Türk millî mücadelesinin iktisat boyutu hakkında kitap yazıldı

Gediz Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Necmettin Şahin ve vergi müfettişi Akif Yılmaz, yakın tarihe ışık tuttu. Şahin ve Yılmaz, “Millî Mücadele Stratejisinin Mali İktisat Boyutu ve Sosyo-Ekonomik Dinamikleri”...

Türk millî mücadelesinin iktisat boyutu hakkında kitap yazıldı

Gediz Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Necmettin Şahin ve vergi müfettişi Akif Yılmaz, yakın tarihe ışık tuttu. Şahin ve Yılmaz, “Millî Mücadele Stratejisinin Mali İktisat Boyutu ve Sosyo-Ekonomik Dinamikleri”...

28 Ekim 2015 Çarşamba 15:45
Türk millî mücadelesinin iktisat boyutu hakkında kitap yazıldı
Gediz Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Necmettin Şahin ve vergi müfettişi Akif Yılmaz, yakın tarihe ışık tuttu. Şahin ve Yılmaz, “Millî Mücadele Stratejisinin Mali İktisat Boyutu ve Sosyo-Ekonomik Dinamikleri” isimli bir kitap yazdı. Uzun süren araştırmaların sonucu olan eserde, Türk ordusunun hem sayıca hem de teçhizat olarak daha üstün durumdaki işgal güçlerine karşı sergilediği kahramanlık destanının arkasındaki Anadolu insanının, mali ve insani fedakârlıkları anlatıldı.

İktisatçı Yrd. Doç. Dr. Şahin, Atatürk’ün, “Söz konusu vatansa gerisi teferruattır.” sözüyle Anadolu’da dalga dalga yayılan insani ve ekonomik güç oluşturma seferberliğinin kurtuluşu getirdiğini söyledi. Millî Mücadele’nin, bir milletin canını, malını, elinde avucunda neyi varsa hepsini ortaya koyduğu bir dönem olduğunu dile getirdi. Şahin, şunları söyledi: “Türkiye Cumhuriyeti’nin ne şartlarda kazanıldığını, yoklukların ve imkansızlıkların içinde nasıl bir kahramanlık destanının yazıldığını, hem günümüz nesillerinin hem de gelecek nesillerin iyi bilmesi gerektiğini düşünüyorum. Analar diyarı Anadolu’nun cefakâr anaları, bir yandan eşlerini ve oğullarını şehit olmaya uğurlarken diğer yandan yiyecek son lokmalarını bile Mehmetçik ile paylaşmış, cepheye taşıdığı silahlar soğuktan ya da yağmurdan zarar görmesin diye üzerindeki giysiyi çıkarıp örtmüştür. Bu devlet kolay kurulmadı, istiklâl kolay kazanılmadı diyorsak ve 29 Ekim’i bayram olarak kutluyorsak, atalarımızın kahramanlıkları ve fedakârlıkları sayesindedir.”

KİTAPTAN NOTLAR

Çocuklar da cephedeydi...
Atatürk ve vekiller öncülük yaptı...

"Ordunun ihtiyaçlarını karşılayabilmek amacıyla Tekalif-i Milliye (Millî Fedakârlık) Emirleri çıkarıldı. Askerlik hayatı boyunca biriktirdiği 800 lirayı Millî Mücadele için harcayan Başkomutan Mustafa Kemal, 'Harp ve muharebe yalnız iki ordunun değil, iki milletin bütün mevcudiyetleri ile karşı karşıya gelmesidir.' diyerek, herkesi fedakârlığa davet etti."

"Millî Fedakârlık Emirleri ile tüccarlardaki ve her evdeki yiyeceklerin yüzde 40’ı, ayrıca ordunun ihtiyaç duyduğu eşyalar talep edildi. Her haneden 1 takım çamaşır, 1 çift çarık ve 1 çift çorap da istendi."

"Fakirler, Millî Fedakârlık Emirleri kapsamı dışında tutuldu ancak yoksul Anadolu insanı da neyi varsa ordusuyla paylaştı."

"Büyük Millet Meclisi’nin aldığı ilk kararlardan biri, milletvekillerinin maaşlarından 10’ar lira kesinti yapılması oldu. Toplanan 2 bin 630 lira ile cephedeki erlerin moralini yükseltecek hediyeler ve kışlık kıyafetler alındı."

"Bir diğer tasarruf önlemi memurlara yönelikti. Gereksiz soba yakılmasını ve hava karardıktan sonra gaz lambası kullanılmasını önlemek amacıyla mesai saatleri değiştirildi, öğle yemeği kaldırıldı."

"Birinci İnönü Savaşı’nda 15 bin Mehmetçiğin, sayıca 2 kat fazla Yunan askeriyle çarpıştığı cepheyi gezen Milletvekili Muhittin Baha (Pars), gördüklerini, 'Her adımda küçük yaşta yavrularımıza rastladım. Babasının yanında çarpışan 12 yaşındaki çocuğu görünce gözlerim yaşardı.' sözleriyle özetlemişti."

"70’nci Alay Komutanı Hafız Halit Bey, verem yüzünden eşini kaybetmişti, 12 yaşındaki çocuğuna bakacak kimse yoktu. Kızı Nezahat’ı da alıp askerlerine komutanlık etti. Nezahat, Kurtuluş Savaşı boyunca babasıyla o cepheden diğerine koştu. Meclis tarafından, ilk İstiklâl Madalyası’nın ona verilmesi kararlaştırıldı."

"Millî Fedakârlık Emirleri kapsamında toplananların bedeli, 12 Nisan 1923 tarihli, 328 sayılı kanun ile hak sahiplerine ödenmeye başlandı, 1929’da tüm borçlar kapatıldı."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126