Ankara kitap fuarında 'başkalarının dokunduğu' kitaplar daha fazla ilgi görüyor

Kitap fuarcılığında yeni bir uygulamaya adım atarak sahafları da organizasyonlara dahil edilmesi, kitapseverlerden tam not aldı. Ankara’da bugün başlayan 9. Ankara Kitap Fuarı’nda yer alan 30’dan fazla sahaf standı, yayınevi stantlarından...

Ankara kitap fuarında 'başkalarının dokunduğu' kitaplar daha fazla ilgi görüyor

Kitap fuarcılığında yeni bir uygulamaya adım atarak sahafları da organizasyonlara dahil edilmesi, kitapseverlerden tam not aldı. Ankara’da bugün başlayan 9. Ankara Kitap Fuarı’nda yer alan 30’dan fazla sahaf standı, yayınevi stantlarından...

20 Şubat 2015 Cuma 16:34
Ankara kitap fuarında 'başkalarının dokunduğu' kitaplar daha fazla ilgi görüyor
Kitap fuarcılığında yeni bir uygulamaya adım atarak sahafları da organizasyonlara dahil edilmesi, kitapseverlerden tam not aldı. Ankara’da bugün başlayan 9. Ankara Kitap Fuarı’nda yer alan 30’dan fazla sahaf standı, yayınevi stantlarından daha fazla ilgili görüyor. Sahafçılar bu durumu hem baskısı olmayan, başka yerlerde bulunmayan kitapların satılmasına, daha ekonomik olmasına hem de genç okurların eski kitaplara olan ilgisine bağlıyor. Okuyucular açısından ise başkasının dokunduğunu, kendi hisselerini bıraktığı kitapları okumak daha heyecan verici. Bunun yanında organizatörler vahşi bir cinayete kurban giden Özgecan Aslan’ı da unutmadı. Fuarda Özgecan için bir ziyaretçi defteri oluşturuldu.

Ankara Kitap Fuarı, 9. kez kapılarını kitapseverlere açtı. ATO Congressium’da 20 Şubat - 1 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek fuarda bu yıl ikinci kez sahaflar da yer alıyor. Sahaflar için ayrı bir sokak oluşturulurken, kitapseverlerin diğer yayınevlerine nazaran sahaf stantlarına daha fazla ilgi göstermesi gözlerden kaçmıyor. Birçok okuyucu özellikle sahaflar için geldiğini belirtirken, erkenden ve kitap listesiyle sahaf stantlarının başını bekleyen okurlar da bulunuyor.

İstanbul’dan gelen 22 sahafçıdan biri olan Ümit Nar, bu durumu “Sahafların gelemsini arzu eden belli bir okur kitlesi zaten vardı, geçen sene de bunun etkilerini görmüştük. Geçen yıl ilk defa katıldık. Bu sene gerek medyada gerek sosyal medyada çok güzel tanıtım yaptığımızı düşünüyorum. Buraya geleceğimizi insanlara çokça hatırlattık çokça anlattık. Dolayısıyla bunun etkisini görmeye başladık. Fuarda ilk gün ama ilgili güzel. Güzel geçecek fuar belli.” şeklinde özetliyor.

HEM BÜTÇEYE UYGUN, HEM DUYGUSAL YANI VAR

Ümit Nar, Cihan Haber Ajansı’na(Cihan) verdiği röportajda kitapseverlerin sahaflara daha fazla ilgi göstermesini ise şu sözlerle anlatıyor: “Yayınevleri her yerde bulunabiliyor. Ankara’da da veya başka yerlerde de yayınevi kitaplarını bulabiliyorsunuz. Ama sahaflık başka birşey. Baskısı olmayan kitaplar var elimizde. Akademik çalışma yapanlara yönelik araştırma kitapları var. Tez hazırlayanlara yönelik kitaplarımız var. Bu kitaplar yayınevlerinde veya kitapçılarda bulunmayacak kitaplar dolayısıyla daha fazla ilgi var. Bir de genç arkadaşların çok ilgisi var. Bunun hem sahaflardan eski kitap almakla ilgili hem de biraz daha bütçelerine daha uygun kitap almakla ilgili olduğunu düşünüyorum.”

Sahaflardaki kitaplar, diğer yayınevi stantlarındaki kitaplara göre daha ucuz. Ancak Ümit Nar, asıl nedeni ise piyasada bulunması zor olan kitapların sahaflarda bulunabiliyor olması olduğu görüşünde. Nar, “Bu sene insanlar hazırlık yapmışlar, listeler hazırlamışlar öyle gelmişler. Bizi biraz zorluyorlar. Bu güzel bir şey. İnsanların buna hazırlık yapması ve geleceğimizi beklemesi güzel bir şey.” ifadelerini kullanıyor. Nar, İstanbul Cağaloğlu’ndan 22 sahafçının geldiğini, 7 sahafçının da Ankara’dan katıldığını aktarıyor.

SAHAFLARDA SADECE KİTAP YOK

Sahafçılarda ikinci el kitap, dergi ve çizgi romanların yanısıra nostaljik anlamı olan eski el yazması eserler, sinema posterleri, kartpostallar, posta pulları gibi ürünleri de bulmak mümkün. Ancak ikinci el kitabı okumanın başka bir tadı olduğunu düşünenler de yok değil. Kadın bir okuyucu fuarda ilk önce sahaflar kısmına geldiğini belirterek, “Bilinçli olarak sahaflar kısmındayım. Önce buraları gezmek istedim. Çünkü eski kitapların böyle bir hani onlara insanlar dokunmuş, insanları okurken birşeyler hissetmiş belki kendilerinden birşeyler katmış. O anlamda sahafçılar çok önemli. Buraya gelmemin ve ilk gün gelmemin nedeni, sahaflarda her aradığınızı bulamıyorsunuz, daha erken ulaşabilmek. Daha erken elde edebilmekti. O anlamda sahaflar daha değerli.” şeklinde konuşuyor. Sahaçıları gezen bir erkek kitapsever de sahafçıların daha fazla katılması gerektiğini düşünüyor.

36 SAHAF ANKARA'DA BULUŞTU

Fuarı organize eden Eylül Fuarcılık Genel Koordinatörü Remzi Çayır da fuarda 300’e yakın yayınvi olduğunu ve bunlar arasında 36 civarında sahaf bulunduğunu belirtti. Çayır, sahaflara gösterilen ilgi konusunda da “Tarihi İstanbul Cağaloğlu çarşısından yıllardır burada farklı desenlerin kültürlerin bir araya geldiği sahaflar sokağındaki tüm sahaflarımızı biz buraya getirdik. Onlarla farklı bir salon oluşturduk. Halkımız onları da ziyaret edebilirler. Çok güzel eski tarihi kitapları görebilirler. Sahaflar biraz daha eski tarihi kitapları görüyorlar. Hiç göremedikleri piyasada bulamadıkları ürünleri sahaflarda buldukları için merak uyandırıyor ve ilgi oluyor. Geçen yıl verim almışlardı bu yıl daha fazla verim alacaklarını düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

ÖZGECAN UNUTULMADI

Öte yandan fuarda bu yıl anlamlı bir organizasyon daha gerçekleştiriliyor. Geçtiğimiz günlerde vahşi bir cinayete kurban giden Özgecan Aslan’ı unutmayan organizatörler, Özgecan için ziyaretçilerin düşüncelerini yazabilecekleri bir ziyaretçi defteri açtı. Ziyaretçilerin bu deftere yazıkları duygu ve düşünceleri, daha sonra anne ve babasına teslim edilecek.

Ziyaretçi defterine her kesimden ilgi olsa da en çok lise ve üniversite öğrencileri yazıyor. Lise 11. sınıf öğrencisi olan Sencar isimli erkek öğrenci, “Hakkını helal et” diye yazdığı Özgecan için “Keşke böyle birşey olmasaydı ve keşke yazma ihtiyacı duymasaydık. Şu anda insanlığımızdan erkekliğimizden utandıran bir durum. Söyleyecek pek birşey bulamıyorum. İnsan olan yapmaz diye düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Kitap okuyan toplumlarda Özgecan’lar ölmez sloganıyla açılan köşede deftere duygularını yazan üniversite öğrencisi Gülşah da hislerine şöyle aktardı: “Ben 20 yaşındayım Özgecan gibi birinci sınıf öğrencisiyim. Bir Özgecan gitti ama onun gibi yetişen bu ülkenin yarınlarına ışık olmak isteyen yol açmak isteyen pekçok çağdaş Türk genci yetişiyor. Özgecan bizim için hiç ölmeyecek o bizim için artık sembol haline geldi. Babası da belirtti ya konuşmasında ‘sevgiyle barışla dünyamız güzelleşecek’ diye. Biz onu yaşatmaya çalışacağız her şekilde. İnanıyorum ülkemizde artık kadın cinayetlerine dur denilebilecek ve biz bunu başaracağız.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126