Esiri Olduğumuz Sihirli Kutu

Ailecek oturmuşuz televizyonun karşısına ve unutmuşuz dostane muhabbetleri.Esir almış bizi bir sihirli kutu.Eş dost ziyaretleri renkli görüntüye kurban edilmekte.

Esiri Olduğumuz Sihirli Kutu

Ailecek oturmuşuz televizyonun karşısına ve unutmuşuz dostane muhabbetleri.Esir almış bizi bir sihirli kutu.Eş dost ziyaretleri renkli görüntüye kurban edilmekte.

02 Mart 2010 Salı 22:11
Esiri Olduğumuz Sihirli Kutu
banner203

Herkesin takip ettiği diziler ağı aile meclislerini baltalamakta ve gözümüzü alamadığımız sihirli kutu eşlerin yakınmalarına temel oluşturmakta adeta.Bayanların ortak yakınmaları şu değil midir:Eşim akşam eve geliyor, kumanda elinde ve hiç duymuyor söylediklerimi.Bir şey paylaşamıyoruz, sorunlarımızı konuşamıyoruz”¦ Ziyarete gitmekteyiz komşuya ve komşunun dizisi vardır o akşam takip ettiği.Üç beş kelime konuşamadan, iyiyi güzeli paylaşamadan ziyaret sona ermekte ve tutmaktayız evimizin yolunu. Hatırlıyorum da çocukluğumu oyunlar oynardık mahalle aralarında.Koşardık, saklambaç oynardık, futbol oynardık, çelik çomağın sapında çocukluğumuzu fırlatırdık uzaklara ve koşardık peşinden nefesimiz tıkanana kadar. Şimdiki çocuklar beton yığınlarının arasında maalesef sıkıştırmışlar çocukluğunu, umutlarını, hayallerini.Bizim oynadığımız oyunların adını bile duymadan SBS'nin peşinde koşturarak yaşamaktalar.İşte bu noktada onların tek eğlence kaynağı kalıyor ellerinde:Televiz yon.Biz anne babaların da işine geliyor sanırım onların televizyonla oyalanması. Her günün akşamına iki diziyi sıkıştıran tv kanalları edebiyatımızın başyapıtlarının da suyunu çıkartmakta.Aşk-ı Memnu isimli kitabın yüzünü bile görmeyen çocuklarımız o güzelim eseri Bihter ile Behlül'ün yasak aşkına sıkıştırmış; aynı şekilde Yaprak Dökümünden bir cümle bile okumayan çocuklarımız onurlu bir adamın mücadelesini görmez de Leyla'da Şevket'te takılıp kalırlar. Geçen gün küçük bir hikaye okumuştum:İş hayatının yoğunluğu nedeniyle çocuğuna yeterince zaman ayıramayan bir anne kızı ile beraber bir oyuncakçıya giderler.Durumu anlayan oyuncakçının verdiği cevap çok manidardır.Oyuncak ayıcığın, bebeğin vs. olduğunu söyler fakat henüz oyuncak bir annenin icat edilmediğini ve edilemeyeceğini söyler! Çocuklarımızı ihmal ediyoruz.Televizyonun sihirli dünyasında umutlarını, hayallerini hapsetmekteyiz. Televizyon henüz dostluğu, annenin, babanın yerini tutamadı ve tutamayacak da!

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
fatma gökçe 7 yıl önce

hocam tanıdınız mı? gerçekten siz bir edebi deha sınız

Avatar
batu 7 yıl önce

ne yazıkki dizel hp baglıyo tvlere ama nedeni bilinmez

Avatar
veli karalar 7 yıl önce

Belirttiğiniz gibi durum içler acısı Ahmet Bey! Hiç unutmuyorum dzinin yeni başladığı aylardı sanırım, bir genç kız çıkıp arkadaşlarına"arkadaşlar aşk-ı memnu'nun kitabı çıkmış duydunuzmu" demişti.
????

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126