç geçmediğinden şeridini değiştirme imkanı varken değiştirmediği gerekçesiyle kusurlu olduğuna hükmetti. Genel Kurul, sanığın mahkumiyetini istedi.

Kaza, 9 Şubat 2007 günü saat 18.10 sularında Ankara Mamak Doğukent Caddesi 95. Sokak'taki ışıklı kavşağında meydana geldi. Seyrettiği yönde yeşil ışığın yandığını gören 34 EG 2348 plakalı otomobil sürücüsü M., kavşağa girip, kavşaktan geçişini sürdürürken, kavşak çıkışında yayalara kırmızı ışık yandığı sırada, üç şeritli yoldan karşıya geçmek isteyen yaya Meryem Ü.'ye (57) çarptı. Hastaneye kaldırılan Meryem Ü., yapılan müdahalelere rağmen ertesi gün hayatını kaybetti. Kazayla ilgili soruşturma başlatan Cumhuriyet savcısı tarafnıdan hazırlanan iddianame Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. Otomobil sürücüsü sanık, 'Taksirle ölüme neden olma' suçundan hakim karşısına çıktı. Mahkeme, 27 Kasım 2007 günü verdiği kararla; sanık sürücü M.'nin beraatine hükmetti. Karar, ölen kadının yakınları tarafından temyiz edildi. Dava dosyasını yeniden inceleyer Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 11 Kasım 2010'da yerel mahkemenin kararını bozdu.

Yargıtay kararında, sanık sürücünün kavşağa girip yayı gördüğünde hızını azaltmayıp frene basmadığı ve sadece klaksonla uyardığına dikkat çekildi. Bozma kararının ardından dosyayı yeniden inceleyen Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesi, 12 Nisan 2011'de verdiği kararla, sanığın ve olay sırasında yanında bulunan tanık İsmail Ö.'nün anlatımları dışında oluşa ilişkin başkaca tanık bulunmadığına dikkat çekti. Mahkeme, sanığın oluşta kusursuz olduğuna ilişkin raporlar gerekçesiyle ilk kararında direnerek sanığın beraatine hükmetti.

YASAYA GÖRE KAVŞAKTA YEŞİL YANSA BİLE HIZINI AZALTMALI

Mahkemenin bu kararını da davacılar temyiz etmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, onama istemiyle 6 Mayıs 2013'te dosyayı Yargıtay Birinci Başkanlığı'na gönderdi. Dosyada son sözü Yargıtay Ceza Genel Kurulu verdi.

Kazada ölen kadının vücudunda kırıkların meydana geldiğine dikkat çekilen kararda şöyle denildi: "Sanığın otomobiliyle trafik ışıklarının bulunduğu kavşağa geldiği, kendisine yeşil ışığın yanması nedeniyle hızını azaltmadan kavşağa girdiği ortadadır. Sanık, gidiş yönüne göre yolun solundan karşıya geçmeye çalışan ve orta refüjden sonra üç şeritli yolun ilk şeridini geçip ikinci şeridine gelmiş bulunan ölen yayaya çarparak yaralanmasına ve sonrasında kaldırıldığı hastanede ölmesine neden olmuştur. Sanığın yayayı görmesine rağmen kendisine yeşil ışığın yanmasına güvenerek hızını yavaşlatmak için fren tedbirine başvurmadığı ve kendi beyanına göre yoldan başka araç geçmediğinden şeridini değiştirme imkanı varken değiştirmediği açıktır. Sanığın sadece korna çalarak ölen yayayı uyarmaya çalıştığı hususları gözönüne alındığında, sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine aykırı olarak kavşağa girerken hızını azaltmaması ve hızını mevcut şartlara uydurmaması nedeniyle olayın ve bunun sonucunda ölümün meydana gelmesinde ölenle birlikte kusurlu olduğu ortadadır. Soruşturma aşamasında alınan 20 Şubat 2007 tarihli bilirkişi raporunun oluşa ve tüm dosya kapsamına uygun bulunduğu gözetilmeden, mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır."

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, yerel mahkemenin direnme hükmünün bozulmasına oy çokluğu ile karar verdi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126