Bakan Yılmaz: Suriye ile savaş sebebini ortadan kaldırdık

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Dışişleri Bakanlığı’nda yapılan toplantıda ‘Siz Süleyman Şah Karakolunu bahane ederekten, Türkiye’yi Suriye bataklığına sokacaksınız, bunu bir savaş sebebi sayacaksınız’ denildiğini aktararak,...

Bakan Yılmaz: Suriye ile savaş sebebini ortadan kaldırdık

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Dışişleri Bakanlığı’nda yapılan toplantıda ‘Siz Süleyman Şah Karakolunu bahane ederekten, Türkiye’yi Suriye bataklığına sokacaksınız, bunu bir savaş sebebi sayacaksınız’ denildiğini aktararak,...

14 Haziran 2015 Pazar 15:16
Bakan Yılmaz: Suriye ile savaş sebebini ortadan kaldırdık
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Dışişleri Bakanlığı’nda yapılan toplantıda ‘Siz Süleyman Şah Karakolunu bahane ederekten, Türkiye’yi Suriye bataklığına sokacaksınız, bunu bir savaş sebebi sayacaksınız’ denildiğini aktararak, "Şimdi biz o savaş sebebini ortadan kaldırdık. Suriye bataklığına Mehmetçik gitmesin diye yaptık. Yapılan hareket doğru bir şeydir:" dedi.

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, bazı açılış ve temaslarda bulunmak üzere geldiği Sivas’ta, basın mensupları ile bir araya gelerek çeşitli değerlendirmelerde bulundu.

'HİÇBİR PARTİYE KAPIMIZ KAPALI DEĞİL'

Bir otelde düzenlenen toplantıda gündeme ilişkin açıklamalar yapan Bakan Yılmaz, koalisyon kurmak konusunda parti olarak istişareleri sürdürdüklerini ve hiçbir partiye kapılarının kapalı olmadığını belirtti. Yılmaz, şöyle konuştu: "Biz AK Parti olarak yüzde 41 oy aldık ve milletin şu mesajı verdiğine inanıyoruz; 'Yine hükümeti sen kuracaksın, bu milleti hükümetsiz bırakma, öncelik ve sorumluluk sana aittir. Ancak muhalefet partilerinden birisini al.' Samimi olarak hiçbir partiye kapımız kapalı değil. Her partiyle oturup konuşacağız. Bu millet için hangi koalisyon seçeneği uygunsa yine millete soraraktan, sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderleri kendi düşündükleri seçenekleri açıklıyorlar. AK Parti’de kendi yönetim organları, Bakanlar Kurulu, milletvekilleri ve teşkilatıyla istişareler devam ediyor."

Meclis'te başkanlık divanı seçimi ve yemin edildikten sonra Cumhurbaşkanı'nın bir partinin liderine hükümeti kurma görevini vereceğini kaydeden Yılmaz, şöyle devam etti: "İlk olarak Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’na bu görev verilecektir. Başbakanımız muhalefet partilerinin liderleriyle görüşecek ve sonuçta görüşmelerden elde edeceği sonuçlarla bu millet için en hayırlısı hangisi ise o koalisyona karar verecektir. Biz üstüme düşeni yapacağız. Bize hükümeti kurma sorumluluğunda birinci parti yaparak bize bu sorumluluğu verdi. Biz bu sorumluluğun bilinci içerisinde hareket edeceğiz ve koalisyonu kurmak için çalışacağız. Ancak bizim her türlü olumlu hareketimize rağmen muhalefet partilerinin üçü bir arada ‘yok biz AK Parti ile kurmuyoruz’ derse o zaman biz de bunu milletimize söyleyeceğiz ki; bize vermiş olduğun sorumluluğu biz yerine getirdik. Ancak bizim dışımızdaki partilerin davranışı bizim açık ara birinci olmamıza rağmen hükümeti kurmamıza fırsat tanımadıysa işte o zaman yine millete sorarız. Bu düğümü millet attı çözecek de millettir."

'KOALİSYONDA ÜLKEYİ SIKINTIYA SOKACAK ŞARTLARI KABUL ETMEYİZ'

İsmet Yılmaz, koalisyon yaparken ülkeyi sıkıntıya sokacak bir şartı kabul etmeyeceklerini, koalisyonda illa kendileri olacak diye de bir düşüncelerinin olmadığına işaret ederek, "Peki üçü bir araya gelirse yapacak bir şeyimiz yok ancak biz birinci partiyiz, millet ilk olarak bize bu sorumluluğu vermiştir. Bunu muhalefet de doğru değerlendirirse bir koalisyon kurarız. Koalisyonu kurarken ilkelerimizden ve Türkiye’yi sıkıntıya sokacak şartları da kabul etmeyiz. Bu milletin kabul edeceği ve hizmet edecek bir koalisyon olması lazım. Ama ne olursa olsun koalisyonda illa biz olalım düşüncesinde de değiliz." ifadesini kullandı.

'BAŞKANLIK SİSTEMİ KOALİSYON KURULAMAZSA GÜNDEME GELİR'

Bu şartlarda parti olarak başkanlık sistemini getirmelerinin mümkün olmadığını ancak bu sistemin koalisyon kurmaya imkan vermediği zaman vatandaşın kafasında bir ağırlık kazanabileceğini savunan Bakan Yılmaz, şunları kaydetti: "Mevcut sistem bir hükümet çıkarırsa, demokratik parlamenter sistemin işlediği doğrultusunda vatandaşta bir kanaat oluşur. Ama bir koalisyona çıkaramazsa o zaman mevcut sistemin işleyişinde bir sıkıntı olduğu yönünde vatandaşta bir soru işareti olur. O sıkıntının kaldırılması için Anayasa ihtiyacı o zaman somut olarak ortaya konur. Bu ortamda tek başına AK Parti’nin başkanlık sistemini getirmesi mümkün değildir. Bu sistem işlemezse başkanlık sistemi çok daha açık bir şekilde ortaya çıkar. Bu oy sonucuyla başkanlık sistemi Türkiye’nin gündeminde görünmüyor. Eğer koalisyon devam ederse düşünülmez, yok eğer işlemezse bunun sorunları çözmediğini, acil yönetim ihtiyacının başkanlık sistemiyle olacağı düşüncesi vatandaşın kafasında ağırlık kazanırsa o zaman partiler de bu milletin talebine göre dönüşürler."

'GENEL BAŞKAN DEĞİŞİKLİĞİ YOK, ERKEN SEÇİMDE ÜÇ DÖNEMLİKLER PARTİYE DÖNER'

Olası bir erken seçimde AK Parti'de Genel Başkanın değişmeyeceğini kaydeden Bakan İsmet Yılmaz, üç dönem kuralıyla ilgili olarak da "Tekrar seçim olursa üç dönem kuralına takılanlar geri gelecek. Sonuçta bu millete ‘hangi milletvekillerini istersiniz’ diye sorulacak. Dolayısıyla yeni üç dönemlikler ortaya çıkar, onlar bu sefer üç dönem engeline takılır diye düşünüyorum." dedi.

'CUMHURBAŞKANI’NIN ANAYASAL ÇİZGİSİNİ AŞTIĞI KANAATİNDE DEĞİLİM'

Bir basın mensubunun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim öncesi toplu açılışlar yaparak anayasal çizgisini aştığını ve AK Parti’ye oy istediğini belirtmesi üzerine Yılmaz, "Anayasal çizgisini aştığı kanaatinde değilim. Sayın Cumhurbaşkanı AK Parti’yi eleştirdi mi? Milletvekili adayımız Hakan Fidan’ın aday olmasını istemedi ve tekrar görevine dönmek durumunda kaldı. Cumhurbaşkanı, Sayın Davutoğlu’na ‘bu yanlış’ dedi. Davutoğlu’na dediğinde anayasal çizgiyi aşmış olmuyor da, muhalefete yapmış olduğu söylemler ‘bu ülke için zarar getirir’ demesi niye anayasal çizgiyi aşmış olsun. Biz ona katılmıyoruz." şeklinde konuştu.

'HDP’NİN KİMLİK SİYASETİNDEN HİZMET SİYASETİNE DÖNMESİ LAZIM'

Doğuda AK Parti oylarının HDP’ye kaydığının belirtilmesi üzerine ise kimliğe dayalı siyasetin hizmet siyasetinin önüne geçtiğini söyleyen Bakan İsmet Yılmaz, "Kimlik politikasının olduğu yerde hizmet politikasına kimse bakmıyor, oysa partiler halka hizmet için vardır ve hizmette yarışmalar gerekir. Kimlik politikasının olduğu yerde hizmet politikasını kimse dilemedi. Etnik kimliğe dayalı siyaseti Suriye’de, Irak’ta, Libya’da ve Yemen’de görüyoruz. Bu caddenin çıkmaz sokak olduğunu herkesin anlatması lazım. Onlarda hizmet partisi olarak kendi içlerinde dönüşürler diye düşünüyoruz. Türkiye’nin ve o bölgenin geleceğini ilişkin ümit varız." sözlerini kullandı.

'SURİYE’DE ETNİK TEMİZLİĞE İZİN VERİLEMEZ'

Suriyeli mültecilerin normalleşme olduğunda geri gideceklerini düşündüklerini kaydeden Yılmaz, "Suriye’de bir etnik temizliğe kolaylık sağlayacak bir politikaya Türkiye’nin fırsat vermemesi lazım. Türkiye’nin açık kapı politikası devam ediyor. Kapısını çalanlara kapıyı kapatmaz, Suriye’de bir etkin temizlik yapılmasına veya yardımcı olacak bir politikaya da Türkiye izin vermez." dedi.

Burada bir yerel bir TV program yapımcısının Sivas’ta aday listesinin iyi olmadığını ve Savcı Sayan’ın Ağrı yerine İzmir’den aday gösterilmesinin partiye zarar verdiği şeklindeki sorusuna ise "Kılıçdaroğlu da Tuncelili, o da İzmir’den aday oldu. İstediğiniz listeyi Sivas’tan veya başka bir yerden yapın, HDP Meclis'e girmeyecek miydi. Diyarbakır’da hangi listeyi yaparsanız yapın fark etmezdi." cevabını verdi.

'SURİYE’DE SAVAŞ SEBEBİNİ ORTADAN KALDIRDIK'

Şah Fırat operasyonuyla türbenin taşınmasıyla ilgili olarak, Dışişleri Bakanlığındaki bir toplantıda söylendiği şekliyle Süleyman Şah Türbesini bir savaş sebebi sayılacağının söylendiğini kaydeden Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, şunları söyledi: "Biz türbeyi buraya taşıdık ancak ya PYD var ya da DEAŞ terör örgütü var. Onların kontrolündeki bir yerde siz Mehmetçiği her an risk altında tutamazsınız. Mehmetçiği orda tutmak demek o insanlardan makul davranmayı beklemek manasına gelir ki, terör örgütünden makul davranış beklenmez. Musul Konsolosluğumuza DEAŞ terör örgütü saldırdığında bizim o zamanki Dışişleri Bakanımız hakkında ‘niye zamanında boşaltmadınız’ diye gensoru verildi. Yarın 3 bin tane PYD veya DEAŞ terör örgütü gidip bir baskın yapsa (gidip başkalarının büyükelçiliklerini basıyor), o zaman denmez miydi ‘Mehmetçiğin hayatını niye tehlikeye atıyorsun’ diye. Dışişleri Bakanlığında MİT Müsteşarı, Genelkurmay 2. Başkanı ve Dışişleri Müsteşarının da olduğu bir toplantı vardı, orada ne deniyordu, ‘Siz Süleyman Şah Karakolunu bahane ederekten, Türkiye’yi Suriye bataklığına sokacaksınız, bunu bir savaş sebebi sayacaksınız’ diyorlardı. Şimdi biz o savaş sebebini ortadan kaldırdık. Suriye bataklığına Mehmetçik gitmesin diye yaptık. Yapılan hareket doğru bir şeydir."

'SURİYE’DE Kİ OLAYLAR 30 YIL SÜRER'

ABD eski Savunma Bakanı Leon Panetta’nın Suriye’deki olayların 30 yıl süreceği şeklinde ifadelerini hatırlatan Bakan Yılmaz, "Siz 30 yıl belirsizlik ortamında Mehmetçiğinizi tutabilir misiniz? Onlar oradayken iki F-16 uçağınız devamlı havadaki hemen 2 -3 dakikada müdahale edilsin diye. Her uçağın bir çalışma ömrü var. Her uçak havada kaldığı sürece uçağın ömrü azalıyor. Kaç yıl sürecek, 30 yıl. Olaylar başlayalı 5 -6 yıl oldu, Ne zaman biteceği de belli değil. Bu yapılan çok doğrudur. Çok net şekilde söylüyorum, Türkiye'nin milli hak ve hukukunu korumaktır. Bunun aksini düşünen doğruyu düşünmüyor." açıklamasını yaptı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126