Akademisyen, politikacı ve yöneticilerden TBMM'ye çağrı

Farklı siyasal görüşlerden bir grup akademisyen, politikacı ve yönetici, ortak basın açıklamasıyla TBMM'yi devletin hukuk içinde işleyişini sağlayarak demokrasiyi güçlendirmek ve ülkeyi normalleştirmek için uzlaşmaya çağırdı. Basın...

Akademisyen, politikacı ve yöneticilerden TBMM'ye çağrı

Farklı siyasal görüşlerden bir grup akademisyen, politikacı ve yönetici, ortak basın açıklamasıyla TBMM'yi devletin hukuk içinde işleyişini sağlayarak demokrasiyi güçlendirmek ve ülkeyi normalleştirmek için uzlaşmaya çağırdı. Basın...

25 Haziran 2015 Perşembe 16:25
Akademisyen, politikacı ve yöneticilerden TBMM'ye çağrı
Farklı siyasal görüşlerden bir grup akademisyen, politikacı ve yönetici, ortak basın açıklamasıyla TBMM'yi devletin hukuk içinde işleyişini sağlayarak demokrasiyi güçlendirmek ve ülkeyi normalleştirmek için uzlaşmaya çağırdı. Basın açıklamasının imzacıları arasında Mehmet Altan, Murat Belge, Orhan Kemal Cengiz ve Ertuğrul Günay gibi eski bakan, milletvekilleri, büyükelçiler ve tanınmış aydınlar bulunuyor.

7 Haziran Genel Seçimi'nin ülkenin sürüklendiği keyfi yönetime karşı, hukuk devletini ve demokrasiyi güçlendirmeyi vaat eden siyasi partilerin gücünün artmasıyla sonuçlandığına dikkat çekilen çağrıda, bu artışın, son yıllarda herkesi güvensizliğe iten ve uluslararası alanda da saygınlığı zedeleyen 'Tek Parti' yönetiminin sona erdirilmesi umudunun doğmasına yol açtığı ifade edildi.

Son bir kaç yıl içinde Türkiye'nin demokrasi ve hukuk devletinin işleyişi konusunda, darbe dönemlerini anımsatan talihsiz uygulamalar yaşadığının dile getirildiği çağrıda, demokrasinin temeli olan 'kuvvetler ayrılığı' ilkesinin, defalarca fiilen ve açıkça çiğnendiği; Yasama ve yargı siyasi iktidarın, daha da ötesinde bir kişinin talep ve talimatlarıyla yönlendirilir hale geldiği kaydedildi. "Keyfilik, savurganlık, yolsuzluk, kişisellik, tek sözcükle 'yozlaşma' her alanda yönetime egemen oldu." denilen çağrıda, şimdi, devlet yönetiminde yozlaşmayı sona erdirmek vaadiyle halktan destek alan siyasi partilerin, tarihsel bir görevle karşı karşıya olunduğunun altı çizildi.

"Bu partiler -aralarındaki siyasal görüş ayrılıklarını bir süre erteleyerek- bir 'Onarım Programı' çerçevesinde TBMM'de güçbirliği yapmak, hukuk devleti ve demokrasi alanında yaşanan tahribatı hızla gidermek sorumluluğu taşıyorlar. Bu sorumluluk 7 Haziran'a ulaşan süreçte millete verdikleri sözlerden kaynaklanıyor." denilen çağrıda, şu taleplerde bulunuldu:
"Devletin varlığını hukuk içinde sürdürmesinin ve toplumun barış içinde yaşamasının temeli, adalettir. Öncelik ve ivedilikle, adalete siyasetin müdahalesi önlenmeli, devletin hukuk içinde işleyişi sağlanmalıdır. HSYK'da siyasi kasıtla yapılan düzenlemeler, İç Güvenlik Yasasında İdareye yargı yetkisi veren, hukuk devleti ilkesine aykırı hükümler ve Sulh Ceza Mahkemelerine verilen özel yetkiler hemen kaldırılmalıdır.

Cumhurbaşkanının yasa ve hukuk tanımaz tavrı derhal sona erdirilmelidir. Kullandığı abartılı mekan ve imkanlara son verilmeli; parlamenter demokrasinin kuralları ve Anayasa sınırları içine çekilmesi sağlanmalıdır. Hukuk önünde -Anayasada gösterilenlerin dışında- bir ayrıcalığı olmadığı hatırlatılarak, devletin ve milletin birliğinin daha fazla zedelenmesinin önüne geçilmelidir.

Türkiye yolsuzluklarla anılan bir ülke görünümünden derhal kurtarılmalıdır. Yolsuzluk soruşturmalarında ve kamu güvenliğini tehdit eden olayların araştırılmasında kamu adına görev yapan güvenlik ve yargı mensuplarının mağduriyetlerine son verilmelidir. Siyasilerin mal varlıklarının saydamlığı ve yolsuzluk suçlamalarının yargı önüne çıkması sağlanmalıdır. Kamu yönetiminde her türlü savurganlık önlenmeli, dar ve orta gelirlilerin durumlarını iyileştirecek acil ve kalıcı önlemler alınmalıdır.

Düşünce ve ifade özgürlüğü olmadan demokrasi olmaz. Yazılı ve görsel basına ve her türlü bilgi paylaşma, haberleşme ortamına iktidarın müdahalesi önlenmelidir. TRT ve AA gibi kamu kaynağı kullanan organların tarafsızlığı, -aykırılık halinde ağır kişisel yaptırımlar getirilerek- yasa ile yeniden düzenlenmelidir.

Dış politikada ülkemizin geldiği yer vahimdir. Türkiye hiç bir zaman bölgede ve dünyada bu kadar saygınlık yitirmemiştir. Komşuların iç işlerine müdahaleden vazgeçilmelidir. Bu alanda yapılan yanlışlar -uluslararası sorgulamalara gerek bırakmayacak biçimde- sonlandırılmalı ve içeride yargının bu yanlışları araştırıp karara bağlamasının önü açılmalıdır.

Milli iradenin adaletli temsilini engelleyen bu günkü baraj uygulaması kaldırılmalı, siyasal partiler ve seçim yasaları AB ülkelerindeki örnekler göz önünde tutularak katılımcılık ve saydamlık esaslarına göre yeniden düzenlenmelidir. Yasalar ve Anayasa’dan 12 Eylül darbe hukukunun izleri silinmelidir.

Partilerin, böyle somut bir "Onarım Programı" çevresinde TBMM'de güç-birliğinden sonuç alması için, Anayasanın -seçimin yenilenmesini öngören- 116. Maddesinin devreye girmesini önleyecek bir Hükümet oluşumuna ihtiyaç olduğu açıktır.

Partiler, yöntemlerini kendileri bularak gerçekleştirecekleri Hükümet oluşumunun sağlayacağı süre içinde, seçimde vadettikleri ortak yasal düzenlemeleri ivedilikle yapmalıdır. Bunu başarmaları tarihsel bir uzlaşma örneği olacaktır. Bu uzlaşma, ülkenin normalleşmesinin ve makul gelecekte güven içinde seçime gitmesinin önünü açabilir; daha önemlisi her türlü ayrımcılığı reddeden, insan hakları ve evrensel hukuk temellerinde yükselen yeni bir anayasa sürecinin de umutlarını canlandırabilir.

Bu süreçte, önceki iktidar partisi muhalefette kalırsa, bu, önemli bir oy kitlesinin dışlanması değil, bu büyük kitlenin, özellikle yöneticilerin özeleştiri yapması, iç sorunlarıyla yüzleşmesi ve ergin bir siyasal kimliğe kavuşması açısından kendileri için bir imkandır

Ülkemizde demokrasinin ve hukuk devletinin sarsılmaz temellere kavuşmasını önde tutan, farklı siyasal kimliklere sahip yurttaşlar olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisinin yeni seçilen değerli üyelerinin bilgisine sunduğumuz bu çağrımız, bütün yurttaşlarımızın değerlendirmesine, katkısına ve paylaşımına açılmıştır. Saygılarımızla."

Çağrıya imza atanlar, soyadı sırası ile şu isimlerden oluşuyor:

Mehmet ALTAN -Prof.Dr. Ekonomist
Murat BELGE -Prof:Dr. yazar
Orhan Kemal CENGİZ -Hukukçu, yazar
Zeynep DAĞI -Doç.Dr. Ankara E.Milletvekili
Abdulbaki ERDOĞMUŞ - İlahiyatçı, Diyarbakır E. Milletvekili,
Hüseyin ERGUN - SODEP Genel Başkanı
Recai ERSOY -Tıp Dr. SODEP Genel Sekreteri
Kemal Fahir GENÇ -Yönetici. E.Müsteşar Yrd.
Ertuğrul GÜNAY - Kültür ve Turizm E. Bakanı
Temel İSKİT -E.Büyükelçi, yazar
Erdal KALKAN - Hukukçu, İzmir E. Milletvekili
Ümit KARDAŞ -E.As.Yargıç, avukat, yazar
Osman KAVALA -Anadolu Kültür Vakfı Başkanı
Emre KOCAOĞLU -TDV E.Başkanı, Istanbul E.Milletvekili
Onur Bilge KULA -Prof.Dr. Alman Dili/Ed.Öğretim Ü.
Nesrin NAS -ANAP E. Genel Başkanı
Baskın ORAN -Prof.Dr. Uluslararası İlişkiler Öğretim Ü.
Niyazi ÖKTEM -Prof.Dr. Hukukçu
Haluk ÖZDALGA -Mühendis, Ankara E.Milletvekili, yazar
Tuğrul PAŞAOĞLU -Yayıncı
Ünal ÜNSAL -E.Büyükelçi
Zafer ÜSKÜL -Prof.Dr. Anayasa H.Öğretim Ü. Mersin E. Milletvekili
Hami YILDIRIM -Şehir Plancısı, .Burdur E.Milletvekili
Bahattin YÜCEL -Turizm E.Bakanı


Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126