Bakan Özhaseki: “Paralar Charlie’ye gidiyor”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, basın mensupları ile bir araya geldiği programda bir anısını hatırlatarak, “Charlie’nin melekleri diye bizim bir yaş grubumuz bilir bir film vardı. Hiç gözükmezlerdi. Charlie’nin meleklerinin...

Bakan Özhaseki: “Paralar Charlie’ye gidiyor”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, basın mensupları ile bir araya geldiği programda bir anısını hatırlatarak, “Charlie’nin melekleri diye bizim bir yaş grubumuz bilir bir film vardı. Hiç gözükmezlerdi. Charlie’nin meleklerinin...

07 Ekim 2016 Cuma 13:51
Bakan Özhaseki: “Paralar Charlie’ye gidiyor”
Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, basın mensupları ile bir araya geldiği programda bir anısını hatırlatarak, “Charlie’nin melekleri diye bizim bir yaş grubumuz bilir bir film vardı. Hiç gözükmezlerdi. Charlie’nin meleklerinin arkasında bir patron vardı. Charlie gözükmezdi. Paralar Charlie’ye gidiyor. Orta figüranlar belli, artistler belli ama arkadaki para sahibi belirsiz hakikaten spor kulübümü yoksa Charlie’mi belirsiz” dedi.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, basın mensupları ile bir araya geldi. Basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını değerlendiren Bakan Özhaseki, Sur ile ilgili 10 maddelik plana ilişkin basın mensuplarının sorduğu soruya, “Sur haricindeki diğer bölgelerde yani 6 bölgede saydığım Şırnak, merkez dahil olmak üzere ilçelerde en geç bir yıl içerisinde alt yapısıyla üst yapısıyla bütün işi bitiririz. Konutları bitiririz. Zaten birçok yerde temelleri attık. İnşaatlar süratle yükseliyor. Mesela Diyarbakır’da bin kadar konutu yılbaşına kadar teslim alabiliriz. Ama bunlar bildiğiniz modern konutlar sitelerde yaptığımız evler. Silopi’de devam ediyor. Cizre’de bir kısmına başladık. Temeller attık. Birçok yerde bu çalışmalar, alt yapı çalışmaları, kanal su çalışmaları devam ediyor. Bunları 6 ilçede bir yıl içerisinde bitirebiliriz. Kendimize zaten böyle bir hedef koyduk. Sur içerisinde ise modern konutları bir sene içerisinde en geç bitiririz. Hak sahipleri kim istiyorsa evini oradan verebiliriz. Açıkta kimse kalmaz. Hatta kiracılardan da ben TOKİ’den konut alayım. Parasını ödeyerek başımı sokayım diyenlere biraz kira yardımı yaptıktan sonra arkasından konut sahibi olmasını sağlayacakta bir imkan var. Onun dışındaki tarihi eserlerin restorasyonu, içerideki Diyarbakır evlerinin yapılması düşündüğümüz geleneksel dokunun mükemmel bir şekilde ortaya çıkması biraz zaman alacak. Çünkü her birinin projelerinin yapılıp, kuruldan geçilip o ince işlerinin incelikle uzun uzun ortaya çıkması 2 seneyi alacak gibi gözüküyor. Sur içinde biz kendimize 2 seneyi hedefledik. Vatandaş kendi evini yapmakta biraz ihmal eder. Gecikir. Projesini geç yaptırır onlar ayrı şeyler. Bizim bakanlık olarak bütün projelerde planladığımız süre 1 yıl ama Sur’da biraz daha tarihi eserlerden dolayı 2 yıl gibi duruyor” şeklinde cevap verdi.
Bakan Özhaseki, Cerablus Suriye Çobanbey’de konut yapılıp yapılmayacağı ile ilgili şu bilgileri paylaştı:
“Orada konutların yapılması söz konusu tabi. Bu ikili ilişkilerle birçok alanda görüşülüyor. Fakat şuanda Türkiye’ye yüklenmiş böyle bir görev yok. Eğer denirse ki ‘Evet burada konutlar yapılsın’ bazı Arap ülkelerinden duyuyoruz. ‘Biz oradaki vatandaşların konutları yapılırsa şu kadar konutun bedelini üstleniriz gibi.’ İkili görüşmelerde bunlar söyleniyor anlaşma altına alınmış net bir şey olmadığı için söylemiyoruz. Ancak şu var. Orada binlerce konutu genellikle tek katlı ve bahçeli olmak üzere ki oradaki geleneksel yaşam tarz böyle birkaç ay içinde yapabiliriz. Sene sürmez. Alt yapısıyla, üst yapısıyla bunu da en hızlı yapabilecek olan ülke Türkiye. Haliyle nerede oluşacağı, kaç konutun yapılacağı bunun kimin tarafından finanse edileceği konusu biraz soru işareti olarak önümüzde duruyor. Yeşil ışık yapanlar var. Bu konuda ümit verenler var. Netleştiği zaman paylaşacağız.”
Kentsel dönüşümle ilgili Bakan Özhaseki, “Hepimiz biliyoruz ki şuradaki bir toprak parçası eğer üzerine yeşil alan yazarsanız 1 lira, üzerine iş merkezi yazılabilir yazarsanız 100 lira ediyor. Konut yapılabilir derseniz kabaca söylüyorum 50 lira yapıyor. O yüzden yapılı olan binalar haricindeki arsaların değerlendirilmesi bundan sonra milli emlak tarafından yapılacak. Milli Emlak’ın almış olduğu bir karar var. Planlama yapmadan da satmıyorlar. Doğru bir karar yani arsa olarak satmıyorlar artık. Parsel olarak satıyorlar. Kentsel dönüşümde parsel bazlı dönüşümler mümkün.Kanun buna izin veriyor. Yani siz ya binanızın çürük olduğunu ispatlayıp müracaat edip kentsel dönüşüm istiyorsunuz veya alan olarak zeminde bir çürüklük olduğunu iddia ediyorsunuz. Oranın tehlikede olduğunu söylüyorsunuz ikisi de mümkün. Parsel bazlı yapanlar bunu gelip belediyelerden eğer daha fazla yoğunluk alarak yaparlarsa işte karşı olduğumuz taraf burası dönüşüm her zaman mümkün ama biraz vicdani ölçülerde, kanuni ölçülerde biraz insaflı şekilde devam ettiğinde tüm bunlar neticesinde hayırlı sonuçlar çıkar ortaya. Vahşi şekilde yapılırsa bundan çirkinlik doğar. Ben birçok alan biliyorum ki şuanda mevzuat müsait olduğu için kentsel dönüşüm yapılmadığı halde, yapılamayacağı halde boş tarlalar olarak durduğu halde özel çalışma alanı olarak ilan ediliyor. Genellikle 0,55 gibi villa tipi gözüken evler 2 buçuk emsal, 3 emsalle 20 katlı 30 katlı binalara dönüşüyor. Bu çirkinliklerin önüne geçmenin tek yolu da kanun ve mevzuatta düzenleme yapmak. Önünü kesmek. Sert şekilde tedbirler almak” ifadelerine yer verdi.
“Burada ince bir çizgi var. Kentsel dönüşüm gerekiyor. Bazı yerlerde imar plan tadilatları da gerekiyor” diyen Bakan Özhaseki, şunları kaydetti:
“Hayatın akışını durduramazsınız. Bunları yaparken birincisi açık, şeffaf, net olmak, ikincisi, karşı taraf eğer bir rant sağlıyorsanız. Bu rantın kamuya aktarılmasını sağlamak. Yani bir yerdeki konut alanını gerekli olduğu zaman ticarete çevirebilirsiniz. Böyle bir ihtiyaç doğabilir. Bu normaldir. Kanuni alt yapısını yaptıktan sonra, doğruysa gerekliyse, şehircilik ilkelerine uygun düşüyorsa bunu yapabilirsiniz. Ancak eski hali ile yeni hali arasında bir değer var. Bu değer farkının tespit edilip bunun kamuya aktarılması bizim tek derdimiz bu. Eğer siz bunu yapmazsanız ne oluyor. Bunu yapmazsanız şöyle oluyor; uygulamadan bahsediyorum ben size. Kimseyi de kast etmiyorum. Özel bir şahsıda hiç kast etmiyorum. ‘Efendim bu arada epeyce bir rant var sen bunu bizim elimizde spor kulübümüz var ya sen bunu spor kulübüne ver’, ‘Şuraya bir tane cami yaptır’, ‘İşte bir tane yurt ihtiyacımız var. Yurt yaptır.’ O zaman bütün bunlar arkadaşlar ikili bir ilişkiye doru gidiyor. Ne kadar kamuya ne kadar cebe gittiği belli olmuyor.”
"Orta figüranlar belli, artistler belli ama arkadaki para sahibi belirsiz"
Konuşması sırasında bir anısını anımsatan Bakan Özhaseki, kentsel kirliliği de değinerek, “Bir tarihte Büyükşehir Belediye Başkanı arkadaşımız Sayın Başbakanımıza imardan dolayı sıkıntılarından bahsetti. Çok detay anlatınca şimdiki Cumhurbaşkanımız tabi ‘Haseki başkana söyle bana anlatma bu uzun hikâyeleri’ dedi. Peki dedim. O arkadaşımızın şehrine Ankara değil yanlış anlamayın. Plancılar gönderdim. Plancıların tespitleri şuydu arkadaşlar; 3 ay kadar çalıştı bizim plancılar. Şehrin yüzde 75’i kaçak bir kere. Kocaman bir şehirden bahsediyorum. Yüzde 75’ü kaçak gece kondu. İkisi de var Kaçakta, gecekonduda. Yüzde 25’i imarlı gözüküyor. Yüzde 25 imarlı gözüken binalarda sondaj usulü 2 bin binayı tespite gittiler. Yani bu sokaktan 2 bina 3 sokak arkadan bir bina sondaj. Tam 2 bin binada hormonlu çıktı. Hormonlu bina ne demek? Alttan büyümüş 100 metre daha gelişmiş dükkan,, üstten artmış ruhsatlı ve meskenli ruhsatına bakıyorsunuz. 5katlı meskende 5 kat kullanım var. Ama binayı sayıyorsunuz 7 kat. Zeminde 300 metre kare gözüküyor. Bakıyorsunuz ki dükkan alanı 500 metre kare olmuş. Arkadaşlar birazda orada 3 ay kalınca samimiyeti arttırmışlar. Oradaki esnaflarla, dükkan sahipleriyle sohbet etmişler ‘bu ne iş ya burada’ demişler. Söyledikleri şu; ‘Abi bizim bir Charlie’nin melekleri hesabımız var. İşte o da spor kulübüne gidiyor. Şehrimizin spor kulübü süper ligdeyiz. Onu ayakta tutmamız lazım. O yüzden oraya biz yatırırız. İstediğimizi de yaparız.’ Arkadaşlar bu hikâye değil bire bir yaşanmış bir gerçeklik. Charlie’nin melekleri diye bizim bir yaş grubumuz bilir bir film vardı. Hiç gözükmezlerdi. Charlie’nin meleklerinin arkasında bir patron vardı. Charlie gözükmezdi. Paralar Charlie’ye gidiyor. Orta figüranlar belli, artistler belli ama arkadaki para sahibi belirsiz hakikaten spor kulübümü yoksa Charlie’mi belirsiz. İşte bu çirkinliği önlemenin yolu kanuni mevzuat. Bu biraz çok tartışılacak konu, bunun cesaretle üzerine gitmemiz lazım. Gitmezsek hali hazırdaki kirlilik devam ediyor” şeklinde konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126