CHP'li Sarıbal: Barıştan yana değil, kaostan yana bir tavır gösterilmiştir

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nun dün CHP'nin çağrısı üzerine olağanüstü toplandığını hatırlatarak, "Meclis ilk günden başarısızlık öyküsü yaratmıştır. Barıştan, dostluktan,...

CHP'li Sarıbal: Barıştan yana değil, kaostan yana bir tavır gösterilmiştir

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nun dün CHP'nin çağrısı üzerine olağanüstü toplandığını hatırlatarak, "Meclis ilk günden başarısızlık öyküsü yaratmıştır. Barıştan, dostluktan,...

30 Temmuz 2015 Perşembe 13:01
CHP'li Sarıbal: Barıştan yana değil, kaostan yana bir tavır gösterilmiştir
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nun dün CHP'nin çağrısı üzerine olağanüstü toplandığını hatırlatarak, "Meclis ilk günden başarısızlık öyküsü yaratmıştır. Barıştan, dostluktan, kardeşlikten yana olunması gerekirken; sorunları artırıcı bir politika izlendi. Barıştan yana değil, kaostan yana bir tavır gösterilmiştir." dedi.

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Meclis'te basın toplantısı düzenledi. DOSAB'ta kurulması planlanan kömür santraliyle konuşan CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, termik santralinin hukuka aykırı olduğunu belirterek "ÇED Raporunun yürütmesinin durdurulması ve iptali için dava açacağız. Yaz, kış, gece, gündüz hiç durmadan havamızı kirletecek; pencerelerimizi bile açamayacağımız hale getirecek bu santralin kurulmasına izin vermeyeceğiz." diye konuştu.

Fosil yakıtların içerisinde en kirletici olan yakıt türünün kömür olduğu bilgisini veren Sarıbal, hangi yakma teknolojisi kullanılırsa kullanılsın, kömürün içinde var olan ve yaşam için tehlikeli maddelerin, yanma sonrası tümüyle bertaraf edilemediğinden soluduğumuz havaya, suya ve toprağa karıştığına dikkat çekti.

"Bursa’da elektrik üretimi, tüketiminden fazladır." diyen Sarıbal, "DOSAB verilerine göre tesiste günde bin 200 ton kömür yakılacak. Bir ailenin ortalama 1,2 ton kömür kullanarak kış ayını geçirdiği düşünülürse, tesisin 1.000 ailenin bir yılda yakacağı kömürü 1 günde yakacağı anlamına gelmektedir. Kömürün 60 kapalı kasa araç ile getirileceği iddia edilmektedir. Kireç ve kül taşıması ile birlikte günde 90 araçlık bir hareket olacaktır." diye konuştu.

Santralın suyu kirletecek olması sebebiyle bu suyla sulanacak tarım arazilerinin de yetişen gıda maddeleri kirlenecek; aynı zamanda toprakların veriminin de düşeceğini anlatan Sarıbal, termik santral yapmak için sanayi bölgesi içerisinde yeterli alan bulamayan DOSAB yönetiminin bölgenin doğusundaki tarım alanına gözünü diktiğini kaydetti.

Daha sonra Bursa'da yetişen armut ve şeftalileri gösteren Sarıbal, DOSAB termik santrali kurulması halinde bölgede bu ürünün yetiştirilme şansı bulunmayacağına dikkat çekti. Ortam sıcaklığı artacağını, asit yağmur benzerleri sebebiyle istenilen verim ve kalitenin alınamayacağını dile getiren Sarıbal, temiz hava olmaması halinde bunların da olmayacağına dikkat çekti. Suyun hak ve yaşam olduğunu belirten Sarıbal, suyun bu şekilde ticarileşip metalaştığını söyledi.

Haritalar üzerinden Bursa'da yapılacak santrali gösteren Sarıbal, bütün dünyada kesinleşmiş kömürlü termil santralin çevreye, insana, doğaya verdiği zararın bilançosunu gösteren bir tabloyu da basın mensuplarıyla paylaştı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının bir kez daha rantın yanında yer aldığını savunan Sarıbal, "Önümüzdeki süreçte halkımızla, sivil toplum örgütleriyle ve sivil toplum örgütleriyle ÇED Raporunun yürütmesinin durdurulması ve iptali için dava açacağız. Davayı bugün Bursa'da açıyoruz. Yaz, kış, gece, gündüz hiç durmadan havamızı kirletecek; pencerelerimizi bile açamayacağımız hale getirecek bu santralin kurulmasına izin vermeyeceğiz. DOSAB yetkililerine paranızı ve karınızı alın başınıza çalın. Bu kara sevdadan vazgeçin, kömür öldürün." dedi.

Öte yandan, Sarıbal TBMM Genel Kurulu'nun dün CHP'nin çağrısı üzerine olağanüstü toplandığını da anımsatarak, şunları kaydetti: "Meclis ilk günden başarısızlık öyküsü yaratmıştır. Barıştan, dostluktan, kardeşlikten yana olunması gerekirken; sorunları artırıcı bir politika izlendi. Barıştan yana değil, kaostan yana bir tavır gösterilmiştir. Sayın Bülent Arınç, her zaman yaptığı gibi, kafasındaki kadının yerini bir kez daha 'sus kadın' diyerek ortaya koymuştur. Kendisini şiddetle kınıyorum, bu hakareti kendisine iade ediyorum."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126