Selam Bahara Yolculuk'un Ayperi'si: Türk okulları ikinci evimizdir

Selam Bahara Yolculuk filminde 'Ayperi' rolünde oynayan Kırgız oyuncu Nazira Aytbekova, kendilerine fedakarlık yapmayı ve insanlara faydalı olmayı öğreten Türk okullarında görev yapan öğretmenlere minnettar olduğunu söyledi. Türk okullarının...

Selam Bahara Yolculuk'un Ayperi'si: Türk okulları ikinci evimizdir

Selam Bahara Yolculuk filminde 'Ayperi' rolünde oynayan Kırgız oyuncu Nazira Aytbekova, kendilerine fedakarlık yapmayı ve insanlara faydalı olmayı öğreten Türk okullarında görev yapan öğretmenlere minnettar olduğunu söyledi. Türk okullarının...

03 Nisan 2015 Cuma 11:50
Selam Bahara Yolculuk'un Ayperi'si: Türk okulları ikinci evimizdir
banner203
Selam Bahara Yolculuk filminde 'Ayperi' rolünde oynayan Kırgız oyuncu Nazira Aytbekova, kendilerine fedakarlık yapmayı ve insanlara faydalı olmayı öğreten Türk okullarında görev yapan öğretmenlere minnettar olduğunu söyledi. Türk okullarının kendilerinin ikinci evi olduğunu söyleyen Aytbekova, Selam Bahara Yolculuk filminin büyük ilgi görmesinden dolayı çok sevinçli olduğunu aktardı.
Cihan Haber Ajansı'na( Cihan) Selam Bahara Yolculuk filminde kendisine rol verilmesine, Türk okullarında aldığı eğitim ve çekimler sırasında yaşadıklarını anlatan Aytbekova, yaşananların sanki bir rüya olduğunu dile getirdi. Filmin senaryosunu ilk kez sesli olarak evde okurken, ailesinin göz yaşlarını tutamadığını ifade eden Kırgız oyuncu, Türk öğretmenlerin fedakarlıklarını gerçek hayatta olduğu gibi, sahnede de yaşamanın kendisi üzerinde derin izler bıraktığının altını çizdi.

Aytbekova Türk okulları ve Türk öğretmenleriyle daha çocukken tanıştığı için rolü ve filmin teması konusunda yabancılık çekmediğini söyledi. İngiliz dili ve edebiyatı eğitimi aldığı Uluslararası Atatürk Alatoo Üniversitesi’nden övgü ile söz eden Aytbekova, “Orası bana hayatı öğreten altın beşiğim. Orada hem terbiyeyi hem de bilimi öğrendim. Benim Türk öğretmenlerimin hayatını anlatan filmi herkes izlemeli. Onlar sadece benim değil, milyonlarca çocuğun babasıdır. Sadece benim hayatımı değil, bana benzeyen birçok çocuğun hayatını değiştirdi onlar.” ifadesini kullandı.

-Filme nasıl seçildiğinizi anlatır mısınız ?

- Ben aslında Türk filmlerini ve dizilerini iyi takip eden birisiyim. Kırgızistan’da çekilecek bir Türk filmine oyuncu seçimlerinin yapıldığını duydum. Çok heyecanlandım. Ama seçileceğimi hiç düşünmüyordum. Yönetmen Hamdi Alkan Bey ile tanışmak, onunla resim çektirmek maksadıyla yanına gitmiştim. Görüşmeden sonra benim filmde oyuncu olarak seçildiğim bildirildi. Çok mutlu olmuştum..

- Türkiye’den gelen ekibe uyum sağlayabildiniz mi.

- Türkiye’den gelen tüm ekiple, oyuncularla, yönetmenle çekim süreci boyunca çok iyi anlaştık. Hepsi kendi işini çok iyi yapan, gerçek profesyonel insanlardı. Türk oyuncular bize her zaman destekte bulundular. Onlardan mesleğimle ilgili çok şeyler öğrendim. Kırgızistan hakkında düşüncelerinin de çok iyi olduğunu gördüm. Çünkü, çekimlerin yapıldığı Issık-Göl bölgesi zaten çok güzel bir yer. Tüm ekip o dağları ve gölü çok sevdiler. Oyuncular ata binerek çok eğlendi.

- Filmin senaryosunu ilk okuduğunuz zaman, sizde nasıl bir etki bıraktı.

- Senaryoyu ilk kez ailemin yanında sesli olarak okudum. Ben okurken, annem ağlamaya başladı. Sonra ben de ağlamaya başladım. Çünkü filmdeki İsmail Hoca'nın yaptıkları gerçekten çok etkileyiciydi. Senaryoyu ilk okuduğumda çok beğendim ve hikaye gönlümden yer aldı.

- Filmde sizi en çok hangi sahne etkiledi?

- En çok etkilendiğim sahne, Cengiz’in mektubu okuduğu sahneydi. Senaryoyu okurken pek fark etmemişim. Ama, o sahne çekilirken gerçekten çok ağladık. O sahne benim üzerimde, çok büyük bir etki bıraktı. Ben de Türk üniversitesinde okuduğum için, İsmail Hocada beni okutan öğretmenlerimi gördüm. İsmail Hoca’yı ben bir film karakteri değil, gerçek bir öğretmen olarak gördüm.

- Türk okulları ve eğitim gönüllülerinin, dünyanın birçok ülkesindeki fedakarlıkları hakkında ne düşünüyorsunuz?

- Ben de Atatürk-Alatoo Üniversitesi mezunuyum. Bu üniversite benim hayatımı değiştirdi diyebilirim. Bu okulları kuran insanların eğitim için yaptıkları şeyler büyük bir cesaret istiyor. Onların tüm zorlukları aşarak, yaptıkları işlerinde başarıya ulaşmaları takdiri hak ediyor. Hiç bilmediğiniz, ismini bile duymadığınız ülkelere gitmeleri, eğitim uğruna ülkesini ve ailesini geride bırakmaları büyük bir cesaret gerektiren iş. O okullarda eğitim veren öğretmenler çok fedakar insanlar . Sadece benim için değil, Türk okulları, buralarda eğitim alan bütün öğrencilerin ikinci evidir. Çünkü onlar, bize eğitimin yanısıra, güzel bir terbiye verdiler.

- Bu kadar fekadarlıklarla yurt dışında açılan Türk okullarının Türk hükümeti tarafından kapatılmak istenmesini nasıl buluyorsun?

- Bu tür haberleri ilk duyduğum zaman çok üzüldüm. Türk okullarını kapatmak istemeleri, bende, beni ailemden alı koymak gibi bir etki bıraktı. Çünkü, o okullar benim ikinci evim .Amacı dünya barışına katkı olan okulları kapatmak gerçekten çok şaşırtıcı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126