Yazıcıoğlu davasının 5. duruşması görüldü

Büyük Birlik Partisi(BBP) kurucusu merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nun şüpheli ölümüne ilişkin dönemin Kahramanmaraş Emniyet İstihbarat Müdür Yardımcısı Dursun Özmen hakkında 'görevi kötüye kullanma' suçlamasıyla açılan davanın 5....

Yazıcıoğlu davasının 5. duruşması görüldü

Büyük Birlik Partisi(BBP) kurucusu merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nun şüpheli ölümüne ilişkin dönemin Kahramanmaraş Emniyet İstihbarat Müdür Yardımcısı Dursun Özmen hakkında 'görevi kötüye kullanma' suçlamasıyla açılan davanın 5....

23 Haziran 2015 Salı 18:44
Yazıcıoğlu davasının 5. duruşması görüldü
Büyük Birlik Partisi(BBP) kurucusu merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nun şüpheli ölümüne ilişkin dönemin Kahramanmaraş Emniyet İstihbarat Müdür Yardımcısı Dursun Özmen hakkında 'görevi kötüye kullanma' suçlamasıyla açılan davanın 5. duruşması görüldü.

Kahramanmaraş 7. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, helikopter enkazını ulaşan 17 kişilik ekipte yer alan köylülerden Fatih Gökçek dinlendi. Enkaz aramaya çıkmadan Tekir Jandarma Karakoluna gittiklerini ve masanın üzerindeki haritada Keş Dağı'nın kırmızıyla işaretlendiğini gördüğünü anlatan Gökçek, karakoldaki bir subayın bölgeyi karış karış aradıklarını söylediğini anlattı. Gökçek, ayrıca enkaza ulaştıklarında 4 ceset bulduklarını, savcının helikopterden fotoğraf ve görüntü çeken 2 arkadaşının çektiği görüntüleri ise silmesini istediğini söyledi.

Kahramanmaraş'ta 2009 yılında helikopter kazası sonucu BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve İHA muhabiri İsmail Güneş'in de aralarında bulunduğu 6 kişinin hayatını kaybettiği olaya ilişkin yürütülen soruşturmada açılan davanın 5. duruşması, Kahramanmaraş 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Davaya, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Muhsin Yazıcıoğlu'nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu, oğlu Furkan Yazıcıoğlu, ağabeyi Yusuf Yazıcıoğlu, Erhan Üstündağ'ın eşi Meryem Üstündağ, gazeteci İsmail Güneş'in eşi Yasemin Güneş, avukatlar ve partililer katıldı.

TANIK OLARAK FATİH GÖKÇEK DİNLENDİ

Saat 13.00'da başlayan duruşmada mahkeme heyeti, helikopterin enkazına ulaşan 17 kişilik ekipte yer alan köylülerden Fatih Gökçek'i dinledi. Mahkeme başkanı Gökçek’e olayı nasıl öğrendiğini ve enkaza nasıl ulaştığını sordu.

Gökçek, Kahramanmaraş’ta televizyondan öğrendiğini anlattı. Daha sonra arkadaşı Döngele köyü muhtarı Yılmaz Dilki ile buluştuğunu aktaran Gökçek, "Olayın ilk günü Kahramanmaraş’taydım. Kazayı televizyondan öğrendim. Daha sonra Döngel Köyü Muhtarı arkadaşım Yılmaz Dilki ile Çevrepınar köyünde arkadaşlarla birlikte bir araya geldik. Önce Tekir Jandarma Karakolu’na gittik. Karakolda haritada Keş Dağı’nın işaretlendiğini gördüm. Ben bölgeyi iyi bilmediğim için bir arkadaşını arayarak helikopterin düşmeden önce hangi yöne gittiğini sordu. O da tarif etti. Kazanın 3’üncü günü sabaha karşı 4’te yola çıktık, 14.30’da enkazın olduğu alana ulaştık. Yaptığımız araştırmada 4 ceset gördük. Jandarma Karakolu’ndayken oradaki bir subay Yılmaz Dilki’ye haritada kırmızıyla işaretlenen yerin ‘Keş Dağı’ olduğunu ve bu bölgede aramadık bir metrekarelik yer bırakmadıklarını söylediğini duydum." dedi.

Yazıcıoğlu’nın avukatlarından Kemal Yavuz ile Selami Ekici, tanık Gökçek’e olay yerinde çanta, para ve evrak olup olmadığını sordu. Gökçek de soruya şöyle cevap verdi: "2 cenaze enkazın altındaydı. Büyük bir tane şey gördüm. Büyük bir ihtimalle kameraydı. Daha sonra Maraş valisi bizi aradı ve enkazla uğraşmamamızı söyledi."

Avukatlardan Selami Ekici, 16 kişilik kurtarma ekibine sonradan dahil olan ve üsteğmen olduğu öne sürülen Abdullah Göllü’yü tanıyıp tanımadığını sordu. Gökçek, bu soruya ise "Abdullah Göllü’nün bize katıldığını ben sonradan öğrendim. Kendisini tanımıyordum. Üzerinde askeriyenin soğuk iklim parkesi vardı. Kendisinin Göksunlu olduğunu söyledi." şeklinde cevap verdi.

Gökçek, olay yerinden görüntü alınıp alınmadığıyla ilgili kendisine yöneltilen soruya ise "Yılmaz Dilki ve Abdullah Göllü olay yerinden görüntü aldı. Çünkü onlar enkazın etrafında daha çok dolaşmışlardı. Daha Kızılöz köyüne döndüğümüzde savcı bey telefondaki görüntüleri silmemizi ve medyaya görüntü vermememizi istedi." dedi.

Yazıcıoğlu'nun avukatları, sanık Dursun Özmen'in görevi gereği delillerin karartılacağı göz önünde bulundurularak davada tutuklu yargılanmasını, Kahramanmaraş’ta görülen davanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nda yürütülen ana davayla birleştirilmesini, dönemin Kayseri Valisi Mevlüt Bilici, Kahramanmaraş Valisi Niyazi Tanılır, Kayseri Milletvekili Sadık Yakut ve Ömer Yakut, Kayseri Emniyet Müdürü Orhan Özdemir, Kahramanmaraş Emniyet Müdürü Nejdet Çelik, Kayseri Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü Ali Orhan Dinç’in mahkemede dinlenmesi ve bilirkişi raporunun yeniden incelenmesini talep etti.

Mahkeme heyeti, bilirkişi raporunun incelenmesini kabul edip diğer talepleri reddetti ve duruşmayı 6 Ekim’e erteledi.

Dönemin Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde müdür yardımcısı olarak görev yapan Dursun Özmen, 'Görevi kötüye kullanmak' ve 'Toplumu infiale sürüklemek' suçunu işlediği iddiasıyla bir yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanıyor. Özmen, "Helikopter enkazına ulaşıldığı, Yazıcıoğlu ve diğer şüphelilerin yaralı ve hastanede olduğu" şeklinde bilgi notu geçerek, gerçeğe aykırı ve kamuoyunu yanıltıcı bilgiyle arama kurtarma çalışmalarını geciktirmekle suçlanıyor.

DESTİCİ: NAMUS BORCUNUZU ÖDEYİN

BBP Genel Başkanı Destici, adliye çıkışı gazetecilere yaptığı açıklamada, kazanın üzerinden 6 yıl geçtiğini, geçmişte hükümet üyelerinden bazılarının Yazıcıoğlu davasıyla ilgili ‘bunu aydınlatmak bizim namus borcumuzdur’ dediğini hatırlattı.

Bu borcun ödenmesini isteyen Destici şöyle konuştu: "6 yıl oldu. Biliyorsunuz Türkiye yeni bir seçim yaptı. Şu anda yeni hükümet kurma çalışmaları var ve Meclis'te yeni milletvekilleri yemin ediyor. Buradan yemin eden milletvekillerine de seslenmek istiyorum; Muhsin Yazıcıoğlu da sizin gibi bir milletvekiliydi. TBMM’nin en şerefli üyelerinden birisiydi. Onun hakkını ve hukukunu korumak, şehadet sürecinin aydınlatılması için uğraşmak size de bir vebal değil midir? Bugün yemin eden milletvekillerinin tamamı bu hadisenin aydınlatılması için gayret göstermelidirler. Olayın olduğu sırada gruplar adına teklif vererek Meclis'te bir soruşturma komisyonun açılmış olması onları bu vebalden kurtarmaz. Elbette ki Türkiye’yi o günden bu yana yürüten iktidar da bu işi aydınlatmakta baş görevlilerden ve baş sorumlulardandır. Bugüne kadar hükümet üyeleri içerisinden 'bunu aydınlatmak bizim namus borcumuzdur' diyen arkadaşlara seslenmek istiyorum. Lütfen artık bu namus borcunuzu ödeyin."

Yazıcıoğlu ailesinin avukatlarından Kemal Yavuz ise olay günü bölgede yaşanan hava hareketliliğiyle ilgili bilirkişilerce hazırlanacak raporu 1,5 yıldır beklediklerini söyledi. Raporun gelmesi durumunda ana soruşturma dosyasının devem edeceğini kaydeden Yavuz, "Hatırlarsanız 14 Şubat’ta 2014 yılı Erzurum Dumlu'da Hava Radar Mevzii Komutanlığında keşif yapılmıştı. Daha sonra Hava Harekat Merkezi'nde keşif yapılmıştı. Olay günü ve saatinde bölgedeki hava hareketliliğiyle ilgili gelişmelerin bilirkişiler tarafından toplandığı ve bu arkadaşlarımızın hazırlayacağı bir raporu biz 1,5 yıldır bekliyoruz. Şayet bu rapor gelirse bu ana soruşturma dosyamız devam edecek. Aradan 6,5 yıl geçti, kamuoyu haklı, ama bu süre içerisinde almış olduğumuz bir mesafe olmakla birlikte sonuca gidecek durumda henüz dosya getirilemedi. İşte bu yargı adına çok acı bir gerçek." diye konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126