AB Bakanı Çelik: "Brexit sonrasında Avrupa nasıl bir Avrupa olacak?"

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, "Halep konusu, Rakka konusu, Musul konusu, Irak ve Suriye’deki terör örgütleriyle mücadele konusu sadece bir Ortadoğu meselesi olarak Avrupa Birliği’nin sırtını döneceği konular değildir....

AB Bakanı Çelik: "Brexit sonrasında Avrupa nasıl bir Avrupa olacak?"

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, "Halep konusu, Rakka konusu, Musul konusu, Irak ve Suriye’deki terör örgütleriyle mücadele konusu sadece bir Ortadoğu meselesi olarak Avrupa Birliği’nin sırtını döneceği konular değildir....

07 Ekim 2016 Cuma 17:54
AB Bakanı Çelik: "Brexit sonrasında Avrupa nasıl bir Avrupa olacak?"
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, "Halep konusu, Rakka konusu, Musul konusu, Irak ve Suriye’deki terör örgütleriyle mücadele konusu sadece bir Ortadoğu meselesi olarak Avrupa Birliği’nin sırtını döneceği konular değildir. Bunlar doğrudan Avrupa Birliği konuları haline gelmiştir. Buradaki her gelişme Avrupa Birliği’nin ajandasının temelini oluşturmaktadır" dedi.
AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Garcia-Margallo ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında İspanya gibi terör konusunda ortak tecrübelerin paylaşıldığı bir ülkenin Türkiye ile işbirliği içinde olmasını önemsediğini belirterek, "Terör meselesi bir siyasi tercih meselesi değildir. Teröre destek verip vermemek bir ideolojik tercih meselesi değildir. Bu insanlıkla barbarlık arasındaki çizgiyi oluşturur. Bütün terör örgütleri barbarlık yoluyla insanlığın temel değerlerini yok etmeye çalışıyor. Eğer siz bir siyasi partinin temsilcisi olarak teröre destek verirseniz, teröre destek verilen bir takım faaliyetlerin içinde bulunursanız ya da benzeri konularda terör örgütüyle yan yana durursanız bu kuşkusuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’yle kayıt altına alınmış ve korunmuş değerlere karşı bir tutum olur. Terör konusunda net bir tavır takınılması gerekir" diye konuştu.
"Barbarlığın bütün kolları Türkiye Cumhuriyeti’ne ve insanımıza saldırmaktadır"
"Avrupa’nın bazı başkentlerinde AB tarafından PKK’nın bir terör örgütü olarak kabul edilmesine rağmen Avrupa’daki bazı başkentlere PKK çadırlarının açılması ya da PKK propagandasına izin verilmesi gibi çifte standartlar AB ile paylaştığımız ortak değerler bakımından doğru yaklaşımlar değildir" diyen Bakan Çelik şöyle devam etti:
"Nitekim zaman zaman DAEŞ’e karşı mücadelede PKK, PYD ya da başka terör örgütlerinin kullanılması gibi bir tabloyla karşı karşıya kalıyoruz. Bunlar son derece tehlikeli yaklaşımlardır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin bu içtihatları aslında tutumunu net bir şekilde ortaya koymaktadır. Biz bugün PKK’dan DAEŞ’e kadar, DHKP-C’den PYD’ye kadar FETÖ’nün darbe girişimi yapmasına kadar çok yönlü terör saldırıları ile karşı karşıyayız. Barbarlığın bütün kolları Türkiye Cumhuriyeti’ne ve insanımıza saldırmaktadır. Bizim bu mücadelemiz Avrupa ile paylaştığımız ortak değerlerin de korunması mücadelesidir, insan hakları için, demokrasi için, hukuk devleti için verilen bir mücadeledir. Hepimizin dikkat etmesi gereken bir diğer konu, terör örgütlerinin istismar ettiği konuları ve insanı dram oluşturan konuları doğru bir şekilde yönetmektir. Bu bakımdan mülteciler konusunda yeni yaklaşımlar geliştirmek zorundayız. Türkiye 3 milyon mülteciyi misafir ederek kendi üzerine düşen insani ve siyasi ödevi yerine getirmektedir ama bunun karşısında Avrupalı bazı ülkeler sınırlarını kapatmaktadır."
"Avrupa’da yükselen aşırı sağcılık, ırkçılık, İslamofobi gibi konular terör örgütleri için ideolojik beslenme kaynakları oluşturmaktadır"
Bakan Çelik, Suriye konusunda mülteci krizinin kökünü kurutmak konusunda yeni adımların atılması gerektiğine vurgu yaparak, "Dünyanın gözü önünde Esad rejimi Halep’e saldırıyor, Doğu Halep’te geçmişteki bir takım Bosna’da ve başka yerlerde yaşanan soykırımlara benzer uygulamalara imza atılıyor ama dünya bunu durdurmak konusunda ortak bir vicdanla ortak bir eylem planı oluşturamıyor. Ortak bir eylem planı ve ortak bir model oluşturulamamasının maliyeti milyonlarca insanın yurdundan olmasıdır. Biz 3 milyon mülteciyi misafir ediyoruz ama Halep’te yeni bir sıkıntı bu şekilde ortaya çıkarsa belki bu kadar mülteci daha Türkiye’ye ve Avrupa topraklarına taşınacaktır. Suriye toprakları içerisinde mülteciler için yerleşim yeri kurulması meselesi bu sorunun yönetilmesi açısından son derece etkili bir mekanizma olacaktır. Terör örgütlerini fiziken yenmek aslında ikinci meseledir. Eninde sonunda terör örgütlerinin fiziken yenilmesi kaçınılmazdır ama burada esas mesele terör örgütlerinin ideolojik olarak beslendikleri kaynakların kurutulmasıdır. İdeolojik olarak beslendikleri kaynakların kurutulması için karşılıklı olarak istismar edilen konuların, gerek etnik meselelerdeki, gerek dini meselelerdeki konuların ortadan kalkması gerekir. Avrupa’da yükselen aşırı sağcılık, ırkçılık, İslamofobi gibi konular terör örgütleri için ideolojik beslenme kaynakları oluşturmaktadır" ifadelerini kullandı.
"Brexit sonrasında Avrupa nasıl bir Avrupa olacak?"
Bakan Çelik, DAEŞ gibi terör örgütlerinin ideolojik beslenme kaynaklarının kurutulması konusunda buradan ortaya çıkan İslamofobi ve benzeri hususların bu terör örgütlerine yeni imkanlar sağlaması konusunda daha hassasiyetle bir mücadele ortaya koymanın daha açık olduğunun altını çizerek, "AB’nin ajandası sadece Brüksel, Berlin, Londra, Madrid’den ibaret değil. İki tane önemli konu önümüzdedir, bir tanesi, Brexit sonrasında Avrupa’nın nasıl bir Avrupa olacağı, değerler temelli bir Avrupa’ya dönüşme konusunda yeni bir model mi ortaya çıkaracaktır yoksa içe mi kapanacaktır? Bu son derece önemlidir. Biz değerler temelinde Avrupa modelinin daha çok performans göstermesi gerektiğini düşünüyoruz. Artık gördüğümüz gibi Halep konusu, Rakka konusu, Musul konusu, Irak ve Suriye’deki terör örgütleriyle mücadele konusu sadece bir Ortadoğu meselesi olarak Avrupa Birliği’nin sırtını döneceği konular değildir. Bunlar doğrudan Avrupa Birliği konuları haline gelmiştir. Buradaki her gelişme Avrupa Birliği’nin ajandasının temelini oluşturmaktadır. Ana gündem maddesini oluşturmaktadır. Aynı şekilde de hepimizin ortak siyasi ajandasını teşkil etmektedir. Bütün bu konularda İspanya ile birlikte çalışmamızın çok önemli olduğunun altını çiziyorum. Sayın Bakana ülkemize gösterdiği bu kritik dönemdeki bu dayanışma ziyareti için bir kere daha teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126