CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu:

Gaziantep'te Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu İle Patlamanın Yaşandığı Sokakta İncelemelerde Bulunan Chp Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, ''böyle Büyük Bir Taziye Ortamı, Böyle Büyük Bir Vahşet Yakın Tarihte Türkiye'de Yaşanmamıştır. Bizim Geleneğimizde, Kan Davası Olsa Bile Çocuklara, Kadınlara Ve Düğünlere Saldırılmaz" Dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu:

Gaziantep'te Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu İle Patlamanın Yaşandığı Sokakta İncelemelerde Bulunan Chp Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, ''böyle Büyük Bir Taziye Ortamı, Böyle Büyük Bir Vahşet Yakın Tarihte Türkiye'de Yaşanmamıştır. Bizim Geleneğimizde, Kan Davası Olsa Bile Çocuklara, Kadınlara Ve Düğünlere Saldırılmaz" Dedi.

23 Ağustos 2016 Salı 17:59
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu:
Gaziantep’te CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile patlamanın yaşandığı sokakta incelemelerde bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, ’’Böyle büyük bir taziye ortamı, böyle büyük bir vahşet yakın tarihte Türkiye’de yaşanmamıştır. Bizim geleneğimizde, kan davası olsa bile çocuklara, kadınlara ve düğünlere saldırılmaz" dedi.
Gaziantep’te bombalı terör saldırısının yaşandığı sokakta yaptığı inceleme ve ziyaretlerin ardından Zeugma Müzesi’ne geçen CHP Sözcüsü Sezgin Tanrıkulu burada yaptığı açıklamada, "Tabi bugün sizin de ifade ettiğiniz gibi Karkamış’tan atışlar oldu. Daha önce Kilis’te oldu. Öyle anlaşılıyor ki Cerablus’ta iş sıkışınca bu saldırılar artacak. Biz öteden beri şunu savunduk. Suriye’deki çatışmaya müdahil olmamız Suriye’de savaşı kendi içinde taşıyacak anlamına geldiğini onlarca kez ifade ettik. Nitekim 4 yıl önce bunları ifade etmiştik ayrıntılı bir şekilde 4 yıl sonra hükümet görevlileriyle ve Başbakan yardımcısıyla bizim başımıza ne geldiyse Suriyelilerden geldi. Ve önceki gün Başbakan da Suriye politikasının yanlış olduğunu ve yeni bir Suriye politikası inşa edilmesini söyledi. Suriye’de Suriye halklarının iadesine uygun demokratik bir yönetim inşa edilmediği sürece biz bu çatışmalarda yüz yüze kalmaya devam edeceğiz. Öncelikle kendi yurttaşlarımızın can güvenliğini sağlamalıyız. Ondan sonra Suriye’de demokratik bir yönetimin inşası için elimizden gelen barışçıl bir politika inşa etmeliyiz. Biz bugüne kadar Suriye’de savaş odaklı bir politika izledik. Türkiye olarak, hükumet olarak savaş odaklı bu politikanın Türkiye ve Suriye çıkar maliyeti olduğu için 500 bin Suriyeli yaşamını yitirdi. 3 milyon Suriyeli Türkiye’de ve ne olacağı belirsiz bir Türkiye’de ortam var. İlk önce kendi barışımızı kendi içimizde sağlamalıyız. Daha sonra Suriye’de Suriye halklarının taleplerine uygun yeni bir demokratik bir yönetim için öncü olmalıyız. Savaş odaklı, çatışma odaklı Suriye politikasından vazgeçmeliyiz" dedi.
’’Yeni ölümlerin olmaması için üzerimize düşen ne varsa yapılmaktadır’’
Tanrıkulu, yaşanan terör saldırısı sonrasında vicdan ortaklığı olması gerektiğini ve yeni ölümlerin olmaması için üzerilerine düşen görevleri yaptıklarını belirterek, "Gerçekten de çok acı yaşadık. Bugüne kadar Türkiye’nin değişik yerlerinde yaşıyoruz. Umarım daha büyük bir acı yaşamayız. Diğer acılarla bu acıyı, hiçbir acıyı kıyaslanmaz ama burada 29 çocuk babaları, kardeşlerini anlatıyorlar. Kafalarını bir yerden toplamışlar. Ayaklarını başka yerden toplamışlar. Bir araya getirmek mümkün olmamış. Bir anne 4 çocuğunu birden yitirmiş. Gelin ile damat neredeyse bir büyük ailenin 54 ferdi şu anda yaşamda değil. 54 ferdi damat ve gelin akraba oldukları itibariyle büyük bir ailenin fertleri yaşamını yitirmiş. Böyle bir büyük taziye ortamı böyle büyük bir vahşet yakın tarihte Türkiye’de yaşanmamıştır. Özellikle çocuklara yönelik yaşanmamıştır.bizim geleneğimizde kan davası olsa bile çocuklara kadınlara ve düğünlere saldırılmaz.ama karşımızda barbar ve cani bir örgüt var.Ve bu barbar ve cani bir örgüt gerçekten de çocuk kadın dinlemeden böyle bir caniliği yaptı. Acılar büyük böyle acıların telafi edilmesi birkaç günde sarılması mümkün değil.Ama bize düşen görev bu acı karşısında bir vicdan ortaklığı oluşturmak ve yeni ölümlerin olmaması için üzerimize düşen ne varsa yapmaktır.Biz üzerimize düşen her şeyi yapmaya hazırız. Hükumetin gerçekten de her yurttaşımızın 7’den 70’e Türkiye’nin her yerinde can güvenliğini sağlayacak öncelikle bir istihbarat alanı genişletmesi lazım önleyici istihbarat yapması lazım.Bu saldırıların önceden önlenmesi lazım’’ dedi.
Tanrıkulu konuşmasının devamında cenaze yerlerinde siyasi gösterilerin yapılmasının yanlış olduğunu vurgulayarak, ’’Cenazeler insanların kendi acısını içine gömdüğü ve kendisinden bir parçasıyla son kez yolculuğa çıktığı yerlerdir. Dolayısıyla böyle yerlerde siyasete siyasi gösterilere malzeme olmasını ben hayatım boyunca kabul etmedim. Orada insanların acısına taziyesine ve son yolculuklarına saygı içerisinde gitmenin yolları olmalıdır. Gösteriler protestolar yeri cenaze ve mezarlık ortamları değil" diye konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126