CHP Grup Başkanvekili Altay: Yasama, yürütme, yargı saray vesayetindedir

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, saray vesayetine temsil olmamak için direnen bir muhalefet olduğunu belirterek "Hep şikayet ettikleri vesayet, şimdi saray üzerinden toplumun tüm kesimlere sirayet ettiriliyor. Yasama, yürütme, yargı saray vesayetindedir....

CHP Grup Başkanvekili Altay: Yasama, yürütme, yargı saray vesayetindedir

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, saray vesayetine temsil olmamak için direnen bir muhalefet olduğunu belirterek "Hep şikayet ettikleri vesayet, şimdi saray üzerinden toplumun tüm kesimlere sirayet ettiriliyor. Yasama, yürütme, yargı saray vesayetindedir....

26 Şubat 2015 Perşembe 12:54
CHP Grup Başkanvekili Altay: Yasama, yürütme, yargı saray vesayetindedir
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, saray vesayetine temsil olmamak için direnen bir muhalefet olduğunu belirterek "Hep şikayet ettikleri vesayet, şimdi saray üzerinden toplumun tüm kesimlere sirayet ettiriliyor. Yasama, yürütme, yargı saray vesayetindedir. Yürütme orgını da maalasef vesayet altına girdi." dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Mecliste basın toplantısı düzenledi. Afganistan'da büyükelçilik konvoyuna yapılan saldırıyı hatırlatan Altay, şehit olana Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi. Hükümetin daha dikkatli olmasını istedi. 4 pilotun şehit olduğu uçak kazasına da değinen Altay, "Dünyanın hiçbir ülkesinde kullanılan F-4 uçağı kalmadı. Burada büyük bir ihmal olduğunu değerlendiriyoruz. Cinayet mi kaza mı bu bir kuşkudur? Teknolojik ömrünü tamamlamış bu uçakların kızağa çekilmesini bekliyoruz." ifadelerini kullandı.

Şehit cenazeleri varken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlunun işyeri açılışına katılmasını nutuklar atmasının yakışmadığını belirten Altay, "Şık olmadı. Böyle bir acılı günde oğluna destek vermesini de kamuoyunun vicdanına bıraktım. TÜRGEV Allah rızası için çalışıyor ifadesini de garip buldum. Benim bildiğim onların tanıdığı bir tek Rıza var; o da Reza Zarrab." diye konuştu.

'MECLİS SARAYIN DİKTATÖRLÜĞÜ GEÇİŞİ İÇİN ZIRH İMALATHANESİ GİBİ ÇALIŞTIRILMAK İSTENİYOR'

İç Güvenlik Paketiyle ilgili de Altay, 17/25 Aralık sonrası Meclisin çamaşır makinası gibi çalıştığını hatırlattı. Şimdi de sarayın diktatörlüğe geçişi için zırh imalathanesi gibi çalıştırılmak istendiğini anlatan Altay, üç muhalefet partisinin direnişi sebebiyle bu yasanın geçişinin geciktirildiğini kaydetti.

"Kanunların çiğnenmeyeceği, ihmal edilmeyeceği bir tek yer vardır orası da Meclistir." diyen Altay, "Kanun koyulan yerde kanunun ırzına geçilmez. 21 Şubat’ta yaşanılanlar, hukuk devleti bakımından tam bir skandaldır. Meclis iç tüzüğünün ırzına geçilmiştir. 6 günden beri bir işlem yapılmamıştır. O günkü iş ve işlemlerin yeniden yapılması gerekiyor. O günden sonraki işlemlerde hep yanlış ve eksik yapılıyor. Dolayısıyla İç Güvenlik Paketi kanunsuz ve usulsüz başlamıştır. 10 günde 26 madde Meclis'ten geçirilebildi. 132 madde olduğu düşünüldüğünde Meclis'te epey kalacağı, tartışılacağı muhakkak. Meclis Başkanvekilleri iç tüzüğe göre hareket etmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur." şeklinde konuştu.

'TOPLUMUN TÜM KESİMLERİNDE SARAY VESAYETİ VAR'

"Saray vesayetine teslim olmamak için direnen bir muhalefet var." diyen Altay, şöyle devam etti: "Hep şikayet ettikleri vesayet, şimdi saray üzerinden toplumun tüm kesimlere sirayet ettiriliyor. Yasama, yürütme, yargı saray vesayetindedir. Yürütme organı da maalasef vesayet altına girdi. Bunu CHP olarak kabul etmemiz mümkün değildir. Bu vesayet boyunduruluğunu kıracağız. Meclis onurunu korumak öncelikli görevimizdir."

Başbakan Davutoğlu'nun Meclis Genel Kurulu'nda yaşananlara yönelik açıklamalarını da eleştiren Altay, bu açıklamaların iktidar milletvekillerine 'badikartlarına devam edin' mesajı olduğunu ifade etti. 'İktidar milletvekilleri darp uygulamadılar' açıklamasının da aşağılık bir yalan olduğunun altını çizen Altay, "HDP ve CHP'li vekillerin kafasını, gözünü herhalde cinler yaptı. Abi-kardeş, tahrik ve kışkırtıcılığa pek meraklılar." dedi. Altay, Erdoğan'ın Gezi olayları sırasında yaptığı açıklamaları hatırlattı.

'MERKEZ BANKASI BAŞKANINA KİME BAĞLISIN DEMEK CASUSLUK VE HAİNLİKLE İTHAM ETMEKTİR'

"Kes-kopyala-yapıştır mantığı burada da devam ediyor." diyen Altay, "77 milyon Allah'ın kulluğundan sarayın özelinde de Erdoğan'ın kulluğuna devşirmeye çalışılıyor. Vatandaşlarımızı uyarıyorum Allah'ın kulluğu yeterlidir. Kimse Erdoğan'ın değirmenine su taşımasın." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Merkez Bankası Başkanını hainlikle itham ettiğini belirten Altay, "Bu ülkede yürütme için söylenecek söz kalmamıştır. Merkez Bankası Başkanına 'kime bağlısın' demek, casusluk ve hainlikle itham etmektir. Hükümet, bu doğru ise gereğini yapmalı; değilse Cumhurbaşkanına bir ses vermelidir. Cumhurbaşkanı eski hastalıklarından kurtulmadı, yalanlarına devam ediyor." diye konuştu.

'AHMET DAVUTOĞLU GİZLİ İŞSİZDİR'

Erdoğan'ın kadınların etek boyuyla uğraşmaya, laf söylemeye başladığını anlatan Altay, "Cumhurbaşkanı etek boyuyla uğraşmasın, resmi işsizlik 10.7 ulaştı. Asli işlerle uğraşsın. Ülkede bir de gizli işsizlik vardır. Bu gizli işsizliğe en güzel örnek Ahmet Davutoğlu'dur. O da gizli işsizdir." ifadelerini kullandı.

Süleyman Şah Operasyonunu da eleştiren Altay, bunun doğru olmadığını belirterek "Türkiye'nin aciz bir devlet olduğunu hem bölgeye, hem dünyaya göstermiş oldu." dedi. Anket firmalarına baskı yapıldığını dile getiren Altay, bundan sonra yüzde 40 altı anketlerin yayınlanamayacağını, yayınlanırsa başına geleceğinin belli olduğunu söyledi.

Bir ülkede basın özgürlüğü yoksa demokrasiden bahsedilemeyeceğine dikkat çeken Altay, demokrasideki daralma, ekonomideki kırılmaya 7 Haziran'da bir çare bulunacağını vurguladı. Türkiye'nin bu kabusa son vereceğine inandığını belirten Altay, karanlık dönemin sandıklarda son bulacağını ifade etti. Hoş olmayan görüntülerin tek sebebinin ise Meclis Başkanvekillerinin iç tüzük ihlalleri olduğunu savundu.

'KÜRT SORUNU KANDİL-İMRALI-ERDOĞAN'A İPOTEK EDİLMİŞ, REHİN ALINMIŞTIR'

İç güvenlik paketiyle ilgili iktidarla yapılan görüşmelere yönelik bir soruya Altay, bugün yeni bir görüşme olmayacağını söyledi. Uzlaşmak için paketin komisyona geri çekilmesi, kamu vicdanını tatmin eder hale getirilmesi gerektiğini anlatan Altay, böyle olması halinde bir günde geçeceğini kaydetti. İktidarın ise görüşmelere ara verilmesi, her partiden bir kişinin olduğu bir görüşmenin yapılması ve sonra görüşmelere devam edilmesi teklifini sunduğunu dile getiren Altay, "Biz bu günaha ortak olmayız. Herkesin özel hayatı, saraydakinin iki dudağına teslim ediliyor. Biz bu günaha ortak olmayız." diye konuştu.

ÖSYM'nin Cizre'yi güvenlik gerekçesiyle sınav merkezi olmaktan çıkarmasına yönelik bir soruya da Altay, "Vahim bir durum, çok vahim bir durum. ÖSYM'nin güvenlik olmayan yerde sınav yapması mümkün değil. Küçük bir ilçe, büyük ilçe, ülkenin herhangi bir noktasında devletin sıfırlandığını görüyoruz. Süleyman Şah Türbesinde bayrağı sırtına nasıl alıp sınıra geldilerse; Cizre'de de devleti toparlayıp Cizre'den Ankara'ya devleti taşımıştır. Devlet Cizre'de varlığını, hakimiyetini ortaya koymalıdır." karşılığını verdi.

Başkanlık Divanının toplanması taleplerinin hatırlatılması üzerine Altay, "Divanın toplanması özellikle geciktiriliyor. Biz dilekçeyi Meclis'e verdik. Devlette devamlılık esastır. Bunlar ipe un seriyorlar ama muratlarına eremeyecekler." dedi. Çözüm sürecine ilişkin bir soruya Altay, "Bu sorunu yeni döneme bırakmak lazım. Kürt sorunu Kandil-İmralı ve Erdoğan'a ipotek edilmiş, rehin alınmıştır. CHP bu sorunun biran önce çözülmesinden yanadır. Bununla ilgili bir projektörü de vardır." şeklinde konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126