Pardon! İçinizden “Kadın”ları Tanıyanınız Var mı?

Kadın öyle bir konudur ki, onu ne kadar incelersen incele her zaman yepyenidir. ( Tolstoy ) Çok güçlü olan ama gücünün her zaman farkında olmayan bir varlıktır kadın.

Pardon! İçinizden “Kadın”ları Tanıyanınız Var mı?

Kadın öyle bir konudur ki, onu ne kadar incelersen incele her zaman yepyenidir. ( Tolstoy ) Çok güçlü olan ama gücünün her zaman farkında olmayan bir varlıktır kadın.

08 Mart 2012 Perşembe 02:30
Pardon! İçinizden “Kadın”ları Tanıyanınız Var mı?
banner203
Varlığını ortaya koymak için çok çalışması gereken. Güçlü olduğunu anlayabilmesi için çok büyük savaşlar vermesi gereken, kadın olduğu için aşağılanan, "yapamazsın, edemezsin!” lerle gerçekten yapıp, edemeyeceğine inandırılan, bu yalanı anlayıp kendisinin farkına vardığında "elinin hamuruyla erkek işine karışmış" olan altı boyutlu, 7 bilinmeyenli bir denklemdir kadın. Güneş gibidir kadınlar etrafındaki her şeye, herkese enerjisini dağıtan. Erkekler ise birer gezegen sanki ondan kopup savrulduktan sonra bir daha asla tam anlamıyla ona dönemeyen fakat yaşamak için de ona ihtiyacı olan. Aydınlanmak için, ısınmak için, görebilmek için ondan başka şansı bulunmayan, bazen çocuk gibi; bazen de annedir. Sıcaklığı anlatılmaz, bazen ışıl ışıl bir sevgili yolu aydınlatan. Belki de bu yüzdendir kız babaları daha bir duyarlı olurlar, daha anlayışlı ve daha kıskançtırlar. Yeni bir güneş daha armağan ettikleri için birilerine, ne kadar narin, ince, kırılgan olsalar da tüm kadınların içinde erkekleri sudan cıkmış balığa çevirebilecek, o denli şaşırtabilecek bir güç vardır. Tuttuğunu bırakmayan, kendine saygılı, mağrur ve gururludurlar. Sessizlikleri dünyanın en uzun cümlelerinden oluşan, okunması zor, tekrar tekrar başa dönülen bir roman gibidir. En olgun, en aklı başında erkeği bile yörüngeden çıkartıp evrenin sonsuzluğunda kaybedebilirler. Bir de bakarsınız “ Bu nedir ya!” dersiniz. * İltifat edersiniz “yalan” der, etmezseniz bırakır gider. * Her isteğine “evet” derseniz karaktersiz olursunuz, karşı çıkarsanız anlayışsız. * Çok yanına giderseniz usandım der, az giderseniz küser. * İyi giyinirseniz “çapkın” der, dikkat etmezseniz “zevksiz” der * kıskanırsınız “huyun kötü” der, kıskanmazsınız “sevmiyorsun” der. * Siz bir dakika geç kalın kıyamet kopar, kendisi bir saat gecikirse “bunda ne var” der. * Arkadaşınızla buluşursunuz adı “ihmal” olur, o buluşur "bizim kızlar" olur. * Konuştuğunuz anda dinlemenizi ister, dinlediğiniz anda "neden konuşmuyorsun?" der * Kısacası... Sade ama çok karışık! Gerçi erkeklerin dert yanmaları, şeytanın kadından yediği zokanın yanında hiç kalır ya. Kıssa o ki: İnsanlığın ilk var olduğu dönemde adamın biri şeytanı yakalamaya karar vermiş fakat bunun için 40 yıl boyunca Allah'a ibadet etmesi gerekiyormuş. Karısıyla, dostlarıyla ve bütün dünya ile ilişkisini kesmiş ve 40 boyunca Allah'a ibadet etmiş. 40 yıl sonra Allah, ibadetinin karşılığı olarak ona şeytanı ağzı kapalı bir şişenin içinde sunmuş. Adam da karısına “o şişeye sahip çıkmasını dünyada neler olup bittiğini artık öğrenmek istediğini” söyleyerek dışarı çıkmış. Kadıncağız şeytanı merak ediyormuş. Merakına bir türlü engel olamayıp şişenin ağzını açıvermiş. Açmasıyla şeytan dışarı çıkmış ve gülmeye başlamış. ””Merakına engel olamadın ve kocanın 40 yıllık emeğini boşa çıkardın. Kadın da şeytana: -Sen o şişenin içinde hiç değildin ki. Şeytan; -Nasıl olur? Şişeden çıktım, sen de gördün. Kadın: -O şişenin içinde hiç değildin. Nasıl o şişenin içine girebilirsin ki? Şeytan: -Gireyim de gör (der ve şişenin içine giriverir!) adamın şeytanı hapsetmesi 40 yılını, kadının ise 5 dakikasını almış. Şeytan da Allah'a isyan etmiş -Allah'ım madem kadınları yaratacaktın o zaman beni neden yarattın? Zarafetin estetikle birleştiği varlık. Bir de şöyle bir tanım var muhtemelen yine kadınlar tarafından yapılmış: Ne davamızı anlayabilecek bir erkek bulabildik, ne de bir erkeğin anlayabileceği kadar basit olabildik... Kadın dediğin İstanbul gibi olmalı; fethi zor, fatihi tek... ””Ben annemle başlayacağım KADINLARI konuşmaya. İlk kuyruk acım annemdir elbet. Hastalık derecesinde titiz bir kadındı; yok üstün kirlenir, yok oynama onunla kırarsın, yok terli terli su içme, yok ders çalış, yok yemekten önce bir şey yeme, yok efendim eve getirme misketlerini ve hatta büyüyünce "yok efendim bırak o kızı". O kadar çok hayır ve yok demişti ki bana. Daha 5 yaşına gelmeden karakterim temellerini atmış ve negatif bir insan olmuştum. Annemin hayatında hiçbir pozitif yan yoktu ve daha 4 yaşımdayken bu kadınların anlaşılmaz yaratıklar olduğu hükmüne varmıştım annemin sayesinde. Şaka bir yana hayatın acımasızlığı mı yoksa kadınlar acımasızlığı mı daha kötüydü bilinmez ama hayata biraz daha objektif bakmayı öğrendiğim yıllarda, kadınların bu kadar güçlü olmasını sağlayan faktörün biz erkekler olduğunu fark ettim nasıl olduysa. Güzellik, zarafet, anaçlık vs. gibi güzel kavramlarla akla gelir genellikle "kadın" kelimesi. “HER BAŞARILI ERKEĞİN ARKASINDA BİR KADIN VARDIR” lafı da oldukça benimsenmiştir ama gene de kadınlara karşı olan korku da içten içe vardır. Zeki kadından korkulur derler, “kadının ipiyle kuyuya inilmez derler” birçok eserde de güzel yönleri kadar bu güven vermeyen yönüyle de anılmıştır kadın. Büyük düşünürlerin kadınlar hakkındaki sözleri sözün özü olsa gerek:: *Kadını güzel yapan Allah, sevimli yapan şeytandır. *Kişiye imandan sonra verilen $eylerin en hayırlısı Saliha kadındır.. *kadın deniz gibidir, inanmaya gelmez ha! *Kadınlarda feci olan şey, ne onlarla ne de onlarsız yaşanabilmesidir. *Kadın kendi başına ne gül goncasıdır, ne de diken. Koklamasını bilirsen gül, tutmasını bilmezsen diken olur. *Kadınların gözleri keskin, zekâları uyanık, düşünceleri vesveseli olur. *Eğer yaşlı ve zengin bir erkeği onur verici bir şekilde öldürmek isterseniz, ona genç bir kadın veriniz. *Bir uygarlığın seviyesini ölçmek isterseniz, derhal kadının hayat şartlarına bakın. İsterseniz kadın üzerinde bilimsel bir deney yapalım. *Havayı geldiği, rüzgârı estiği, kadını olduğu gibi kabul edin. *Kadın kocasını daha az sevmeli, fakat daha çok anlamalı, erkek, karısını daha çok sevmeli, fakat anlamaya çalışmamalıdır. *Kadınlar, erkeklerden daha çok hikmet sahibidirler, daha az bilir, daha çok anlarlar. *Kadınlar, erkeklerle eşit olmak için uğraşırlar, bunu sağladılar mı, o andan sonra erkeğe üstün olurlar. Dipsiz hasrete tuzak; en yakınken en uzak... Tadı zehrinde erzak; kadın... Bir işaret, bir misal; ayrılık remzi visal... Allah'a yol bir timsal; kadın... (Necip Fazıl KISAKÜREK) Şimdi bayanların bazıları bana kızacaklardır öznel yaklaşılmış bir yazı diye; fakat bu defa nesnel ve bilimsel, biraz da latifeli olarak yaklaşalım. Element: KADIN Sembolü: wo Atom ağırlığı: 53,6 kg olarak kabul edilmiştir, ancak 40 kg. dan 200kg 'a kadar değişik çeşitleri bulunmaktadır. Bulunduğu yerler: Gezegendeki tüm kırsal ve kentsel alanlar. FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ 1- Bazılarının yüzeyi renkli film tabakasıyla kaplıdır. 2- Değişik sıcaklıklarda kaynar. 3- Bilinen bir sebep olmaksızın donar. 4- Özel ilgi gördüğünde erir. 5- Yanlış kullanımlarda ısırır. 6- İşlenmemişinden sıradan maden filizine kadar pek çok halde bulunur. 7- Çekici özelliği nedeniyle fazla yaklaşılmaması önerilir. 8- Standard ölçüleri varsa da kolay bulunmaz. KİMYASAL ÖZELLİKLERİ 1- Altın, gümüş, platin ve diğer kıymetli madenlerle yakın akrabalığı vardır. 2- Büyük miktarlardaki pahalı maddeleri ve değerli taşlara karşı iletkendir. 3- Belli bir sebebe bağlı olmaksızın patlayabilir. 4- Sebepsiz yere çıkıp gidebilir. 5- Likitlerde çözünürlüğü yoktur fakat hediye ile doyurulduğunda aktivitesi büyük oranda artar. 6- Dünyada bilinen en büyük servet indirgeyicidir. 7- Özellikle kapalı alanlarda bir arada tutulmaları tehlikelidir. Çok sayıda bir arada olmaları tepkime nedeniyle merkezi sinir sistemini etkiler. TESTLER 1- Saf numunesi doğal halde bulunabilirse rengi parlak pembeye döner. 2- Daha iyi bir numunesiyle kıyaslandığında rengi yeşile döner. 3- Kulağa zarar verdiği tespit edilmiştir. 4- Genelde susmaz. 5- Çok etkili temizleyici özelliği vardır. YAN ETKİLERİ 1- Tecrübesiz ellerde çok tehlikelidir. 2- Birden fazlasıyla ilgilenmek yasal olarak engellenmiştir ancak değişik mekânlarda ve birbirleriyle direkt temas etmelerini engellemek koşuluyla yüreği ve cesareti olanlar yapılabilir. 3- Aynı mekânda, uzun sure bir arada olmak, çeşitli sakıncalar oluşturmaktadır. 4- Bazıları gözü kör edip, kulağı sağır eder ve bağımlılık yapabilir ve tedavisi yoktur. Sözün özü; bir çiçekle bugünlerini kutlayalım. Göreceksiniz samimi bir tebessümü. Zor değil. sadece 3 TL bir gül. Gününüz kutlu olsun bütün bayanlar... Suat GÜNEŞ
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
MUSTAFA 5 yıl önce

ÇOK GÜZEL TARİF TEŞEKKÜRLER

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126