Bahçeli: Süreçte yer alan siyasetçi ve bürokratlardan hesap sorulacak

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Şunu açık açık söylüyorum, Milliyetçi Hareket’in iktidarında İmralı’daki müzakere masası bunların başlarına yıkılacaktır. Bu süreçte rol alan tüm siyasetçilerden...

Bahçeli: Süreçte yer alan siyasetçi ve bürokratlardan hesap sorulacak

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Şunu açık açık söylüyorum, Milliyetçi Hareket’in iktidarında İmralı’daki müzakere masası bunların başlarına yıkılacaktır. Bu süreçte rol alan tüm siyasetçilerden...

06 Mayıs 2015 Çarşamba 17:42
Bahçeli: Süreçte yer alan siyasetçi ve bürokratlardan hesap sorulacak
banner203
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Şunu açık açık söylüyorum, Milliyetçi Hareket’in iktidarında İmralı’daki müzakere masası bunların başlarına yıkılacaktır. Bu süreçte rol alan tüm siyasetçilerden ve kullandıkları bürokratlardan adalet önünde hesap sorulacaktır. Dönemin Başbakanı Erdoğan, bu ihanet açılımının başmimarıdır, teröristbaşıyla birlikte eş başkanıdır. Açıkça anayasa suçu işlemiştir. Bugün Cumhurbaşkanlığı makamına kaçmış olması, kendisini siyasi ve hukuki sorumluluktan kurtaramayacaktır. Bu süreçteki rolü ve konumu, vatana ihanet kapsamında görülecek ve gereği tereddütsüz yapılacaktır." dedi.

Devlet Bahçeli, partisince Kastamonu Kuzeykent Miting Alanı'nda düzenlenen mitingde konuştu. Çözüm süreci üzerinden iktidar partisi ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a yüklenen Bahçeli, "PKK, silah zoruyla alamadıklarını Erdoğan ve Davutoğlu’nun yeni Anayasa ile kendilerine vermesini beklemektedir. Yeni Anayasayı İmralı, Kandil, PKK, Erdoğan, Davutoğlu ve AKP müzakere edecek ve birlikte yazacaklardır. PKK’nın kimlik, egemenlik hakkı, özerk yönetim, Kürtçe dil, teröristlere genel af ve İmralı canisinin serbest bırakılması dayatmaları bir bir karşılanacaktır. Bunun karşılığında da Erdoğan 'Başkan' olacaktır." dedi.

'ERDOĞAN'IN BAŞKANLIK İHTİRASLARI İLE PKK'NIN TÜRKİYE'YE BÖLME EMELLERİ ÖRTÜŞÜYOR'

Erdoğan’ın başkanlık ihtiraslarının PKK’nın Türkiye’yi bölme emelleri ile örtüştüğünü savunan Bahçeli, şöyle devam etti: "Her ikisi de yeni Anayasa’ya bel bağlamıştır. PKK’nın siyasi uzantısı partinin seçimlere bağımsız adaylarla değil parti olarak girme kararı da bu oyunun bir parçasıdır. PKK partisi yüzde on barajını geçerse, daha büyük bir güçle Meclis’e girecek ve AKP’nin sayısal eksiğini tamamlayarak yeni Anayasa’yı birlikte yapacaklardır. Baraj altında kalırlarsa, Güneydoğu’daki oylar AKP’ye gidecek ve bu durumda AKP Anayasa’yı tek başına değiştirecek çoğunluğa ulaşacaktır. Her yol, Türkiye’nin bölünmesine çıkmaktadır. Hesap pis, oyun acımasız ve Türkiye aleyhinedir. Ülkemiz ne hazindir ki İmralı – Kandil – Beştepe/ AKP ihanet ve melanet üçgeni içine hapsedilmiştir. Türkiye’nin kaderi; İmralı canisine, Kandil çetelerine, Erdoğan ve Davutoğlu’na teslimdir. Şu rezalete, şu kepazeliğe bakınız ki; Türkiye AKP – PKK ihanet ortaklığı sayesinde büyüyecek, demokratikleşecek ve özgürleşecektir. Yeni demokratik cumhuriyeti bunlar kuracak, bunlar Türkiye’nin önünü açacak ve uçuracaktır."

'TERÖRLE MÜZAKERE SÜRECİNDE GÖREVLİ HERKESTEN HESAP SORACAĞIZ'

Terörle müzakere sürecinde görev alan siyasi ve bürokratlardan MHP iktidarında hesap sorulacağını vurgulayan Bahçeli, "İmralı canisi barış güvercini, PKK teröristleri özgürlük havarisi, Despot Erdoğan ve uydusu Davutoğlu da demokratikleşme misyoneri olacaktır. Şunu açık açık söylüyorum, Milliyetçi Hareket’in iktidarında İmralı’daki müzakere masası bunların başlarına yıkılacaktır. Bu süreçte rol alan tüm siyasetçilerden ve kullandıkları bürokratlardan adalet önünde hesap sorulacaktır. Dönemin Başbakanı Erdoğan, bu ihanet açılımının başmimarıdır, teröristbaşıyla birlikte eşbaşkanıdır. Açıkça anayasa suçu işlemiştir. Bugün Cumhurbaşkanlığı makamına kaçmış olması, kendisini siyasi ve hukuki sorumluluktan kurtaramayacaktır. Bu süreçteki rolü ve konumu, vatana ihanet kapsamında görülecek ve gereği tereddütsüz yapılacaktır. AKP hükümeti İmralı sürecinde başta MIT eski Müsteşarı olmak üzere bazı bürokratları aracı, müzakereci, postacı ve kurye olarak kullanmıştır. Bu bürokratlar da Türkiye’ye ihanetin bedelini ödeyecektir. Milletvekili dokunulmazlığı veya özel koruma yasaları kendilerini hesap vermekten kurtaramayacak, hukuk tümünün yakasına yapışacaktır." şeklinde konuştu.

'ERDOĞAN YETKİSİNİ AŞTI, ŞEREF VE NAMUS ÜZERİNE ETTİĞİ YEMİNLERİ ÇİĞNEDİ'

Erdoğan’ın yetkisini kat be kat aştığını, şeref ve namus üzerine ettiği yeminleri çiğnediğini söyleyen Bahçeli, şöyle devam etti: “İstikrarsızlığın, anlaşmazlığın, kavga ve polemiklerin merkezinde Erdoğan vardır. Türk milleti 10 Ağustos’ta ilk kez Cumhurbaşkanı seçmiştir. Kastamonulular ilk defa Cumhurbaşkanı seçiminde oy kullanmışlardır. Şimdi soruyorum size; Cumhurbaşkanı oylarken rejim değişsin dediniz mi? Cumhurbaşkanı seçerken Erdoğan’a başkan olması için kapı açtınız mı? Cumhurbaşkanı seçtiğinizi düşünürken, aslında Cumhurbaşkanlığını çökerttiniz mi? Hayırsa, bu Erdoğan ne yapmakta, ne söylemekte, her gün meydan meydan nasıl dolaşabilmektedir?"

ERDOĞAN'IN ROL MODELİ; PUTİN VE ESAD

Erdoğan’ın bir yanda dünya turu attığını diğer yandan da başkanlık sistemi için kulis ve siyasi çalışma yaptığını vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti: “Bu şahıs, Başbakan olduğu dönemde, Mart 2003’den Mart 2014’e kadar 11 yılda 93 ülke gezmiş, 305 defa yurt dışı seyahatine çıkmıştır. Elde edilen koca bir sıfırdır. Cumhurbaşkanı olarak, 1 Eylül 2014’ten 27 Nisan 2015’e kadar 27 ülkeye gitmiştir. Sonuç yine hüsrandır. Erdoğan harcırah zengini olmuş çıkmıştır. Erdoğan ülke ülke gezmiş, komşularla düşman olmuştur. Uçaklardan inmemiş, Türkiye yalnızlaşmış, içe kapanmıştır. Erdoğan dünya üzerinde gitmediği yer sadece Antartika kalmıştır ki, yakında oraya gitmesi de an meselesidir. 11 defa Suriye’ye gitmiştir. 17 Asya ülkesinden en çok Rusya’ya yolculuk yapmıştır. Putin ve Esad rol modeli olarak çoktan Erdoğan’ın aile albümündeki yerini almışlardır. Esad dost iken hasım olmuş, Putin ihalesiz aldığı işlerle sırtı sıvazlanmış ve şimdilik gönlü edilmiştir. Erdoğan baştan ayağa Türkiye’ye zarardır. 16 ayda 2,8 milyar liralık bütçesiyle Kastamonu’nun hakkını yemiştir. Kaçak ve karanlık sarayla kul hakkını gasp etmiş, haram deryasında boğulmuştur.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126