Türkiye’nin en uzun diyaliza bağlı hastası

Fethiye’de yaşayan Nurettin Kandemir, 35 yıldır diyaliz tedavisi görüyor. Yaşamının yarısından fazlasını diyaliz tedavisi ile geçiren 60 yaşındaki Nurettin Kandemir, Türkiye’de az sayıda diyaliz merkezinin olduğu dönemde diyaliz tedavisine...

Türkiye’nin en uzun diyaliza bağlı hastası

Fethiye’de yaşayan Nurettin Kandemir, 35 yıldır diyaliz tedavisi görüyor. Yaşamının yarısından fazlasını diyaliz tedavisi ile geçiren 60 yaşındaki Nurettin Kandemir, Türkiye’de az sayıda diyaliz merkezinin olduğu dönemde diyaliz tedavisine...

15 Ağustos 2016 Pazartesi 12:52
Türkiye’nin en uzun diyaliza bağlı hastası
Fethiye’de yaşayan Nurettin Kandemir, 35 yıldır diyaliz tedavisi görüyor. Yaşamının yarısından fazlasını diyaliz tedavisi ile geçiren 60 yaşındaki Nurettin Kandemir, Türkiye’de az sayıda diyaliz merkezinin olduğu dönemde diyaliz tedavisine başladı. Bugün ise son teknoloji makinelerle tedavisini sürdüren Kandemir, Türkiye’deki en uzun diyaliz tedavisi gören hastalardan birisi.
Ülkemizde diyaliz tedavisinin yaygın olmadığı dönemlerde böbrek yetmezliği teşhisi konulan Nurettin Kandemir, hastalığıyla ilgili süreci, süreç içerisinde yaşadığı zorlukları ve 35 yıllık diyaliz serüvenini anlattı. Kandemir, “Bana böbrek yetmezliği teşhisi konulduğunda İstanbul’da diyaliz merkezi yoktu. Sonra doktorlarımın yönlendirmesiyle 1982’de Ankara’da yeni açılan merkezin ilk hastalarından oldum. Periton diyalizi ile başladım ancak daha sonraları klinik diyalizine geçiş yaptım. 1985 yılında Ankara’daki doktorum, uygun bir böbrek bulunduğunu söyledi ve bunun üzerine kadavradan böbrek nakli gerçekleşti. Fakat 3 ay sonra vücut böbreği kabul etmedi ve tekrar diyalize döndüm. 35 yıldır diyaliz tedavisi görüyorum” dedi.
“DİYALİZ ARTIK ESKİSİ GİBİ DEĞİL”
Normalde bir hastanın diyalizle yaşam süresinin ortalama 6 yıl olduğunu belirten Kandemir, “35 yıllık diyaliz tedavim süresince, diyaliz alanındaki gelişmelere bizzat şahit oldum. Kliniklerde kullanılan diyaliz cihazları çok önemli. Bunun yanı sıra sadece diyaliz cihazı, doktor veya hemşire ile ilişkilendirmemek gerek. Yaşadığım maddi ve manevi zorluklara rağmen yediğim, içtiğim, yaptığım her şeye çok dikkat ettim. Yaşamımı disipline etmemin, bugünlere gelmemdeki etkisi büyük” diye konuştu.
“TÜRKİYE’DEKİ DİYALİZ İMKÂNI ALMANYA’DAN DAHA FAZLA”
Türkiye’deki diyaliz imkânlarını bir hasta gözüyle değerlendire Kandemir, “Bugüne kadar ülkemizde bu konuda büyük atılımlar yapıldı. Benim diyalize başladığım 1982 senesinde imkânlar kısıtlıydı ama gün geçtikçe ciddi değişim ve gelişimler yaşandı. Hatta ben 1992 senesinde bu konuyu doktoruma da sormuştum; ‘Türkiye diyaliz tedavisi, diğer ülkelere göre ne durumda? Daha da geliştirilemez mi?’ O dönemde kendisi bana; Türkiye’nin diyaliz konusunda Almanya’dan daha ileri noktada olduğunu söylemişti” dedi.
Yaşamını Fethiye’de sürdürdüğünü kaydeden Kandemir, sağlığının gayet iyi olduğunu da sözlerine ekledi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126