‘Son yıllarda toplumsal içerikli film üretmekte zorlanıyoruz’

Oyuncu Mert Fırat, Türkiye’de ödüllü filmlere gidilmediğini, ödül almanın üstten bakma hissi verdiğini belirterek, sinemanın eğlencenin yanısıra değiştirici, düşündürücü etkisi bulunduğunu söyledi. Toplumsal içerikli filmleri son...

‘Son yıllarda toplumsal içerikli film üretmekte zorlanıyoruz’

Oyuncu Mert Fırat, Türkiye’de ödüllü filmlere gidilmediğini, ödül almanın üstten bakma hissi verdiğini belirterek, sinemanın eğlencenin yanısıra değiştirici, düşündürücü etkisi bulunduğunu söyledi. Toplumsal içerikli filmleri son...

16 Mart 2015 Pazartesi 11:12
‘Son yıllarda toplumsal içerikli film üretmekte zorlanıyoruz’
Oyuncu Mert Fırat, Türkiye’de ödüllü filmlere gidilmediğini, ödül almanın üstten bakma hissi verdiğini belirterek, sinemanın eğlencenin yanısıra değiştirici, düşündürücü etkisi bulunduğunu söyledi. Toplumsal içerikli filmleri son yıllarda üretmekte zorlandıklarını ifade eden Fırat, politik bir filmin salonda vizyona girmesinin zor olduğuna dikkat çekti. "Bir Varmış Bir Yokmuş" filmi ekibi, İzmir Ekonomi Üniversitesi öğrencilerinin (İEÜ) misafiri oldu. Yönetmen İlksen Başarır, yapımcı Hazan Dut ve oyuncu Fırat, "Türkiye Film Endüstrisinin Güncel Sorunları" başlıklı panelde öğrencilerin sorularını cevapladı. İEÜ İletişim Fakültesi ile Tanıtım ve Kurumsal Pazarlama İletişimi Müdürlüğü tarafından düzenlenen panelde, toplumsal içerikli filmlerin son yıllarda üretiminin zorlaştığı belirtildi.

İEÜ İletişim Fakültesi Medya ve İletişim Bölümü Öğretim Görevlisi Serkan Şavk tarafından yönetilen panelde konuşan yönetmen Başarır, film yapmaya karar verdiklerinden bu yana dertlerini anlatmaya çalıştıklarını, aldıkları geri bildirimlerle yapacakları işlere zemin oluşturmak istediklerini söyledi. Başarır, "Bir Varmış Bir Yokmuş" filminin 194 salonda oynadığını kaydetti. Mert Fırat ise her yıl veya iki yılda bir film yapabilmenin kendileri için önemli olduğunu belirterek, “14 salonda, 50-60 kişilik salonlarda filmler oynuyor. Yapılan yatırımın geri dönemeyeceği bir durum söz konusu. Yatırımlarımızın sürdürülebilir olması için bu ağı güçlendirici enstrümanları kullanıyoruz. Film yapmak, bir yandan sanat ama bir taraftan da ticari bir iş. Salonları ellerinde bulunduranlar, gücü de elinde tutuyor. Çok cesur ve güzel fikirler var ama sürdürülebilir olması mümkün olmuyor.” dedi.

‘DİZİLER SİNEMAYI, TİYATROYU BESLİYOR’

Birçok oyuncunun tiyatro veya film yapabilmek için dizilerde oynadığını aktaran Fırat, dizilerin başlıbaşına film olduğunu ifade etti. Dizilerin film kadar uzun olduğuna, bu sektörün de sinemaya ve tiyatroya katkısı olduğuna dikkat çeken Fırat, “Yeni kameralar, lensler, ses kayıt cihazları, yeni programlar geliyor. Bunlar, diziler sayesinde geliyor. Dizi sektörünün, sinema ve tiyatroya bile katkısı oluyor. Performansta bir farklılık varsa sebebi zaman kısıtlılığıdır. Kelebeğin Rüyası filmini 16 hafta çektik ama dizide bir gün içinde 24 sayfa çekiyoruz. Ne yönetmen ne de oyuncu için farklı plan ve deneme alamıyoruz.” diye konuştu.

Yapımcı Hazal Dut da 2014 Aralık ayına kadar 130'un üzerinde Türk filmi yapıldığını ancak bazılarının yayımlanma imkanı bulamadığını aktardı. Dut, filmleri seyirciyle buluşturmanın zor bir süreç olduğunu vurguladı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126