Bahçeli: "Türkiye Cumhuriyeti’nin tarih sahnesinden çekilip silinmesine asla müsaade edilmeyecektir"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türkiye Cumhuriyeti’nin tarih sahnesinden çekilip silinmesine asla müsaade edilmeyecektir" dedi.MHP Genel Merkezi’nde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Devlet Bahçeli, terör saldırılarına dikkat...

Bahçeli: "Türkiye Cumhuriyeti’nin tarih sahnesinden çekilip silinmesine asla müsaade edilmeyecektir"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türkiye Cumhuriyeti’nin tarih sahnesinden çekilip silinmesine asla müsaade edilmeyecektir" dedi.MHP Genel Merkezi’nde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Devlet Bahçeli, terör saldırılarına dikkat...

29 Ağustos 2016 Pazartesi 14:30
Bahçeli: "Türkiye Cumhuriyeti’nin tarih sahnesinden çekilip silinmesine asla müsaade edilmeyecektir"
banner203
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türkiye Cumhuriyeti’nin tarih sahnesinden çekilip silinmesine asla müsaade edilmeyecektir" dedi.
MHP Genel Merkezi’nde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Devlet Bahçeli, terör saldırılarına dikkat çekerek, "17 Ağustos günü Van’da, 18 Ağustos günü Elazığ ve Bitlis’de, 20 Ağustos günü Gaziantep’te, 23 Ağustos günü Şırnak’ta, 24 Ağustos günü Bingöl ve Diyarbakır’da, 26 Ağustos günü Cizre ve Hakkari’de yaşanan ağır ve insanlık dışı terör saldırılarının 15 Temmuz FETÖ kalkışmasının bir uzantısı, bir parçası, bir devamı olduğu tartışmasızdır" ifadelerini kullandı.
Yenikapı uzlaşmasının, TBMM’de tezahür eden müşterek iradenin süreklilik kazanması gerektiğini söyleyen Bahçeli, "Türkiye içinden ve dışından sarılmıştır. Gerçekten tehlike devasadır. Bunu görmek, bunu idrak etmek lazımdır. Şu anda her türlü siyasi ve ideolojik beklenti ikinci plandadır. Türkiye’nin güvenliği, Türk milletinin beka ve birliği milli şuurla sahiplenilmeli, korkusuzca savunulmalıdır. Siyasi çekişme ve kutuplaşmalarla geçireceğimiz vakit yoktur. Yenikapı uzlaşması, TBMM’de tezahür eden müşterek irade süreklilik kazanmalıdır. Vatan kaybının sınırında olduğumuz görülmelidir. Küresel linç kampanyasının ülkemizin omurgasını çökertme, eksenini kaydırma, tarihi yürüyüşünü durdurma gayesi güttüğü ortadadır. Türkiye’nin derhal, çok acil milli huzur ve iç barış ortamını temin etmesi şarttır. Bu itibarla FETÖ’yle mücadele edilirken, yeni mağdurlar üretmek, suçsuz ve günahsız insanlarımızın hayatlarını zindana çevirmek yanlıştır ve de maliyeti geleceğimiz açısından çok fazla olacaktır. Onarım ve toparlanma sürecine herkes ortak olmalı, her sorumluluk sahibi vatan evladı taşın altına elini koymalıdır. Vatandaşlarımızdaki korku, tereddüt ve endişeyi ortadan kaldırmak gerekmektedir" şeklinde konuştu.
"Yeni sosyal ve siyasal bölünmelere tahammülümüz yoktur"
"Asılsız ihbarlarla insanlarımızın saygınlık ve gururlarıyla oynanmasına, uyduruk şikayetlerle insan onurunun ezilmesine son verilmelidir" diyen Bahçeli, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
"Devletteki tahribatı gidermek için AKP ortak akla, demokrasinin ilkelerine, hukukun temel kurallarına harfiyen riayet etmelidir. Yeni sosyal ve siyasal bölünmelere tahammülümüz yoktur. Yeni cepheleşmeler şu güne kadar işlenen suç ve cinayetlere ortak olmak demektir. Türkiye’nin toplumsal dirliği hep beraber sağlanmalı, üzerimize serpilen ölü toprağı topyekûn kaldırılmalıdır. Türk milletinin tarihte kurduğu 16 devlet vardır. Bunların yıkılışları az çok birbirine benzerdir. Ne var ki, 17’nci Türk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin tarih sahnesinden çekilip silinmesine asla müsaade edilmeyecektir. Türk milleti, Türklüğün, tüm Türk vatandaşlarının şan ve şerefidir."
"Siyaset bir ve beraber olmazsa, heyecan ve hedefler milli ahlakla bütünleşmezse Türkiye Suriye’nin yerine ikame edilecektir"
FETÖ, PKK, IŞİD, DHKP-C için "Küresel saldırganlığın hesabına çalışan infaz görevlileri, eli ve vicdanı kanlı cellatlarıdır" ifadelerini kullanan Bahçeli, milli kurtuluş için iki yol olduğunun altını çizerek, "Bilinmelidir ki, milli kurtuluşumuzun bir bakıma iki yolu vardır. Ya bütün haklarımızı en son zerresine kadar koruyarak kurtuluşun sancağını mahşere kadar taşıyacağız, ya da tarihsel hak ve mirasımızdan ödünler vererek çözülmeye, erimeye, manda ve himayeye göz yumacağız. Birincisi elbette gerçek ve kalıcı bir kurtuluştur. Türk milleti egemenliğini göz bebeği gibi koruyacaktır. Türkiye terör örgütleriyle kumpasa düşürülemeyecek, 1923 kuruluş ruhundan, milli ve üniter devlet çizgisinden ayrılmayacaktır. Bedeli ne olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti’ni yaşatma ve gelecek nesillere taşıma görevimizi ihlal ve ihmal etmeyeceğiz. Ülkemiz çok hassas bir süreçtedir. Adeta sırat köprüsünden geçilmektedir. Türkiye hiç böyle bir döneme şahit olmamıştır. Siyaset bir ve beraber olmazsa, heyecan ve hedefler milli ahlakla bütünleşmezse Türkiye Suriye’nin yerine ikame edilecektir. Sonuçta, Allah muhafaza, bölünmemiz sağlanacak, son yurdumuz ateşe verilecektir. Asırlardır çevremizde ihanet kuyusu kazanlar amaçlarına böylelikle ulaşmış olacaklardır" açıklamasında bulundu.
"Siyasi mücadelenin ahlaki ve vicdani dengeden mahrum olmasına izin vermeyeceğiz"
15 Temmuz dirilişinin Türk milletinin yeni başlangıcı olduğunu belirten Bahçeli, "Yeni bir Çanakkale ruhudur. Bu kazanımı heba etmezsek, bu tarihi fırsatı siyasi hesaplara kurban vermezsek, hiçbir terör örgütü karşımızda duramayacak, hiçbir düşman yanımıza, yöremize sokulamayacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi Türkiye ve Türk milleti için vardır. Biz sorumlu ve milli muhalefetimizi yine yapacağız. Siyasi mücadelenin ahlaki ve vicdani dengeden mahrum olmasına izin vermeyeceğiz. Bu devlet bizimdir. Bu millet biziz. Görüşlerimiz ayrı da olsa hükümet Türkiye Cumhuriyeti’nindir. Ve de desteğimiz sürecektir. Uzlaşalım, anlaşalım, sıkılı yumrukları açalım, geleceği birlikte ve beraberce inşa edelim. Az oy aldım, çok milletvekilim var sözleri eskilerde kalmış, mana ve muhtevasını çoktan kaybetmiştir. Düşman kavi ve kararlıdır. Dağılmamızı, tarihin gerisine düşmemizi, kurumuş yaprak gibi savrulmamızı gözleyen, dileyen, bunun için hazırlık yapan mihraklar çok sayıdadır. Düşmanları güldürmeden, hangi yanlış politika varsa; başta Suriye olmak üzere, dönmek, tamir etmek, nedamet göstermek erdem ve elzemdir. İçeride birliğimizin hamurunu büyük Türkiye ve Türk milleti özlem ve iradesiyle yoğurursak, dışarıdan hiçbir tazyik ve tertip kalemizin burçlarından aşamayacaktır" dedi.
"Diyalog olmadan demokrasi olmaz. Hoşgörü ve tahammül gerçekleşmeden demokrasi varlık gösteremez" diyen Bahçeli, şunları kaydetti:
"Farklı görüşler arasında konuşma, uzlaşma ve anlaşma olmadan hakikat çıtası yükselemez, kritik eşikler geçilemez. Gönül kazanalım, gönüller yapalım, açılan mesafeleri kapatalım, kalpler fethedelim. Kardeşliğimizi pekiştirelim, etnik ve mezhep fitnesine göğüs gerelim. Türkiye geleceğe umutla bakmalıdır. Türkiye gelecekte bugünden daha da güçlü olmalıdır ve olacaktır. Bu sorumluluk hepimizin sırtındadır. Aykırı görüşleri, çatlak sesleri, afaki talep ve ters düşünceleri demokrasi kültürü içinde makul ve kabul edilebilir sınırlara çekelim. Hukuk devletine bağlı kalarak, insan hak ve onurunun çiğnenmesine sessiz durmayalım."
"Terörle mücadele, teröristle mücadele değildir"
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin hassasiyetleriyle oynanmasına, hedef yapılmasına engel olunması gerektiğini kaydeden Bahçeli, "Terörle aynen kurtuluş yıllarında olduğu gibi yediden yetmişe mücadele edelim, bu belanın, bu ifridin, bu kanlı döngünün kökünü tümden kurutalım" şeklinde konuştu.
Milliyetçi Hareket Partisi, geçmişte terörle mücadele konusunda defalarca öneri getirdiğine vurgu yapan Bahçeli, bu görüşleri tekrar hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu:
"Terörle mücadele, teröristle mücadele değildir. Zaman ve mekan üstü, tarihsel perspektiften beslenen yüksek akıl ve algı gerektirmektedir. Önce olanı, olmuşu ve olacağı bütüncül ve derinlikli yorumlayan yüksekten ve analitik bakış demek olan terörizmle mücadele vizyonu geliştirilmelidir. Terörle mücadele terörün inisiyatif ve ön aldığı süreçte her ölümden sonra gösterilen günlük tepkiler değildir. İkinci aşamada yapılacakların tamamının kavrandığı ve unsurların tamamının vizyona göre yapılandırıldığı terörle mücadele konsepti oluşturulmalıdır. Terörle mücadele, toplumun mağdur ve devletin seyirci durumunda olduğu doğaçlama mücadele sahası da değildir. Üçüncü aşamada vizyondan beslenen, konseptten çıkartılan ve bütün milli güç unsurlarına sorumluluk seferber eden terörle mücadele stratejisi ortaya konulmalıdır. Terörle mücadele, vizyon, karar ve uygulamanın bütün unsurlara yön verdiği yönetilen, daha doğrusu yönetilmesi gereken bir süreç demektir. Dördüncü aşamada bu stratejinin başta hükümet olmak üzere ülkemizdeki resmi veya gayri resmi, özel veya tüzel bütün unsurlara görev yükleyen terörle mücadele siyaseti oluşturulmalıdır. Terörle mücadele, mücadele edilen kavram, grup ve taraflar hakkında toplumsal bir ittifakın olmasını, oluşmasını ve olgunlaşmasını gerektirmektedir."
"Terörle mücadele yalnızca asker, polis ve korucuya ihale edilmiş basit bir asayiş sorunu değildir"
Bahçeli, terörle mücadelede beşinci aşamada, terör üzerindeki ortak iradenin ve yükümlülüklerin belirlenerek toplumun kazanılması için ’terörle mücadelede kitle kazanma programı’ devreye sokulması gerektiğine değinerek, "Terörle mücadele yalnızca asker, polis ve korucuya ihale edilmiş basit bir asayiş sorunu değildir. Sorunun içten ve dıştan alabileceği bütün desteklerin kesilmesini sağlayacak kadar kapsamlı diplomatik mücadele eylem planı hazırlanmalı, eşgüdüm halinde icra edilmelidir. Terörle mücadele silahtan mayına, tuzaklı bombadan hendek kazmaya, pusudan baskın ve intihar eylemine kadar çok değişken ve dinamik bir alan olması nedeniyle mutad tedbir ve düzenlemelerle önlenemeyecektir. Teröristin mücadele şekil ve yöntemlerinin değişmesi süreçlerinde ön alarak ilgili güvenlik kuvvetlerini yeni şart ve durumlarla uyumlu olarak eğitecek, donatacak ve yönetecek teröristle mücadele taktik eğitim ve icra programı uygulanmalıdır. Terörle mücadele içte olduğu kadar dışta da ittifak ve istikrar gerektiren bir ilişkiler alanıdır. Yabancı ülkeleri teröriste destek vermekle suçlarken, hükümetin aynı mihraklarla yaptığı müzakerelerin kendi söylemlerimizi yalanlamıyor olması şarttır. Bu itibarla tutarlı bir terörle mücadele tanıtım çalışmasına ihtiyaç vardır. Milliyetçi Hareket Partisi’nin teklifi şimdilik bunlardır. Terörizmle mücadele edildiği sürece darbecilere, fitnecilere, devlet içine yuvalanmış hainlere haddi bildirildiği müddetçe partimiz devletinin ve hükümetin yanında sapasağlam duracaktır. Gerekirse de her fedakarlığı yapmaktan kaçınmayacaktır" ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126