CHP, Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu toplantısını protesto etti

Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu'nun (KPK) 76. Toplantısı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) ev sahipliğinde 19-20 Mart 2015 tarihlerinde Meclis Tören Salonu'nda gerçekleşiyor. CHP grubu bu toplantıyı protesto etti. TBMM AB Uyum...

CHP, Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu toplantısını protesto etti

Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu'nun (KPK) 76. Toplantısı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) ev sahipliğinde 19-20 Mart 2015 tarihlerinde Meclis Tören Salonu'nda gerçekleşiyor. CHP grubu bu toplantıyı protesto etti. TBMM AB Uyum...

19 Mart 2015 Perşembe 15:04
CHP, Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu toplantısını protesto etti
Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu'nun (KPK) 76. Toplantısı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) ev sahipliğinde 19-20 Mart 2015 tarihlerinde Meclis Tören Salonu'nda gerçekleşiyor. CHP grubu bu toplantıyı protesto etti. TBMM AB Uyum ve Karma Parlamento Komisyonu'nun CHP'li üyeleri İstanbul Milletvekilleri Şafak Pavey ve Ayşe Danışoğlu ile İzmir Milletvekili Oğuz Oyan, Meclis'te ortak basın toplantısı düzenledi.

CHP İzmir Milletvekili Oğuz Oyan, Avrupa Parlamentosu'ndaki muhatapları ile Türkiye'deki genel seçimler öncesi son bir kez buluşamadıkları için üzüntülü olduklarını söyledi. "Toplantıyı boykot etmemizin misafirlerimizle bir ilişkisi bulunmamaktadır." diyen Oyan, gerekçe olarak ise AKP iktidarının otokratik yönelimlerinin artık iyice açığa çıkmış olması ve bunu perdelemek için her türlü iftiraya ve medya üzerinden CHP'yi de hedef alan kampanyalara yeltenmesini gösterdi.

CHP'yi hedef alan kampanyaları hatırlatan Oyan, "Bunun son örnekleri arasında, medyada CHP'ye kapatma davası açılacağı, Hazine yardımının kesileceğine dair söylentilerin yaygınlaştırılması, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında akıl almaz iftiralarla sistemli bir kampanyanın internet - iktidar medyası aracılığıyla götürülmesi, Komisyonumuz üyesi ve Sosyalist Enternasyonal Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Sayın Umut Oran hakkında inanılmaz bir iftiranın ortaya atılmış olması bulunmaktadır. Sayın Oran tarafından Twitter kayıtlarında hiçbir izinin olmadığı kanıtlanan uydurma yazışmalar konusunda bugüne kadar iddiayı destekleyen çevrelerden ve 'kızına suikast yapılacağı' yalanını tekzip etmeyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan veya halen başkanı gibi davrandığı AKP'den hiçbir düzeltme veya özür sözcüğü işitilmemiştir." diye konuştu.

Söz konusu saldırıların parlamenter, demokratik, hukuk devletine ve anayasal düzene yapılan saldırılar olduğunu anlatan Oyan, "Genel seçimlere 80 gün kala ana muhalefet partisine yapılan bu saldırılara yasama, yürütme ve yargının oluşturduğu demokratik kurumların sessiz kalması seçim güvenliği açısından da ayrıca kaygı vericidir." ifadelerini kullandı.

Demokrasi dışı eğilimlerin en önemli araçlarından birinin medya üzerinde kurulan ağır baskı rejimi olduğunu ve çok yaygın bir oto-sansürün medyayı giderek işlevini yapamaz duruma getirdiğini dile getiren Oyan, şöyle devam etti: "Bunların tam karşıtında iktidarın ajanı gibi çalışan ve çeteleşen bir iktidar medyasının oluşmuş bulunması ayrı bir sorun alanıdır. Bunun örneğini Umut Oran'a yöneltilen medya-iktidar saldırısında görebildiğimiz gibi Haziran 2013'teki uydurma Kabataş komplosuyla da görebiliyoruz. Türbanlı bir kadın ve çocuğuna kitlesel bir taciz yapıldığına dair tamamen uydurma bir iddia üzerinden halkı kin ve nefrete sevk eden bu iftira Başbakan ve Cumhurbaşkanı kimliğiyle Erdoğan tarafından da iktidar medyası tarafından da bıkmadan usanmadan kullanılmıştır."

Pavey ise Hükümetin AB ile sürdürdüğü görüşmelerinin amatör bir tiyatrodan ibaret olduğunu belirterek "Ne yazık ki hükümet bunu ikiyüzlülüğüyle beceriksiz bir amatör tiyatro oyununa çevirmiştir. Biz de AB Komisyonu'nun CHP üyeleri olarak artık bu ikiyüzlülüğün içinde olmamayı seçiyoruz. Bugünkü ikinci oturumu 'tecavüzcü, kürtaj yaptıran tecavüz kurbanından daha masumdur' demecinin arkasında duran TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün yönetecektir. Tek başına bu durum AB müzakerelerinin nasıl bir panayıra dönüştüğünü sanırım açıklıyor." dedi.

Genel Kurul'da dayatmalarla Türkiye'yi polis devletine çevirecek bir kanun geçirtildiğini anlatan Danışoğlu "Eleştiren herkesin bir şekilde yok edilmeye çalışıldığı bir dönemden geçiyoruz, diğer yandan da ifade özgürlüğü planları açıklanıyor eylem planının içinde. Bunların bir masaldan öte gerçekliği maalesef kalmadı yaşadığımız dönemde. Bu nedenle katılmıyoruz toplantılara." şeklinde konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126